
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her krizin ulusal güvenliğin başkasına bırakılmayacak kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattığını söyledi. Erdoğan, “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir” dedi. Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda “Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”nde yaptığı konuşmada, savunma sanayi ve gemicilik sektörünün temsilcilerini ve misafirleri selamladı.
İKİ KARDEŞ GEMİ HAYIRLI OLSUN
Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile Romanya heyetini Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu, dünyanın göz bebeği olarak nitelendirdiği İstanbul’da denizcilik, mühendislik ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizle, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. CAm. Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri’ne teslim ederken Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.
ZOR OYUNU BOZAR DÖNEMİ
UÇAK GEMİSİ ÜRETEBİLEN 7. ÜLKEYİZ
HEPSİNİ TÜRK MÜHENDİSLERİ YAPIYOR
AYNI ANDA 50 SAVAŞ GEMİSİ YAPIYORUZ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin halihazırda 15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ettiğini söyledi. “Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz” diyen Erdoğan, yürüttükleri projelerin toplam bedelinin 25 milyar avro seviyesine ulaştığını bildirdi.

Savaş gemisi ihracatında bir ilk
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, teslim ettikleri ve envantere kattıkları gemilerde kullanılan elektronik sistemlerin tamamen yerli ve milli şirketlere ait olduğunu belirtti. Erdoğan, "Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekât hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır” dedi.
Hak yemeyiz hakkımızı yedirmeyiz
- Türkiye’nin gayesinin, bölgede barışı güçlendirmek olduğunu vurgulayan Erdoğan şöyle devam etti: “Biz, kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerine zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net, biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz.”
Belediyeleri çiftliğe çevirdiler
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı’nın (TÜRGEV) 30. kuruluş yıl dönümü ve “Yetişen Değerler Ödül Töreni” programında konuştu. Erdoğan, “Liyakat ve ehliyeti ağızlarından düşürmeyenlerin belediyeleri nasıl akraba çiftliğine çevirdiğine hep beraber tanıklık ettik” dedi. .
TÜRGEV’İN MİSYONUNDAN RAHATSIZLAR
- TÜRGEV’in geçmişte çeşitli saldırılara maruz kaldığını ifade eden Erdoğan, FETÖ, 28 Şubat zihniyeti ve bazı siyasi yapıların vakfı hedef aldığını söyledi. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Bunların rahatsızlığı TÜRGEV değildir; vakfın temsilcisi olduğu misyondur. Bunların asıl rahatsızlığı TEKNOFEST gençliğinin ayak sesleridir. Türk gençliğini ifsat eden marjinal yapılara destek verirken yerli ve milli kuruluşların kapısına dikilmelerinin gerisinde sadece ideolojileri değil aynı zamanda millete ve milletin değerlerine karşı duydukları işte bu öfke vardır. Son 1,5 yılda ortaya saçılanlar, bunların gençleri nasıl gördüklerini, gençlere hangi çarpık gözle baktıklarını hepimize göstermiştir.”











