Sokakları tahrik etmeyin
01:00, 14/03/2014, Cuma
Yeni Şafak
Sokakları tahrik etmeyin
Başbakan Erdoğan, Gezi olayları ve 17 Aralık darbe girişiminde başarılı olamayanların, sokakları terörize ederek istedikleri sonucu almaya çalıştığını söyledi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin, Mersin'de, Tevfik Sırrı Gür Stadı yanında düzenlenen mitingde, on binlere seslendi. Sokakları karıştırmak isteyenlerin yeni oyunlar peşinde olduğunu belirten Erdoğan, özetle şunları söyledi:
Biz miting programlarımızda değişiklik yapınca, birileri çıkmış 'Başbakan Mersin'e gelmekten vazgeçti' diye dedikodular yaymışlar. Ben Mersin'e 12 kez geldim, bu benim 13'üncü ziyaretim. Bizde tatil falan yok. Senede bir hafta yapabiliyorsan öp başına koy. Biz hizmeti takip ediyoruz.
MERSİN'E FRANSIZ KALMIŞ
Bunların Mersin'le ne kadar ilgili olduğunu söyleyeyim. CHP'nin Genel Başkanı ABD'ye gitmiş açıklama yapıyor. 7 büyükşehir belediyesini AK Parti'den alacağız diyor. Ancak AK Parti'den alacağı 7 büyükşehir arasında Mersin'i de sayıyor. Hatta Tarsus'ta Mersin Güneydoğu'nun incisi haline geliyor diyor. Mersin'e Fransız kalmış.
İFTİRA, YALAN BUNLARDA
Pensilvanya'nın ablaları, ağabeyleri varmış. Edepsizce, terbiyesizce Başbakan için olmadık yalanları uyduruyorlar. Zafer (Çağlayan) kardeşim için uydurdukları gibi, diğer kardeşlerim için uydurdukları gibi bizim için de aynı şeyleri uyduruyorlar. Güya bizler milyarları götürmüşüz. Öyle diyor ya Kılıçdaroğlu. İsviçre'de benim 13 tane hesabım varmış. Bir insan dürüst olacak. Aynen Pensilvanya'daki gibi. Bunlarda takiyye, yalan, iftira, fitne, fesat var. Aynı karakter, aynı.
BEDDUALARI TUTMAZ
Bu Kılıçdaroğlu akşam bir yalan, sabah bir yalan söylüyor. Pensilvanya'daki zat 5 ay önce başka, 5 ay sonra başka. Bunun da böyle bir özelliği var. İşte beddua diye bir olay çıktı ya. Şimdi evlerde, yurtlarda gece seansları yapıyorlar. Beddua seansları. Tutmaz, hiç merak etmeyin. Allah'ın izniyle, sizin hayır dualarınız bunların dualarını bumerang gibi kendilerine döndürecek, hiç endişeniz olmasın.
EY BAHÇELİ DÜRÜST OL
Ey Bahçeli, sana da sesleniyorum. Sokakları tahrik etmekten vazgeç ve kalkıp Tayyip Erdoğan'a 'Gençleri tahrik etme' gibi bir iftira atma. Dürüst ol. Eğer böyle bir iftira varsa bunun başında siz varsınız. AK Parti gençliğinin elinde molotof yok, taş yok, sopa yok, tablet bilgisayar, kalem, kitap var, farkımız bu. 30 Mart'ta sandıktan AK Parti'nin çıkacağını gören muhalefet, medya, bazı iş adamları, huzuru bozmak için sandığı gölgelemek için çok çirkin girişimler başlattılar.
ÇİRKİN BİR GİRİŞİM
Önce Gezi, dediler, başarılı olamadılar. Ardından 17 Aralık darbe girişimini başlattılar, başarılı olamadılar. Şimdi de sokakları tahrik ederek, terörize ederek sonuç almaya çalışıyorlar. Medya, günlerdir sokakları ateşe vermek için sorumsuzca yayın yapıyor. İşadamları sokakları karıştırmak için ahlaksızca tahrikler yapıyor. Siyasetçiler çıkıyor, seçime sadece 17 gün kala sokakları karıştırmaya çalışıyor. Filistinli bir tek çocuk için gözyaşı dökmeyen, Mavi Marmara şehitlerine terörist gözüyle bakan, Mısır için Suriye için yüreği yanmayan Pensilvanya'daki zat, taa oradan sokakları karıştırma çağrısı yapıyor.
Rabia işaretini öğrendi
'Kılıçdaroğlu'nun da Bayrak şiirini okumaya başladığını ve Rabia işaretini öğrendiğini' söyleyen Erdoğan, 'Rabia'yı öğrendi ama içini ayrı dolduruyor, farklı mesele. Bunu dahi öğrenmesi çok önemli. Şu işaret çok farklı işaret. Tek millet, tek bayrak, arkadan ne geliyor, tek vatan geliyor. 780 bin kilometre kareyle tek vatan, yani Batı'da ne varsa Doğu'da da o olacak, Kuzey'de ne varsa Güney'de de o olacak, Orta Anadolu'da o olacak, Marmara'da o olacak, Akdeniz'de o olacak, her yerde o olacak. Türkiye'yi 780 bin kilometrekare olarak ayağa kaldıracağız. Eğitimiyle, sağlığıyla, emniyetiyle, ulaşımıyla, enerjisiyle, tarımıyla, hayvancılığıyla, her şeyiyle işte bunun yolculuğunu yapıyoruz' dedi.
Burak'ı DHKP-C öldürdü
Başbakan Erdoğan, Aksaray'daki mitingte de önceki gün olaylar sırasında öldürülen Burak Karamanoğlu'nun ölümüyle ilgili DHKP-C'nin olayı üstlendiğini belirtti. Erdoğan, 'İstanbul'da dün gördünüz, itfaiye araçlarına saldırıyorlar. İtfaiyeciyi yere yatırdılar, tekme, tokat dövdüler. Cam, çerçeve indirdiler. Bunların insanlıktan nasibi yok. Akşam, bu ülkenin genç, günahsız, garip, askerden yeni gelmiş gencimizi maalesef öldürdüler. Dün bu kadar yazı yazan bu kadar televizyonlarda söyleşiler, bu kadar üzüntüler, acaba Giresun'nun Alucra'sından o Burak yavrumuz için ne söyleyecekler. Hiç bir şey duydunuz mu? Bunlar, dükkanlara saldırdılar. O Burak yavrumuzun ne günahı var. Elinde silah mı vardı. Ne var dı? DHKP-C bakın olayı üstlendi. Değerli kardeşlerim bütün bunlara karşı her zaman için dimdik duruyoruz ve dimdik durmaya devam edeceğiz' diye konuştu.
Başlıklar :
