
AK Parti’nin “Türkiye Yüzyılı”nın ilk kongresi olan 8. Olağan Büyük Kongresi’nde MKYK’nın yarısı değişti. Yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşekkür konuşmasında “Yola çıktığımız andaki heyecanla, yola çıktığımız günkü coşkuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için canla, başla koşturacağız” dedi.
AK Parti 8. Olağan Kongresi, dün Ankara Spor Salonu’nda düzenlendi. Kongrenin başında 1 saat 10 dakika süren bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, güncel gelişmelere değinirken yeni dönemi ilişkin de ipuçları verdi.

HİZMET EDEN İZZET BULUR
SORUNLARIN ÇÖZÜM ADRESİYİZ
BİZE DURMAK, DURAKSAMAK YOK
23,5 yıldır ne Türkiye’ye ne de milletimize asla hayal kırıklığı yaşatmadık, bundan sonra da yaşatmayacağız. 23,5 yıldır milletimizin bize yüklediği emaneti yere düşürmedik, Allah’ın izniyle bundan sonra da düşürmeyeceğiz. Bize durmak yok, bize duraksamak yok, bize vazgeçmek yok. Bu kutlu yolculukta rehavete asla yer yoktur. Millete hizmet sevdamızı, ülkeye hizmet aşkımızı eksiltmeden, azimle, sabırla, kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Yola çıktığımız andaki heyecanla, yola çıktığımız günkü coşkuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için canla, başla koşturacağız. Hazreti Mevlana’dan ilhamla bulanmadan, donmadan akmaya devam edeceğiz.
Terör duvarını yıkıp atacağız
- “Terörle siyaset, terörle demokrasi aynı anda bir arada bulunamaz” vurgusu yapan Erdoğan şöyle konuştu: “Bunun için ‘Ya terör ya demokrasi’ diyoruz, ‘Ya silah ya sivil siyaset’ diyoruz. Şunun bir defa altını kalın çizgilerle tekrar çizmek mecburiyetindeyim; Türk’e de Kürt’e de Sünni’ye de Alevi’ye de hiçbir faydası olmayan dış kaynaklı fitne ürünü bir literatür yığınıyla boğuşmaya vaktimiz yok. Terörün, şiddetin, silahın karanlık gölgesinin ülkemizin ve bölgemizin üzerinden tamamen çekileceği günler inşallah çok yakındır. Türkler, Kürtler, Araplar olarak hep beraber kenetlenecek, tam 40 yıldır evlatlarımızın kanı üzerinde yükselen terör duvarını yıkıp atacağız. Terör sorunu ortadan kalktıktan sonra demokrasiden kalkınmaya, kardeşlikten bölgesel entegrasyona yeni bir dönemin kapıları Allah’ın izniyle açılacaktır. Önümüzdeki fırsatları değerlendirerek, en iyisini ümit edip en kötüsüne hazır olarak, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizi gerçekleştireceğiz. Ne yaparlarsa yapsınlar bunun önüne geçemeyecekler. Türkiye’yi, girdiği aydınlık yoldan geri çeviremeyecekler.”

Türkiye’yi ötekisizleştirdik
Milletin kendilerine yüklediği emaneti bugüne kadar yere düşürmediklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Millete, milletin emanetine, milletin egemenliğine dönük, demokrasiye, hukuka dönük her türlü saldırıya göğsümüzü daima siper ettik. Hangi kökene, meşrebe, mezhebe, siyasi görüşe mensup olursa olsun, 85 milyonun devletin nazarında eşitlendiği, eşit görüldüğü, haklarının ve yükümlülüklerinin eşit olduğu bir sistemi ülkemizde inşa ettik. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki Türkiye’yi ‘ötekisiz’ hale getiren tek parti AK Parti’dir. Muhafazakarından Alevi’sine, Kürt’ünden Roman’ına, dünün Türkiye’sinde ne kadar ötelenen ve ötekileştirilen kesim varsa bugün hepsi de büyük ve güçlü Türkiye’nin ayrılmaz bir parçasıdır.”
Kayıt dışı siyaset dönemi kapandı

Reform zamanı başlıyor
İsimler fani dava baki
Bizim içinde yaşamaktan şeref duyacağımız tek devlet Türkiyemizdir. Bizim okuyacağımız tek marş İstiklal Marşı’dır. Bizim dünyanın her bir köşesine taşımak için koşturacağımız tek ülkümüz adalettir, hakkaniyettir, insanlıktır. AK Parti kurulduğu günden bu yana 24 yıldır, kendini sürekli yenilemeyi, değiştirmeyi, geliştirmeyi, yükseltmeyi başaran bir siyasi teşekküldür. Gençler bu öyle bir sevdadır ki, burada isimler fanidir, baki olan tek şey davadır. Üye sayısıyla, dünyanın en büyük partileri sıralamasında ilk 5’te yer alan bir siyasi kuruluşuz. Bundan 4 ay önce, iktidardaki 22 yılımızı şanla, şerefle, dünya siyaset literatürüne geçen muazzam bir başarıyla tamamladık. Bu eşsiz başarıya, öyle çilingir sofralarında kadeh tokuşturarak, kaynağı belirsiz balya balya paralardan kuleler yaparak ulaşmadık. Bu tarihi başarıyı aziz milletimizin umutlarını, beklentilerini, hayallerini siyasete taşıyarak yakaladık. Önce davamızın gücünü ülkemizin gücü haline getirdik, sonra ülkemizin gücüyle bölgesinde ve dünyada lider bir Türkiye inşa ettik. Yola çıkarken kimse bize gül bahçesi vadetmemişti. Biz o gül bahçesini kendi ellerimizle adım adım kendimiz kurduk. Gençlerimizin özellikle şuraya dikkat etmesini istiyorum. Gençler, bakın, biz sadece seçimleri kazanarak değil, asıl gönülleri kazanarak 22 yıldır iktidardayız. Bu gerçeği hiçbir zaman unutmadık ve unutmayacağız.
Pazarlık masalarında kurulmadık
Toksik demokrasinin panzehiriyiz
Bu ülkede sivil siyasetin yıllarca vesayetin gölgesi altında olduğunu anımsatan Erdoğan, Erdoğan, şöyle devam etti:
Muhalefetin seçim kazanmak için terör örgütleriyle, antidemokratik güç merkezleriyle iş birliği yapacak kadar gözünü karartması, ülkemizi ‘toksik demokrasi’ sorunuyla karşı karşıya getirmiştir. Sözde ittifak ve uzlaşı süreçleri, şeffaf olarak değil, kapalı kapılar ardında kurulan pazarlık masalarında yürütüldü. Gelinen noktada sunu çok net biçimde görebiliyoruz. Demokrasiyi, üzerine terör ve hırsızlık gölgesi düşürerek zehirleyen, iftirayı ve çarpıtmayı siyasal iletişimin merkezine yerleştiren, hakikatle ilişkisi her geçen gün daha da kopan bir muhalefet sorunumuz vardır. Ülkemizin ve milletimizin her meselesinin çözüm adresi gibi, bu toksik demokrasinin panzehiri de AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, toksik demokrasinin önündeki en büyük engeldir.











