Yüksek protein etiketine aldanmayın
04:00, 09/08/2026, Pazar
Yeni Şafak

Arşiv.
Markette yalnızca ‘Hangisinde daha fazla protein var’ diye sormamalıyız. Ne kadar işlenmiş, lifi var mı, şeker eklenmiş mi, beni gerçekten besliyor mu, yoksa yalnızca ambalajında mı sağlıklı olduğunu yazıyor?
Bir dönem “light”, ardından şekersiz, glutensiz ve keto ürünler sağlıklı beslenmenin anahtar kelimeleri haline gelirken bugün market raflarının yeni gözdesi “yüksek proteinli” ürünler oldu. Süt ve yoğurttan granola, ekmek, makarna, puding ve tatlılara kadar pek çok ürün artık protein miktarıyla öne çıkarılıyor. Diyetisyen Hümeyra Mutlu, bir ürünün protein içeriğinin yüksek olmasının onu otomatik olarak sağlıklı yapmadığına dikkat çekerek, “Beslenmede hiçbir besin öğesinin tek başına böyle bir gücü yok. Protein gerekli ancak ‘ne kadar çok protein, o kadar sağlıklı’ düşüncesi doğru değil” dedi.

Hümeyra Mutlu
‘HIGH PROTEIN’ PAZARI BÜYÜYOR
Yüksek proteinli ürünlere ilginin aynı zamanda güçlü bir pazar eğilimi olduğunu belirten Mutlu, BBC Science Focus’un dünya genelinde yüksek protein iddiasıyla satılan ürünlerin sayısının son 10 yılda yaklaşık dört katına çıktığını aktardığını söyledi. Tüketicilerin de protein miktarını bir ürünün sağlıklı olup olmadığının göstergesi olarak algıladığını ifade eden Mutlu, “Bir ürüne 20 gram protein eklemek, o ürünün geri kalan içeriğini ortadan kaldırmıyor. İçinde hâlâ şeker, doymuş yağ, rafine nişasta, aroma vericiler, tatlandırıcılar veya yüksek enerji yoğunluğu bulunabilir” diye konuştu.
'KAS SİHİRBAZI' DEĞİL
Daha fazla protein tüketmenin her zaman daha fazla kas anlamına gelmediğini vurgulayan Mutlu, kas gelişiminde direnç egzersizi, yeterli enerji alımı, uyku, toparlanma, yaş ve mevcut kas kütlesinin birlikte rol oynadığını belirtti. Düzenli egzersiz yapanların, yaşlıların, yetersiz beslenenlerin veya belirli klinik durumları bulunanların protein ihtiyacının artabileceğini kaydeden Mutlu, vücudun büyük bir “protein deposuna” sahip olmadığını hatırlatarak şu uyarıyı yaptı: “İhtiyacın üzerinde alınan aminoasitlerin azot kısmı parçalanarak üreye dönüştürülür ve uzaklaştırılır. Dolayısıyla fazla protein sihirli biçimde kasa dönüşmez.”
BÖBREK HASTALARI DİKKAT
Yüksek protein tüketiminin böbreğin filtrasyon yükünü artırabildiğini belirten Mutlu, özellikle mevcut böbrek hastalığı bulunanlarda protein miktarının bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ambalaj başka içerik başka
- “Fit”, “protein” veya “şekersiz” gibi ifadelerin ürünün tamamının sağlıklı olduğu algısını oluşturabildiğini belirten Hümeyra Mutlu, granola ve aromalı yoğurtları örnek gösterdi. Bazı granolaların bal, şurup, ilave şeker ve yağlarla yüksek enerji yoğunluğuna ulaşabildiğine dikkat çeken Mutlu, mümkün olduğunca doğal yapısını koruyan ve az işlenmiş gıdaların tercih edilmesini önerdi. Proteinin kaynağının da miktarı kadar önemli olduğunu vurgulayan Mutlu, “Markette yalnızca ‘Hangisinde daha fazla protein var?’ diye sormamalıyız. Ne kadar işlenmiş, lifi var mı, şeker eklenmiş mi, beni gerçekten besliyor mu, yoksa yalnızca ambalajında sağlıklı olduğunu mu söylüyor? Her şeyden önce dengeli, gerçek gıda temelli bir beslenme önemli” dedi.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.