
15 Temmuz gecesinin seyrini değiştiren kritik anlar, FETÖ’nün devleti ele geçirme planını bozdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın halkı meydanlara çağırması, Ömer Halisdemir’in darbeci general Semih Terzi’yi vurması ve yargının kararlı adımları kalkışmayı akamete uğrattı. TSK içindeki birçok komutan, emir-komuta zinciri dışında hareket eden darbecilere karşı durdu. O gece millet, ordu ve devlet iradesiyle darbecilere geçit verilmedi.
Türkiye’nin demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yer alan 15 Temmuz 2016 gecesi, sadece bir darbe girişiminin değil, aynı zamanda milletin iradesiyle yazılmış bir direnişin gecesiydi. FETÖ’nün yıllarca devletin kılcal damarlarına sızarak hazırladığı darbe planı, o gece halkın, askerî iradenin ve yargının kararlı duruşuyla bozuldu. Gecenin seyrini değiştiren kritik dakikalar, FETÖ’nün sinsi planlarının çöktüğü anlar olarak hafızalara kazındı.
Darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren devletin zirvesinden gelen açıklamalar, halkın sokağa inmesiyle sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı meydanlara davet etmesi, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın net ve kararlı mesajları, TSK içindeki emir komuta zincirinin kalkışmayı reddetmesi ve yargının süratle harekete geçmesi darbe girişimini akamete uğrattı.
Meydanlara gelin
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Bu hareket, silahlı kuvvetlerimizin içerisindeki bir azınlığın kalkışma hareketidir. Malum yapı olan paralel yapıya ait bir kalkışma hareketidir. Ülkemizin birliği beraberliği ve bütünlüğüne karşı yapılan bu harekete inanıyorum ki, milletçe vereceğimiz güzel bir cevapla bunlar gerekli olan cezayı alacaktır. Şu anda bu milletin imkânları ile ortaya konmuş olan tankı, topu, helikopteri kullanarak milletin üzerine gelmenin bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Bu konuda gerek Cumhurbaşkanı olarak, gerek Başbakanımız, hükümetimiz olarak bizler atılması gereken adımlar ne ise bu adımları atacağız. Buradan milletime çağrı yapıyorum. Milletimizi illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum. Milletçe meydanlarda toplanalım ve bunların, o azınlık grubun tanklarıyla toplarıyla gelsinler, halkın gücünün üzerinde bir güç ben tanımadım bugüne kadar. Bunlar emir komuta zincirini askıya almış ve çiğnemişlerdir. Bu bulanık havayı meydana getirenler bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Milletime çağrı yapıyorum. Meydanlara gelin ve bunlara gereken cevabı hep birlikte verelim. Tarih boyunca darbeciler başarılı olamamışlardır. Er ya da geç yok olmuşlardır. Bu da böyle bilinsin.”

“Türkiye bir cinnete şahit olmuştur”
Dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar: “Türkiye’nin muhtelif şehirlerinde emir komuta zinciri dışında bir hareketlilik başlamıştır. Genelkurmay karargâhında ve diğer görevlerdeki çok sayıda komutan darbe teşebbüsünde bulunan kişiler tarafından ele geçirilerek ilk anda bilinmeyen yerlere götürülmüşlerdir. Darbe teşebbüsü TSK emir ve komuta zinciri tarafından ilk andan itibaren reddedilmiştir. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, Bakanlarımız, TBMM üyelerimiz, TSK ile tam bir dayanışma içerisinde demokrasinin ve hukuk devletinin yanında yer alarak bu darbe girişimini önlemişlerdir. Türkiye maalesef kendi meclisini, kendi kurumlarını bombalayan, kendi vatandaşına kurşun sıkan bir grubun cinnetin şahit olmuştur. Türkiye darbeler ve cuntalar dönemini bir daha açılmamak üzere kapatmıştır.”

“Ömer, bunun sonunda şehadet var”
Darbe girişiminin seyrini değiştiren en sembol anlardan biri de Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın, koruma astsubayı Ömer Halisdemir’e verdiği talimattı. Ankara’daki Özel Kuvvetler Komutanlığı binasına girmek isteyen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’yi, Aksakallı’nın verdiği emirle vurarak etkisiz hâle getiren Halisdemir, bu cesur hareketiyle kalkışmanın komuta yapısına büyük darbe indirdi.
Tümgeneral Zekai Aksakallı:
“Ömer, Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür. Bunun sonunda şehâdet var. Hakkını helâl et.” Ömer Halisdemir, Terzi’yi vurarak şehit oldu ancak o kurşun, darbe zincirine saplanan en kritik halkalardan biri olarak tarihe geçti. İşte o cesaret ve kahramanlık Ankara’da her şeyi değiştirdi. Halisdemir, Terzi’yi öldürdükten sonra aldığı 30 kurşun ile şehit oldu.
YARGI HAREKETE GEÇTİ

“Ölüm de olsa gereken yapılacak”
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım: “Bir kalkışma üzerinde duruyoruz. Emir komuta zincir olmadan kanunsuz eylemi söz konusu. Kim olduğu, hangi amaçla hareket ettiklerini kısa sürede anlayacağız ve gereğini yapacağız. Milletimiz rahat olsun, asla ve asla yasa dışı, demokrasiyi kesintiye uğratacak faaliyetlere müsamaha göstermeyeceğiz. Bazı önemli binalara abluka gözlendi. Emniyet güçlerimiz harekete geçti. Misliyle karşılık verilecek. Bu girişeme izin verilemeyecek. Bunu yapanlar en ağır bedeli ödeyecekler. Demokrasiye ve milli iradeye kalkışma var. Demokrasiden asla taviz verilmeyecek. Hükümet iş başındadır. Milletimiz rahat olsun, müsamaha gösterilmeyecek. Ucunda ölüm dahi olsa gereken yapılacak.”






