Gündem Yeniden doğuşumuzun, dirilişimizin yolunu açınız

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı Sezai Karakoç'tan partilere üslup çağrısı

Yeniden doğuşumuzun, dirilişimizin yolunu açınız

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı Sezai Karakoç, partilere siyasi hayatı drama çevirmeleleri için çağrıda bulunarak, "Siyaset adamlarımız, yeniden arka arkaya sürekli olarak gelmekte olan yeni nesillere örnek olacaklarını unutmuş bir şekilde, en ağır tarzda birbirini suçluyorlar, birbirilerine saldırıyorlar. Kısacası kötü örnek oluyorlar. Bu durumda gençler siyasetin mutlaka bu üslupla yapılacağını sanabilirler" dedi. Karakoç, "Efendiler! kendinize geliniz ve gençlere kötü örnek olmayınız. Yeniden doğuşumuzun, dirilişimizin yolunu açınız" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Sezai Karakoç
Sezai Karakoç

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı Sezai Karakoç, partilere siyasi hayatı drama çevirmemeleri için çağrıda bulundu.

"Ülkemizde, partiler, siyasi ortamın normal akışı içinde, tabii bir şekilde doğmamışlardır. Olağanüstü şartlarda vücut bulmuşlardır. Bu sebeple, normal bir siyasi hayatın olağan organları ve kurumları olarak fonksiyonlarını icra etmiyorlar. Birbirleriyle sürekli kavga halindedirler" diyen Karakoç, "Siyaset adamlarımız, yeniden arka arkaya sürekli olarak gelmekte olan yeni nesillere örnek olacaklarını unutmuş bir şekilde, en ağır tarzda birbirini suçluyorlar, birbirilerine saldırıyorlar. Kısacası kötü örnek oluyorlar. Bu durumda gençler siyasetin mutlaka bu üslupla yapılacağını sanabilirler" ifadelerini kullandı.

Karakoç, "Partiler arasındaki bu sürekli gerginlik, yüksek tansiyon, siyasî hayatımızı zehirlemekte ve sonunda dönem dönem büyük çöküntülere sebep olmaktadır" şeklinde konuştu.

  • "CHP, kendini devletin kurucusu ve kurtuluş savaşının yapıcısı olarak görmekten hiçbir zaman kurtaramamış, hep rejimin sahibi, koruyucusu vazifesinde ve mecburiyetinde farzetmiştir" diyen Karakoç şunları söyledi:
  • "Oysa, gerçek bunun tam tersidir. Devleti kuran CHP değil, CHP'yi kuran devlettir. İki dünya savaşı arasında doğan yeni rejimler tek partili bir düzen kurmuşlardır. Rusya'da komünist parti, İtalya'da faşist parti ve Almanya'da nazi partisi gibi. Türkiye'de de devlet bu hava içerisinde bir parti kurmuştur. Parti, devletin kurumlarından biridir. Bir misal vermek gerekirse: Bir ilçede Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Halk Evi ve CHP'nin başkanı aynı kişidir ve bundan dolayı maaş almaktadır. Partinin kirasını da devlet ödemektedir."

Karakoç sözlerini şöyle sürdürdü:

"1945'te, II. dünya savaşı bittiğinde, biz de, çok partili düzene geçtiğimizde, CHP'nin tarihe karışması ve yepyeni, birbirine eşit durumda partiler kurulması gerekirken, CHP içinden ve yine onun kontrolünde olması istenen bir parti doğurulmuş , böylece dışarıya, Demokrasi Cephesine kendisine katıldığımız mesajı verilmek istenmiştir. Bu sebeple Demokrat Parti'nin bir "muvazaa" partisi olarak kurulduğu bilinmeyen bir gerçek değildir. Fakat, halk, oyunu bozmuş, Demokrat Parti'yi CHP'nin boyunduruğu altında bir parti olarak değil karşıtı bir parti olarak varolma durumuna getirmek istemiştir. Dışa karşı, o günkü şartlar içinde, "demokrasi oyunu" oynamamıza milletimiz razı olmamış, gerek II. Dünya Savaşı ve gerekse daha öncesinden gelen tarihî, sosyal ve ekonomik sebeplerle kendini CHP olarak ifade eden yönetimi iktidardan uzaklaştırmıştır.

REKLAM

1950'den sonra, iddia ettikleri gibi gerçekten demokrasiye geçilmişse, CHP'nin büyük bir kurultay yapıp köklü bir özeleştiri ile yepyeni ve karşısındaki partileri eşit gören ve halka gelecek için projeler sunup oy isteyen bir parti haline gelmesi lâzımdı. Oysa bu özeleştiri, kendini yenileme ve yeniden doğma bugüne kadar CHP'nin hayatında mümkün olmamıştır.

Arada Ortanın Solu, Ecevit vb. değişim görüntüleri yine partinin kendini yenilemesinden değil, ara rejimlerin zorlamalarından ibaret suni ve başarısızlıkla biten talihsiz çıkışlardır.

Buna karşılık, CHP'den doğan Demokrat Parti de, sağduyulu ve sakin bir parti gibi hareket edememiş, CHP gibi, o da kendi dışında partiler oluşmasına meydan vermemiş ve siyasi hayatımız ogün bugündür bitmez tükenmez bir kavganın içerisine yuvarlanmış ve kavga bugüne kadar sürmüş, bu sebeple, bu ülke ne yazık ki, darbeler ve huzursuzluklar yaşamıştır. CHP-DP kötü modeli, daha sonraki on yıllar içinde CHP-AP, CHP-ANAP, CHP-RP, CHP-DYP ve nihayet CHP-AK Parti olarak bugüne gelmiştir. Öte yandan ne yazık ki bu on yıllar, 27 Mayıs, 12 Mart, 70'lı yılların anarşi ve terör devri, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi darbeler ve daha sonraki hareketler ve huzursuzlukları ülkemize, dirilememe ve tarihteki büyük gücümüze erememe pahasına yaşatmıştır.

Şu anda seçim dolayısıyla yapılan siyasi polemikler, seçim sonrasına da olumsuz etkiler yapacak nitelikte görünmektedir.

REKLAM

Siyaset biliminde, anglosakson sistemini iki partili sistem, kara avrupa sistemini ise çok partili sistem olarak adlandırmışlardır. Bizse, bu iki sistemden birini bilinçli bir şekilde seçmek yolunu izlememiş, kendi özgün sistemimizi oluşturamamış, sonunda ikili kavganın adeta geleneksel ve yapısal hale gelmesi yüzünden iki partili bir sistem görüntüsüne mahkûm durumuna düşmüşüzdür.

  • İngiltere ve Amerika'daki iki partili sistem tarihlerinin sonucudur ve yüzyıllardır böyledir. Bizde durum böyle değildir ve yetmiş yıllık bir kavga düzeninin sonucu gibi görünmektedir. İktidarıyla muhalefetiyle partilerin kendilerine bir çeki düzen verip halkımıza gelecek için gerçek umut kaynağı olacak çok partili bir düzene geçmemiz için gereken bütün adımları atmaları, bu büyük milletin kaderinin onların önüne getirdiği büyük ve kaçınılmaz bir alınyazısı görevidir.
  • Bunu yapabilmek için partiler ve hepimiz, kendimizi hesaba çekerek, kendi öz medeniyetimizden ne kadar uzaklaşmışız ve ne şekilde ona dönebiliriz gibi derin tarihî-sosyolojik tahliller yapmak zorundayız. Bilincimizi ve biliçaltımızı yoklamalı ve yenilemeliyiz. Yani âdeta yeniden doğmalıyız.
  • Demek ki, siyaset adamlarımıza böyle kapsamlı bir çağrı yapmak zorundayız ve demeliyiz: Efendiler! kendinize geliniz ve gençlere kötü örnek olmayınız. Yeniden doğuşumuzun, dirilişimizin yolunu açınız.
  • Bu çağrımız anlaşılırsa hepimize ne mutlu, anlaşılmazsa hepimize mutsuzluk."
Şiddeti durdur insanı kurtar

Şiddeti durdur insanı kurtar

2019 yılının ilk 7 ayında 285 kadın cinayete kurban gitti...
Gurur günü

Gurur günü

​​Malazgirt Zaferi'nin 948'nci yıl dönümü bugün Ahlat'ta kutlanacak.
6.40tan döndü

6.40'tan döndü

Ticaret savaşında yuan ve yende yarım saatte yaşanan hareketlilik piyasaları vurdu.
Şizofreni hastası ailesini katletti

Şizofreni hastası ailesini katletti

Ümraniye'deki dehşet evinden 3 ölü 1 yaralı çıktı.
Kuvvetli geliyor

Kuvvetli geliyor

​Meteoroloji'den bölge bölge sağanak uyarısı.
Namussuz
sensin!

Namussuz sensin!

Namus için öldürdüm diyen katil Bekir Erkol'un eşini aldattığı ortaya çıktı.

İhale yok mal
yok fatura yok

İhale yok mal yok fatura yok

CHP'li başkan kendisinden önceki başkanın kirli çamaşırlarını deşifre etti.
Ermenilerin<br>hayali suya düştü

Ermenilerin
hayali suya düştü

​Kaliforniya Temyiz Mahkemesi'nin verdiği karar emsal teşkil edebilir.
İslam ve dünya<br>tarihini şekillendirdi

İslam ve dünya
tarihini şekillendirdi

TBMM Başkanı Şentop, Malazgirt Zaferi'ne ilişkin mesaj yayımladı.
Galatasaray son <br>dakikada yıkıldı

Galatasaray son
dakikada yıkıldı

Sarı-kırmızılılar sahasında puan kaybetti.
Akyazı'da <br>3 puanlı açılış

Akyazı'da
3 puanlı açılış

​Trabzonspor sahasında Yeni Malatya'yı 2-1 yendi.
6 terörist daha öldürüldü

6 terörist daha öldürüldü

​Pençe-3'te öldürülen terörist sayısı 15 oldu.
Vahşettir, alçaklıktır!

Vahşettir, alçaklıktır!

Cumhurbaşkanı, Emine Bulut cinayetine ilişkin konuştu.
Hacire Akar ile görüştü

Hacire Akar ile görüştü

Erdoğan, oğlu HDP'lilerce dağa kaçırılan anne Akar'la görüştü.
Kuzey Irak'tan<br>acı haber

Kuzey Irak'tan
acı haber

3 askerimiz şehit oldu, 7 askerimiz yaralandı.
 'Bomba atar' kuşandı

'Bomba atar' kuşandı

​İlk milli silahlı drone sistemi sipariş sürecine başladı.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.