Hayat Hayatta kalmak için göç çok acı

Hayatta kalmak için göç çok acı

Türk sinemasının usta oyuncusu Hülya Koçyiğit’le göçün etkileri üzerine konuştuk. Bugünkü göçün sadece hayatta kalmak için gerçekleştiğini söyleyen Koçyiğit, 5 milyon sığınmacı yükünü taşımamız için, bizim de destek görmemiz gerektiğini ifade etti.

Abone Ol Google News
Sevda Dursun Yeni Şafak
​Hayatta kalmak için göç çok acı
Hülya Koçyiğit

Esenler Belediyesi tarafından “Göç” temasıyla bu yıl 2’ncisi düzenlenen Esenler Film Günleri, görkemli bir açılış töreniyle sanatseverlerle buluştu. Gecede onur ödülü alan Türk sinemasının usta oyuncusu Hülya Koçyiğit’le göçün etkileri üzerine konuştuk. Bugünkü göçün sadece hayatta kalmak için gerçekleştiğini söyleyen Koçyiğit, “Gittikleri ülke de onlara ‘hoş geldin, iyi ki geldin’ demiyor” dedi. Göçün zenginliğine de değinen Koçyiğit, bu zenginliğin ülkemizde gerçekleşmesi için destek görmemiz gerektiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası AKM'de müzikseverlerle buluştu
HAYAT
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası AKM'de müzikseverlerle buluştu

Göç sizin için ne ifade ediyor?

  • Dünya var olduğundan beri insanoğlu bir yerden bir yere göç ediyor. Bunun çok çeşitli nedenleri var ama her şeyden önce ayakta kalabilmek, yaşamını sürdürebilmek, mümkünse daha iyi şartlarda yaşayabilmek için göç olgusu var. Tabii bugün çok acıklısını yaşıyoruz. Çok büyük dramlar yaşanıyor, büyük acılar çeken çaresiz insanlar var, sadece hayatta kalmak için göç ediyorlar.

Kendi ülkesinde daha iyi bir yaşam için küçük şehirlerden büyük şehirlere göç olayı tamamen farklı. Öyle değil mi?

Çok farklı, kendi topraklarında daha iyi bir yaşama kavuşabilmek için tabii ki bir şehirden bir şehre geçebilirsin. Ama Allah kimseyi böyle bir durumda bırakmasın, sadece hayatta kalmak için göç etmek çok zor bir şey. Gittiği ülke de “Hoş geldin, iyi ki geldin” demiyor. “Niye geldin” diyor? Kovuyor, itiyor, tekmeliyor, yer açmıyor. Onu bile bile sadece yaşamak için insanların göç ettiğini görüyoruz. Niceleri de ölüyor bu yolculukta maalesef.

500T'nin gizemli hikayesi
HAYAT
500T'nin gizemli hikayesi

ALMAN HÜKÛMETİ TEŞEKKÜR EDİYOR

Oysa bir de göçün zenginliği var. Amerika göç üzerine kurulmuş bir ülke mesela. Göç edenlerin oluşturduğu sanayi, teknoloji, sanat var. Ülkemizdeki bu göçün de ileride büyük bir değişime kapı aralayacağını düşünüyor musunuz?

  • Bugünün Alman hükümeti Alman ekonomisini, sanayisini kalkındırdı diye bizim işçilerimize teşekkür ediyor. Bu katkı çok önemli. Elbette ki oraya giden işçilerimiz bir Alman gibi hayatlarını sürdüremediler. Ama bugün kaçıncı nesil artık orada büyüdü. İş adamları, yatırımcılar, bilim insanları, sanayici, sanatçı niceleri yetişti. Dolayısıyla bu tür göçler karşılıklı katkı sağlıyor.

Macaristan Başbakanı Türkiye'ye ait tarihi eserleri Erdoğan'a iade etti
HAYAT
Macaristan Başbakanı Türkiye'ye ait tarihi eserleri Erdoğan'a iade etti

Nasıl ki Almanya’da oldu, aynı şey olmaz diye bir şey yok, bizde de olacaktır. Büyük sanayiciler, büyük sanatçılar, ilim insanları çıkabilir. Türkiye insanının gönlü zengindir, kapılarını açar, yardımlaşmayı, paylaşmayı sever. Ancak kendi nüfusumuzun üzerine 5 milyon sığınmacı yükünü taşımamız için, bizim de destek görüyor olmamız gerekir. Kendi imkanlarımızla bunun altında ezilmememiz gerekir. Entegrasyon, kültüre adapte olabilmeleri için onlara eğitim vermemiz gerekir. İnşallah kendi ülkelerindeki imkanlar düzelir ve de geriye göç ederler. Kendi arzuları da bu yönde, herkes toprağına dönmek ister. İçlerinde kalanlar, entegre olanlar elbette olacaktır.

Sizin hayatınızda göç hikayesi var mı?

Benim yaşadığım yok, ama benden iki kuşak önce var. Önce Türklüğün ve Müslümanlığın yerleşmesi adına devlet tarafından Anadolu’dan Rumeli’ye göç ettirilmişler, sonra kendi memleketlerine tekrar gönüllü olarak göç etmişler.

Artık sinemaya gitmeyeceğiz

Sinemanın şu anki halini nasıl görüyorsunuz? Pandeminin de etkisiyle dijital platformlar revaçta. Yakın gelecekte sinemanın dönüşümü nasıl olur?

  • Pandemiden önce zaten başlamış olan bir hareket vardı. Çünkü teknoloji durmuyor, sürekli kendini yeniliyor, sürekli insanların hayatını kolaylaştırıyor. Sinema dediğimiz şey, hikaye dinlemek, okumak, seyretmek aslında. Bu bitmeyen bir şey. Ama buna sahip olmak için belki de sinema salonlarına gitmeyeceğiz artık. Elimizdeki küçücük telefonla ihtiyacımızı gidereceğiz. Belki yarın öbür gün bir gözlük takacağız, gözlükten o filmi izleyeceğiz. Neticede film izleyeceğiz, film üretilecek. Ama gösterim yolları ne yazık ki değişecek.

Hız çağında uzun filmler yerlerini kısa dizilere mi bıraktı?

Diziler de izleniyor filmler de. Önemli olan içerik. Benim dünyamı aydınlatıyor mu, ufkumu genişletiyor mu, farklı şeyler düşünmemi sağlıyor mu diye bakıyor insan.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.