Rüyada gibiyiz
00:00, 02/10/2013, Çarşamba
Yeni Şafak
Rüyada gibiyiz
Sırf başörtülü oldukları için 28 Şubat sürecinde görevden atılmış birçok kadın öğretmen, Demokratikleşme Paketi sayesinde hayatlarının belki de en mutlu günlerini yaşıyor. Darbe mağduru çok sayıda öğretmen, kamuda başörtüsü yasağını tarihe gömen düzenlemeleri, 'Bu bir demokratik sıçrama. Rüyada gibiyiz' sözleriyle yorumladı
28 Şubat 'post-modern' darbe sürecinde sırf başörtülü oldukları için işlerine son verilen kadın öğretmenler, Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan Demokratikleşme Paketi ile birlikte tarifsiz bir mutluluk yaşıyor. Kamuda başörtüsü yasağının tarihin çöp sepetine gönderilmesini değerlendiren mağdur öğretmenlerden Nurcan Berber, 'Okulda yıllar yılı bizi 'idare edecek' müdürler bulmaya, müfettişlerden kaçarak görevimizi yapmaya çalıştık. Demokratikleşme Paketi içerisinde başörtüsünün artık serbest olduğunu öğrendik. Rüyadayım, çok sevinçliyim. Hayallerimizde hep dolaştırıyorduk ama 'gerçekleşir mi' diye hep böyle bir soru işareti vardı. Gerçi bunu AK Parti hükümetinin bir gün yapacağını muhakkak biliyorduk. Artık o süreç de tamamlanmış oldu. Hükümetimize çok çok teşekkür ediyorum' dedi.
DEMOKRATİK SIÇRAMA
28 Şubat sürecinde öğretmenlikten atıldıktan sonra sicil affıyla mesleğine dönüp ardından da kurumlar arası geçişle Malatya Müftülüğü'nde din hizmetleri uzmanı olarak çalışmaya başlayan Fatma Geçici ise 'Bu gerçekten bir demokratik sıçrama. 11 yılda gerçekten bu kadar büyük bir yol katedeceğmizi düşünemiyorduk. Çünkü biz o dönemlerde kendi varlığımızdan bile korkuyorduk. Bir yerlerdeki varlığımızı bile gizliyorduk. Şu anda artık görünür olduk. Bu, o kadar güzel bir şey ki. Artık her yerde başörtümle bir devlet dairesinde çalışabileceğim. Milletvekili bile olabileceğim. Bu çok önemli bir şeydir. Bu bize milat gibi geliyor' ifadelerini kullandı.
Keşke her kurum için olsa
Başörtüsü mağdurları kamu kurumlarındaki yasağın kaldırılmasına sevinirken, bu serbestliğin Genelkurmay, Emniyet mensuplarıyla hakim ve savcıları da kapsayacak şekilde genişletilmesini istiyor. Bem-Bir-Sen Genel Başkan Danışmanı Sultan Kara, öğretmenken devlet memuriyetinden atılmış olduğunu hatırlatarak, 'Yönetmeliğin kaldırılmasıyla toplumda bayan çalışanlar arasında eşitlik sağlanacak. Ama gönül isterdi ki bu tamamını kapsasın. Çünkü TSK ve yargıda çalışanları kapsamıyor. Böyle bir ayrıma tabi tutulmasaydı daha iyi olurdu. Bugün yasağın kalkması kamuda çalışıp başını inancı gereği örtenler için kazanım olmuştur' diye konuştu. Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden emekli öğretim görevlisi Berrin Sönmez ise başörtü yasağının ortadan kaldırılıyor olmasının güzel bir gelişme olduğunu ancak bu duruma sevinemediğini söyledi. Hakim ve savcılara yasak getirilmesinin kendisini üzdüğünü dile getiren Sönmez, 'Bir dönem kadın hakim olmaz zihniyeti hakimdi, bununla mücadele edildi. Şimdi de 'başörtülü kadından hakim olmaz'a döndü. Başörtülü kadınlar, 90 yıl daha hakim ve savcı olmak için mücadele etmek zorunda kalmaz umarım. O kadar çok başörtülü olup hakim ve savcı olmak isteyen gencimiz var ki. Kamusal alan için çok önemli bir adım ama aynı yasakçı zihniyetin sürmesini kabul edemiyorum' diye konuştu.
Bir daha asla
28 Şubat baskısıyla ekmeklerinden edilen başörtülü kadınlardan El Sanatları Öğretmeni Selma Malkoç, 'Biz o dönemde yalnızdık. Başörtülü olmak suçmuş, bir terörmüş gibi algılanıyordu' dedi. Meslekten uzaklaştırma aldığında ailesine söyleyemediğini aktaran Malkoç, 'Her gün işe gidiyor gibi sabah evden çıkıp akşam dönüyordum. Eşim askerdeydi. Ailemin yanında kalıyordum. Sonra da görevimize son verildi. Kimse bizi anlamıyordu. O, 'bir metre bez' dedikleri şeyin aslında bizim için anlamı çok farklıydı. Onların o anlamsız gördükleri şey benim için çok kıymetliydi. Kendimizle başbaşaydık. Bir Rabbimiz vardı' diye konuştu. Başörtüsünün kamu kurumlarında serbest olmasından dolayı çok mutluğu olduğunu belirten Malkoç, 'Sadece kendim için ya da yaşadıklarım için değil. Bizden sonraki nesillerin böyle şeyler yaşamalarını istemiyorum' diye konuştu.
İşte, o mağdurlardan pakete yönelik sevinç mesajları:
ZALİMLERLE İMTİHAN ETME
*ÜMMİYE HATUN (Coğrafya Öğretmeni)
Bugünümüze şükürler olsun. Ümit ettiğimiz, dua ettiğimiz pek çok şeye bugün sahip olduk. Geriye dönük olarak şunu söylüyorum. Allah'ım bizi bir daha zalimlerle, zalim idarecilerle imtihan etme. Düzenlemeler muhteşem. Bir daha öyle bir şeyin sorun olmaması için gereken her türlü adımın atılmasını istiyorum. Ülkemizde kimse kimseye bu şekilde zulmedemesin. ANNEM GÖREMEDİ
*NEBAHAT ÜNVER (Felsefe Öğretmeni)
Göreve başladığımda artık 28 Şubat süreciydi. Gider gitmez uyarı cezaları vermeye başladılar. Kısa süre sonra da işimizden atıldık. Annem hep diyordu ki, 'bu Başbakan sizin meselenizi halledecek.' Fakat annem bugünleri göremedi. Bu özgürlüğü bir zamanlar hayal bile edemezdik. TÜRKİYE'YE YAKIŞAN BİR KARAR
*HANDAN KIRILMAZKAYA (Tarih Öğretmeni)
28 Şubat sürecinde okula gelen müfettişler benden övgüyle bahsetti. 'Okula yeni kütüphane açmışsınız. Öğrenciler, öğretmen arkadaşlar sizden çok çok memnunlar' dediler. 'Peki sorun ne o zaman' dedim. 'Sadece şu başınızdaki örtü her şeyi bitiriyor' dedi. Görevime son verildi, ağlaya ağlaya eve geldim. Demokratikleşme Paketi, rüya gibi... Türkiye için çok güzel bir karar. Çok mutlu oldum. Türkiye'ye yakışacak bir karar.EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜRLER
*GÜLDEREN GÜLTEKİN (Din Kültürü Öğretmeni-Eski milletvekili adayı)
Öğretmenliğimin ilk dönemi 28 Şubat'a denk geldi. Okulda biri 'Sizin bu okulda işiniz yok' diyerek başörtümden çekip beni yere düşürmüştü. Şimdi okula başörtümle rahat bir şekilde gireceğim için çok mutluyum. Bu pakette emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Başkalarının özgürlük alanlarına müdahale etmedikleri sürece bırakalım herkes istediği gibi yaşasın. Kimseye ötekileştirme yapılmasın. Çok tarihi bir günü yaşadık. Çok duygulandım. Bu ülkede 'başörtüsü sorunu' değil, 'başörtüsü yasağı sorunu' vardı.Başlıklar :