1 Mayıs: Çalınmış bayram, işgal edilmiş meydanlar

Nihat Karademir
00:00, 03/05/2014, Cumartesi
Yeni Şafak
1 Mayıs: Çalınmış bayram, işgal edilmiş meydanlar
Gündem

1 Mayıs''ta işçiler nerededir? Meydanda olmadıkları kesin. Şayet sermayedar o gün onlara izin yapma hakkı vermişse ya evde çocuklar ile eğlenmekte veya pikniktedirler. Ama çoğu bayram günü de işe gitmek zorundadır ve İstanbul gibi yerlerde 1 Mayıs onlar için bir bayram günü değil, daha çok eziyet gördükleri zorlu bir çalışma günüdür.

1 Mayıs Batı''daki işçi sınıfının ağır bedeller ödedikten sonra elde ettiği tarihi bir kazanımdı ve inkâr edilemeyecek düzeyde sosyalist bir içeriğe sahipti. Nitekim 1 Mayıs gününün İşçi Bayramı/Günü olarak evrensel bir kabul görmesinden itibaren dünyanın her köşesinden emekçiler onlarca yıldır adeta Marx''ın ''dünyanın bütün işçileri birleşiniz'' talimatını en azından yılda bir defa gerçekleştirmek için meydanlarda toplanmaktadırlar. Ancak tüm bu gelişmeler olurken kapitalizm de boş durmamış ve yine Marx''ın tespitiyle insanlık tarihinin zekâyı ve devleti kendi sınıfsal çıkarları için en etkin ve en verimli şekilde kullanan sınıfı olan burjuvazi kısa bir süre içinde 1 Mayıs''ın da içeriğini tahrif ederek bu bayramı metalaştırmıştır. Tıpkı Roma''nın maddeciliğine meydan okuyan İsa''nın dininin uzun bir baskı ve devlet terörü döneminden sonra Roma''nın yeni devlet ideolojisi olarak yeniden üretilmesi sürecinde olduğu gibi Batı her seferinde düşmanının silahlarını ve sembollerini kendi hizmetine almak konusundaki ustalığını bir kez daha göstermiştir.

Ancak 1 Mayıs''ın trajedisi sadece bununla sınırlı kalmadı ve proletaryanın yılda bir kerecik tecrübe ettiği egemenlik günü bu tür semboller üzerinden batılılaşmaya çalışan Batı-dışı toplumlarda daha trajik bir akıbete uğradı. Batı''dan alındıktan sonra hoyratça tüketilen, içleri boşaltılan ve Batı yenisini icat eder etmez hemen terkedilen birçok başka kavramın başına gelen 1 Mayıs''ın da başına geldi ve İşçi bayramı bu ülkelerde yaşanan ve çoğu zaman emek-sermaye çelişkisini yansıtmayan başka hesaplaşmaların aracı oldu.

1 MAYIS''IN ANLAMI

İş bulmanın ve işçi olarak kalabilmenin bile uzun süre bir ayrıcalık olduğu bu ülkede ise işçilerin kendi bayramlarına sahip çıkmak için gerekli olan örgütsel güçten ve sınıfsal bilinçten mahrum olmaları bu süreci daha da hızlandırdı. İşçi sınıfının içinde bulunduğu bu koşulların farkında olan devlet ise 1 Mayıs kutlamalarına uzun süre adeta illegal ama hoş görülebilen eylemler muamelesi yaptı ve ironik bir şekilde 1 Mayıs ancak güçlü bir muhafazakâr iktidarın hüküm sürdüğü ve işçi sınıfının en zayıf olduğu bir dönemde yasal olarak bayram ilan edildi.

1 Mayıs''ın bayram ilan edilmesi, ilan ediliş şekli ve zamanlamasından dolayı devletin bu ediminin işçi sınıfı ve bu sınıfın temsilcileri olan sendikalar tarafından bir zafer olarak sunulmasını anlamsızlaştırdı ve 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı da bu ülkenin tecrübe ettiği diğer birçok reform gibi ''devletlu bir ihsan'' olmaktan öteye gitmedi. Zaten proletarya düşüncesine yabancı olan geniş emekçi kesimler tarafından da en azından bir günlük bir tatil yapmak için fırsat olarak değerlendirilmenin ötesinde bir anlama sahip olmadı.

İŞÇİLER NEREDEYDİ?

1 Mayıs günlerinde meydanları dolduran kalabalıkların profili, demografik yapısı ve eylem yapış şekilleri ise Türkiye işçi sınıfı ile 1 Mayıs arasındaki ilişkinin içeriğini ve emekçilerin kendi bayramlarına ne kadar yabancılaştıklarını görmek açısından açıklayıcıdır. Sendikaların tüm karşıt açıklamalarına rağmen, meydanları dolduranların büyük bir kısmı üniversite öğrencileri, etnik ve mezhebi hesaplaşmalarını dolaylı veya şiddet içeren politik enstrümanlarla dile getirmek isteyen gruplar, sosyalistçilik oynayan küçük burjuvalar ve her işçi bayramını iktidarlarla bilek güreşine çeviren sendika ağalarıdır.

Ne ironidir ki katılımcıları arasında emekçi oranının en yüksek olduğu kutlamalar ise sağcı sendikalar tarafından gerçekleştirilen daha az heyecanlı ve daha olaysız geçen kutlamalardır. Sağcı sendikaları bu bağlamda farklı kılan ise üyelerine devletle çatışmayı, halkın politik, toplumsal, siyasal ve dini gelenekleriyle kutsallarına çatmayı ve eylem yaptıkları bölgelerdeki küçük esnafın maddi varlıklarına zarar vermeyi dayatan örgütsel bir yapıya ve sendikal bir liderliğe sahip olmamalarıdır. Üstelik sağcı sendikalar 1 Mayıs kutlamalarını kendi politik gündemleri için manipüle etmeye güdülenmiş ve işçi sınıfı ile doğrudan örgütsel ve sınıfsal bağlara sahip olmayan siyasi partilerle, sivil toplum organizasyonlarıyla ve yasadışı sol örgütlerle örtük ilişkilere de sahip olmadıkları için emekçiler dışındaki bireyleri ve örgütleri meydanlara indirme imkânına ve niyetine de sahip değillerdir.

MOLOTOF ATANLAR

Meydanları dolduran/işgal eden kalabalıkların yapısı ve eylem tarzları siyasi iktidarların 1 Mayıs kutlamalarını şehir merkezlerinden uzak bölgelere taşımaya zorlamış ve bu politikalar aralarında işçilerin de geniş halk kesimlerinden destek görmüştür. Çünkü bu ülkenin işçileri, her ne kadar sınıf bilincine sahip olmasalar da, o gün meydanları tedhiş edenlerin işçi olmadıklarının ve bütün bunları da işçilerin çalışma koşullarının veya ücretlerinin iyileştirilmesi için gerçekleştirmediklerinin bilincindedirler. Ve aslında sendika ağası ile aralarındaki yaşam düzeyi farkının patronla olan farktan çok daha ileri olduğunun da farkındadırlar. Peki, 1 Mayıs''ta işçiler nerededir? Meydanda olmadıkları kesin. Şayet sermayedar o gün onlara izin yapma hakkı vermişse ya evde çocuklar ile eğlenmekte veya pikniktedirler. Ama çoğu bayram günü de işe gitmek zorundadır ve İstanbul gibi yerlerde 1 Mayıs onlar için bir bayram günü değil, daha çok eziyet gördükleri zorlu bir çalışma günüdür. Neden mi?

Meydanlarda işçi sınıfı adına Molotof atan devrimciler zarar vermesin diye o gün otobüs, metrobüs ve daha birçok ulaşım aracı çalışmaz ve taksiyle işe gitmeye de parası olmayan emekçi birkaç saat daha erken kalkmak ve işine yürüyerek gitmek zorundadır. Öyleyse:

 ''Dünyanın bütün işçileri bayramınızı kapitalist eğlence kültüründen, sosyalizmi bir eğlence haline getiren küçük burjuva züppelerinden ve sendika ağalarından kurtarmak için birleşin ve meydanlarda onlara meze olmamak için bayramınızı mümkünse işyerinizde, işvereninizi de çağırarak evinizde getirdiğiniz mütevazi yiyeceklerle hep birlikte ve ailelerinizle beraber kutlayın. İnsanlığa işçi ile işverenin hasım olmak zorunda olmadığını ve kardeş olmanın illa aynı sınıfa mensup olmayı gerektirmediğini bir kez daha gösterin.''

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026