Hayat Mersinde hediye fidanla başladığı Guava üretimini 1500 ağaçla sürdürüyor Faydası saymakla bitmiyor

Mersin'de hediye fidanla başladığı Guava üretimini 1500 ağaçla sürdürüyor: Faydası saymakla bitmiyor

Mersinli 70 yaşındaki Mustafa Levent'in hayatı arkadaşının hediye ettiği bir fidanla değişti. Silifke ilçesinde 5 yıl önce öğretmen arkadaşının hediye ettiği fidanla, Güney Amerika’ya özgü guava üretimine başlayan emekli ziraat mühendisi Levent, ekim alanını bin 500 ağaca çıkardı. Şimdi Türkiye'nin dört bir yanına sipariş gönderen Leven'in yetiştirdiği guava, vitanim yönünden zengin olan ve narenciye ürünlerinden. Daha çok C vitamini bulunduran guava meyvesini kilosu 5 TL'ye satılırken, fiyat İstanbul'daki marketlerde 40-50 TL'ye kadar çıkıyor.

Haber Merkezi DHA
Mersinli ziraat mühendisi hediye fidanla başladığı Guava üretimini 1500 ağaçla sürdürüyor.
Mersinli ziraat mühendisi hediye fidanla başladığı Guava üretimini 1500 ağaçla sürdürüyor.

Silifke ilçesinde narenciye üreticiliği yapan Mustafa Levent, 5 yıl önce öğretmen bir arkadaşının hediye ettiği fideyle, Güney Amerika'ya özgü guava meyvesinin üretimine başladı. Başta beyaz renkli olan guava ile üretim yapan Levent, daha çok beğenilen pembe renklisine yöneldi. Şimdilerde bahçesinde 14 çeşit, toplamda bin 500 guava ağacı olan Levent, ürettiği bitkileri Türkiye'nin dört bir yanına göndermeye başladı.

Muğla'da eşek sütü ve sabununda talebe yetişemiyor: Aylar önceden sipariş alıyor
GÜNDEM
Muğla'da eşek sütü ve sabununda talebe yetişemiyor: Aylar önceden sipariş alıyor

Kanser hastalarına faydalı

Guava bitkisinin, kanser hastalığına iyi geldiğine dair araştırma sonuçları olduğunu kaydeden Levent, bu meyvenin kendine has aromaya ve kokuya sahip olduğunu söyledi. Guava kokusunun bazı insanlara itici gelirken, bazılarının da hoşuna gittiğini belirten Levent, "Mineral yönünden çok zengin. Zayıf bebeklerin gelişimi için iyi geliyor. Kemoterapi alan hastalarda hücre yenilenmesine katkıda bulunduğu için kanser hastalığı ile ilgilenen doktorlarından sipariş geldi.

Salgın sürecinde bakır tavalara rağbet arttı, esnaf talebe yetişemiyor
FOTOĞRAF 20
Title
Korona virüs salgınıyla mutfaklarında daha çok bakır sahan, tencere ve tava kullanımına yönelen vatandaşlar, bakırcılara ilgi gösteriyor.
Title
Koronavirüs salgını nedeniyle bakır kaplara olan talebin arttığını söyleyen Toksöz, Dededen kalma bir mesleğe sahibiz. Tabi bizimde kurulu bir işimiz var. İkamet ettiğimiz yer var, fakat millet tatile giderken biz tatil yerine bu mesleği sevdiğimiz için Türkiye’nin hemen her yerinde bakırı kullanan yörelerinde hizmet ediyoruz.
Title
Bakır sağlıklı bir ürün olduğu için millet bir türlü vazgeçemiyor. Özellikle dünyayı saran Korona virüs salgını nedeniyle insanlar sağlıklı olan bakıra yöneldi. Piyasada hiç bilmediğimiz hastalıklarla karşılaşıyoruz. Bakır sağlıklı bir ürün ve kalaylanması lazım, onun için de ön temizliğini, daha sonra da kalay aşamalarıyla yeniliyoruz.
Title
Özellikle Pandemi sürecinde bakırın önemi anlaşılmış oldu. Biz de bakır ürünlerinin kullanılmasını tavsiye ediyoruz. Bakır tencere ve tavada yapılan yemek ile çelik ya da farklı bir üründe yapılan yemek aynı lezzeti vermiyor.
Title
İnsanlar bakırın kalayı yapılınca daha da sağlıklı olduğunu biliyor. O yüzden genellikle hep bakırı tercih ediyorlar. Yoğunlukta bundan kaynaklanıyor dedi.
Title
Şaban Tokgöz ise, Yok, olmaya yüz tutmuş bu mesleği yaşatmaya ve bakırı millete sevdirmeye çalışıyoruz. Bakır sağlık açısından çok sağlıklı ve krom, çelik, alüminyumla kıyaslanabilecek bir madde değildir.
Title
Bakır sağlık açısından kullanılması önemlidir. Pandemi illetinden sonra insanlar bakır kullanmaya başladı. Çünkü sağlıklı ve hastalık riski taşımıyor şeklinde konuştu.
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Title
Salgın sürecinde bakır tavalara rağbet arttı, esnaf talebe yetişemiyor
Koronavirüs salgını nedeniyle bakır kaplara olan talep arttı. Mutfaklarında daha çok bakır sahan, tencere ve tava kullanımına yönelen vatandaşlar, bakırcılara ilgi gösteriyor. Artvinli kalaycı Recep Tokgöz, unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan kalaycılığı yaşatmak ve geçimini sağlamak için şehir şehir dolaşarak kalaycılık yapıyor. Tokgöz, "Salgın nedeniyle mutfaklarında daha çok bakır sahan, tencere ve tava kullanımına yönelen vatandaşların taleplerini karşılamakta zorlanıyoruz" dedi.


  • Sabah aç karnına tüketildiğinde şekeri dengeliyor. Şeker hastaları çok fazla ilgi gösteriyor. Derin dondurucuda saklandığında, 2 yıl sonra çıkarsanız bile dalından kopartılmış gibi taze olarak yiyebiliyorsunuz. Meyve suyu, reçeli ve dondurması yapılabiliyor. Ürettiğim guavaların kilosunu 5 liradan veriyorum ancak İstanbul'daki marketlerde 40-50 TL'ye satılıyor" dedi.

Katma değeri yüksek bir ürün

Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz de guavanın bölgede yeni bir ürün olduğunu belirterek şunları söyledi: "Ülkemize ithalat ile gelmektedir. Eğer üretimi artarsa hem ithalatı azaltmış oluruz hem de çiftçi alternatif bir kazanç sağlamış olacak. Ürün vitamin yönünden zengindir. İçindeki C vitamini narenciyeden daha yüksek. Pandemi döneminde de C vitaminin bol tüketilmesi önerilmişti bu açıdan da önemli bir ürün haline geldi."

Profesör eşinin desteğiyle solucan gübresi üretimine başladı, talebe yetişemiyor
FOTOĞRAF 10
Title
İşletme mezunu Müge Gonca, 3 yıl önce kurduğu tarım şirketi ile Zonguldak'ta küçük bir alanda solucan gübresi üreticiliğine başladı. Müge Gonca, Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersöz Gonca'nın da desteğiyle Çaycuma ilçesine bağlı Başaran köyünde 8 dönümlük bir arazi satın alarak solucan gübresi tesisi kurdu.
Title
Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan gerekli üretim izni ve lisans belgesini alan Müge Gonca, yöre halkının organik ve iyi tarım yapmasına destek oldu. Müge Gonca, ürettiği solucan gübrelerini Zonguldak'ın yanı sıra çevre illere de gönderiyor.
Title
'TALEP GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR' <br> <br> Müge Gonca, aile olarak doğayı seven bireyler olarak 'ne yapabilirim' diye düşününce solucan gübresi yapmaya karar verdiğini söyleyerek, Doğayı seven, toprağa ilgi gösteren bir aileyiz. Eşimin de biyoloji bölümünde öğretim üyesi olmasından dolayı ben bu işe başlamaya karar verdim. Zonguldak'ta küçük bir yer kiralayarak bu işe başladım...
Title
İki yıl sonra ise köyde 8 dönümlük arazi satın alarak işe başladık. Çalışma onayı ve son olarak lisans belgemizi aldık. Bölgede tek lisanlı üreticiyim. Tarıma yönelik çok büyük katkılar sağlayacağımızı düşünüyoruz. Solucan gübresinin toprağa verimini bildikleri zaman, anladıkları zaman insanların ilgisi daha da çok artıyor. Toprağın verimini, ürün kalitesini arttırıyor. Organik meyve ve sebze üretiminde de çok büyük katkılar sağlıyor dedi.
Title
'ÜRÜN VERİMİNİ ARTTIRIYOR' <br> <br> Prof. Dr. Ersöz Gonca ise eşine üretim sürecinde tüm desteği verdiğini ifade ederek, şöyle konuştu: Görevim nedeniyle solucan gübresinin etkilerini çok iyi biliyorum. Solucan gübresinin yayılması konusunda sivil toplum kuruluşları nezdinde de her türlü desteği vermeye çalışıyorum. Topraklar, bizim topraklarımız...
Title
Maalesef uzun zaman süresince aşırı kimyasal gübre tüketimiyle bozuldu. Tavuk gübresi çok fazla kullanılarak topraklarımız bozuldu. Hem topraklarımızı kurtarmak hem de doğru tarımın yapılmasına yönlendirerek, solucan gübresinin kullanımını teşvik etmenin vatandaşlık görevim olarak görüyorum. Akademisyen olarak da bunu kendimi borçlu olarak görüyorum...
Title
Eşim de bu işi yapmaya karar verince ona destek oldum. Solucan gübresi ülkemizde çok yeni, ancak kullananlar vazgeçemiyor. Çünkü verimi çok daha fazla artırıyor. Herhangi bir sineklenme yapmıyor. Seralarda sebze yetiştiriciliğinde ceviz ve fındıkta çok güzel verim veriyor...
Title
Sağlıklı beslenmek günümüzün en önemli problemi. Bunu garanti ediyor. Eşim taleplere yetişmekte zorlanıyor. Dolayısıyla sürekli kapasiteyi artırmamız gerekiyor. Bizim resmi üretimimiz yıllık 108 ton. Şu anda 50 ton üretimimiz var. Üretimi artırmaya çalışıyoruz.
Title
Profesör eşinin desteğiyle solucan gübresi üretimine başladı, talebe yetişemiyor
Title
Profesör eşinin desteğiyle solucan gübresi üretimine başladı, talebe yetişemiyor
Profesör eşinin desteğiyle solucan gübresi üretimine başladı, talebe yetişemiyor
Zonguldak'ta kadın girişimci Müge Gonca (36), üniversitede biyoloji bölümü öğretim üyesi olan eşi Prof. Dr. Ersöz Gonca'nın desteğiyle başladığı solucan gübresi üretimini satın aldığı 8 dönümlük arsa üzerine kurduğu tesisle büyüttü. Gonca şimdi taleplere yetişmekte zorlanıyor.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.