
Akademisyen ve fotoğraf sanatçısı Dr. Nevzat Yıldırım’ın, şehrin ikonik özellikli tarihi yapılarına odaklanan “İstanbul’u Sevmek” sergisi geçtiğimiz günlerde izlenime sunuldu. Türkiye Fotoğraf Vakfı (TFV) Sanat Galerisi’nde ziyarete açılan sergide, 2008-2025 yılları arasında çekilmiş 20 fotoğrafı yer alıyor. Yıldırım, “Bu eserlerde, tıpkı Ara Güler’in 1950’lerde yaptığı gibi, İstanbul’un bugünkü halini sanatsal bir yorumla anlatmaya çalıştım” diyor. Serginin uzun yıllara dayanan derin bir İstanbul sevgisinin ve kadim şehre duyulan aidiyet hissinin dışavurumu olduğunu söyleyen Yıldırım, “İstanbul, metropol bir şehir olarak dünyanın her yerinde tanınıyor. Tarihi, doğal ve kültürel zenginliğiyle yüzyıllardır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan, içinden deniz geçen, tarihin canlı bir şahididir. Bu yönüyle İstanbul’un ikonik yapılarının, alışılmış sahnelerden ziyade farklı ve mevsimsel etkilerle çekilmiş karelerini bir araya getirdim” ifadelerini kullanıyor.
Kadim şehir görülmeyi hak ediyor
İstanbul’un uluslararası imajının sanatsal düzeyde yeterince temsil edilmediğine dikkat çeken Yıldırım, “İnternette bir arama motorunda İstanbul’u görseller üzerinden arattığınızda, sizi karşılayan görüntüler şehrin ruhunu yansıtmaktan çok uzak. Ancak Paris ya da Londra için aynı aramayı yaptığınızda karşınıza çıkan fotoğraflar son derece sanatsal, etkisi yüksek ve estetik karelerdir. Oysa İstanbul çok daha derin, çok daha köklü bir kültüre ve tarihi güzelliklere sahip” diyor ve ekliyor: “Bu yüzden bu sergiyi yurt dışında da açmak, yalnızca İstanbul’a özgü duyguları barındıran fotoğraf karelerini dünya kamuoyuna sanatın diliyle göstermek istiyorum. Çünkü bu kadim şehir, çok daha zengin bir anlatıyı hak ediyor.” Yıldırım’ın fotoğraflarını hem estetik hem de içerik açısından güçlü bulduğunu söyleyen küratör Prof. Dr. Ozan Bilgiseren, “Bu kareler kentin belleğine dair son derece önemli kayıtlar. İstanbul’da yaşarken günlük telaşede çoğu zaman bu mega kentin keyfini çıkaracak fırsatı bulamıyoruz. Fotoğrafçılar bu duyguyu bizim adımıza yaşatıyor ve eserleriyle gelecek kuşaklara aktarıyor” diyor.







