Çocuklar için organik geleceğe ilk adım
04:00, 16/11/2025, Pazar
Yeni Şafak

Arşiv.
Diyarbakırlı çocuklar ve aileleriyle geçen hafta bir araya gelerek hep birlikte onların dünyasına misafir olduk, hep birlikte sohbet ettik. Bu özel anların heyecanını ve samimiyetini yerinde yaşadık. Yaptığımız yolculuktan güzel hatıralarla döndük.
Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi amacıyla çocukların geleceğine dokunan buluşma hem annelerin hem de çocukların eğitim gördüğü iki katlı eski bir binada gerçekleşti. Bina Anne Çocuk Eğitim Vakfı’nın, yani kısa adıyla AÇEV’in Sur sınırları içinde Çocuk ve Aile Merkezi. Burada ziyaretimiz sırasında tanıştığım minik arkadaşlardan Azize’nin çizdiği resmini bana hediye etmesi oldukça anlamlıydı.
Organik atıştırmalıklar üreten Humm Organic’in desteğiyle AÇEV tarafından hayata geçirilen “Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek” isimli sosyal projenin lansmanı yapıldı. Sağlıklı beslenmenin çocuklar için bir ayrıcalık değil temel hak olduğu misyonunu taşıyan proje ile bir yıl sonunda toplam 10 bin çocuğa ve ebeveyne ulaşmak hedefleniyor.
İki adımdan oluşan projenin ilk adımında en çok satılan ürünler olan “zencefilli tarçınlı kurabiye” ve “çilekli kurabiye” paketleri üzerine vakfın logosu konularak bu ürünler Migros mağazaları ile Migros’un sanal market uygulaması aracılığıyla satışa sunuldu. Bu ürünlerin satışından elde edilen gelirin bir kısmı çocuklara ve ailelerine yönelik yürütülen eğitim programlarına aktarılacak. Projenin ikinci adımında ise ebeveynlere yönelik sağlıklı beslenmeye dair rehber niteliğinde bir kitap, çocuklar içinse oyunlarla öğrenmeye odaklı bir etkinlik kitabı hazırlanacak. İlk yılın verileri, sahada edinilen deneyimler ve ihtiyaçlara göre gelecek hedefler planlanacak.

Sosyal sorumluluk manifestosu
Yaptıkları faaliyetleri ve amaçlarını kısa bir cümleyle özetleyen vakıf genel müdürü Senem Başyurt, sağlıklı beslenmenin çocukların gelişiminin temel taşlarından biri olduğu için, bu amaçla 30 yılı aşkın süredir çocukların sağlıklı gelişimi ve eşit fırsatlara erişimi için çalıştıklarını aktardı. Üç girişimci ve anne olarak ortak hedefleri hakkında açıklamalarda bulunan sponsor şirketin kurucularının söyledikleri örnek ve model proje olması sebebiyle önemliydi.
Hale Şener projenin kendileri için sadece bir bağış değil, sürdürülebilir bir sosyal etki modeli olduğunu vurgularken, Aslı Eda Acundaş ise en doğru ürünü sunmakla kalmayıp bunu bir adım ileri taşımayı amaçladıklarını ifade ederek, bir çocuğa sağlıklı beslenmeyi öğretmek sadece bedenini değil, düşünme biçimini de dönüştürdüğünü, onlara seçim yapmayı, sorgulamayı ve bilinçli tüketici olmayı öğrettiğini aktardı.
Kuruculardan Damla Şener Akkaynak da bu projenin kendileri için sadece bir bağış değil; sonuçlarını sosyal fayda açısından ölçebileceğimiz sürdürülebilir bir sosyal etki modeli olduğunu dile getirdi. Eğitim programlarına maddi kaynak sağlamakla kalmayıp, bu eğitimlerin sürdürülebilirliğine de destek olduklarını anlatan Akkaynak’ın verdiği bilgiye göre, kurulan sosyal yatırım ekosistemi bir yıl boyunca devam edecek ve satış sınırı olmayacak. Eğitimler devam ederken hem ebeveynlere hem de çocuklara yönelik iki farklı kitap proje hayata geçecek. Ebeveynlere yönelik rehber kitapta etiket okuryazarlığı, çocuklarda lezzet haritası oluşturma, organik ve doğal ürünlerin ayrımı gibi kaynak bilgiler ve çocukların seveceği sağlıklı tarifler yer alacak. Aynı zamanda okul öncesi yaş grubundaki çocuklara yönelik eğlenceli bir kitap hazırlanacak. Bu kitapla çocuklar bir yandan masallarla, oyunlarla eğlenirken diğer yandan kendileri için faydalı olan besin kaynaklarını öğrenecekler.
Pestisit hakkında şaşırtıcı araştırma
Proje ekibinde yer alan beslenme uzmanı Yasemin Güzel’in çocuk beslenmesi, sağlıklı gıdaya erişim ve organik beslenmenin çocuk sağlığına etkileri üzerine söyledikleri önemliydi. Zira çocukların yetişkinlere göre pestisit ve kimyasallara çok daha hassas olduğunun altını çizen Güzel, yapılan bir araştırmanın şaşırtıcı sonuçlarını aktardı. Yapılan araştırmaya göre, sadece beş gün boyunca tamamen organik besinlerle beslenen çocukların idrar örnekleri incelendiğinde, vücutlarındaki pestisit kalıntılarında yüzde 80’e varan azalma saptandı. Bu bulgu organik beslenmenin çocukların kimyasal madde maruz kalmasının kısa sürede dahi ne kadar etkili biçimde azalttığını gösteriyor. Güzel’e göre erken yaşta kazandırılan doğru beslenme alışkanlıkları kalıcı oluyor. Çocukluk dönemi yalnızca fiziksel değil; zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimin de en kritik evresidir. Erken yaşta kazandırılan doğru beslenme alışkanlıkları kalıcıdır ve yaşam boyu sağlıklı seçimler yapmanın en güçlü teminatıdır. Yetişkinlere göre pestisit ve diğer kimyasallara çok daha hassas olan çocuklara doğru seçenekleri sunulduğunda onların damak hafızaları ve lezzet haritaları da inşa edilmiş oluyor.
Bu çalışmadan çıkardığım sonuç
Konuyla ilgili çalışmaları ve anlatılanları şöyle özetlemek mümkün: Erken çocukluk döneminde sağlıklı beslenme bilincini oluşturmak zor ancak kıymetli. Bu dönemde yapılan hataların telafisi yok. Bir çocuğa sağlıklı beslenmeyi öğretmek, onun sadece bedenini değil, düşünme biçimini de dönüştürüyor, onlara seçim yapmayı, sorgulamayı, bilinçli olmayı öğretiyor. Yapılan araştırmalar katılımcıların yüzde 30’undan fazlasının hamilelik sürecinde veya çocuğu olduğunda ilk defa organik gıda tüketimine başladığını gösteriyor. Anneler çocuklarının sağlığı için son derece duyarlı ve öğrenmeye açık. Bu sebeple bu farkındalığı çocuklara ve annelere birlikte kazandırmak gerekiyor.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.