Asırlar öncesinden gelen aziz hediyeler: Kutsal Emanetler

Yeni Şafak
Kırmızı Beyaz Dergisi
15:5030/06/2015, Salı
G: 30/06/2015, Salı
Yeni Şafak

Hz. Peygambere ait olan ve onun kullandığı eşyalardan oluşan Kutsal Emanetler, İslamın her döneminde büyük hürmet görmüştür. Sahabenin bu hususta gösterdiği titizlik, daha sonraki çağlarda Müslümanların aynı şekilde bu eşyalara hürmet göstermelerini sağlamıştır. Mukaddes Emanetler, nesilden nesle aile yadigarı olarak veya halifelerin uğraşları sonucu bugünlere erişmişlerdir.

Peygamber Efendimiz'in müjdesiyle fethi nasip olan İstanbul, Kutsal Emanetler'i sanki Allah Resulünün hediyesi olarak kabul edip onlarla süslenmiştir. İstanbul, Eyyub el-Ensari ve diğer sahabe-i kiramın kabirleri, Mukaddes Emanetleri ve yüzyıllar boyu hilafet merkezi olması bakımından İslamın merkezi olma özelliğini sinesinde taşımaya devam etmektedir.

Mukaddes Emanetler, nesilden nesle aile yadigarı olarak veya halifelerin uğraşları sonucu bugünlere erişmişlerdir. Bürde-i Şerif olarak bilinen ve Topkapı Sarayı'nda teşhir edilen Peygamber Efendimiz'e ait hırka Kutsal Emanetler arasında bulunmaktadır. Resulullah'a, Müslüman oluşunun ardından bir kaside sunan ve zamanla Kaside-i Bürde şairi olarak anılan Ka'b b. Züheyr'e bizzat Hz. Peygamber tarafından hediye edilmiş bulunan bu hırka, hilafet sembolü olarak kullanılmak istenmiştir.



Emevilerden Abbasilere, Bağdat'tan Mısır'a

Kutsal emanetler, Emevi halifeleri tarafından Şam'da muhafaza edilip ziyarete gelenlere gösterilmişlerdir. Kutsal Emanetler, Emevi hakimiyetinin Abbasilerce yok edilmesinin ardından el değiştirmişlerdir. Abbasilere intikal eden bu eşyalar, yeni hilafet merkezi olan Bağdat'a taşınmıştır. Hülagü Han'ın Bağdat'ı işgal etmesi üzerine Abbasi halifesi tarafından Mısır'a götürülmüşlerdir.





Mısır fatihi Yavuz Sultan Selim emanetleri İstanbul'da topladı

Mısır'ı fetheden Yavuz Sultan Selim döneminde Memlükler ve Osmanlı Devleti arasında vuku bulan savaşlar neticesinde Yavuz Sultan Selim'in halifeliği İstanbul'a taşımasıyla beraber Kutsal Emanetler'in mecrası artık Topkapı Sarayı olmuştur. Mekke Emiri Şerif II. Berekât b. Muhammed el-Haseni, bağlılığını bildirmek ve Osmanlı hakimiyetini tanıdığını göstermek amacıyla Kabe'nin anahtarlarını ve onlarla beraber bazı Mukaddes Emanetler'i Kahire'de bulunan Yavuz Sultan Selim'e göndermiştir. Mısır'ın fethiyle başlayan Mukaddes Emanet akışı başka vesilelerle sürüp gitmiş ve İstanbul tam anlamıyla bir İslam merkezi pozisyonu almıştır.



Veysel Karanî aracılığıyla gelen Hırka-i Şerif, diğer tarikat erbabının camilere, tekke ve dergahlara ulaştırdıkları sakal-ı şerifler ve Mukaddes Emanetler Dairesi, İstanbul'u uhrevi yönden daha önemli bir havaya bürümüştür. Medine Muhafızı Fahreddin Paşa tarafından, Osmanlı Devleti'nin surre alayları vesilesiyle gönderdiği mukaddes eşyalar da Ravza-i Mutahhara'dan İstanbul'a nakledilmiştir.



Hırka-i Saadet Dairesi'nde
650 Mukaddes Emanet bulunuyor

Yavuz Sultan Selim döneminden itibaren Topkapı Sarayı'nda birikmeye başlayan Mukaddes Emanetler, sarayın çeşitli kısımlarında muhafaza edilmiştir. Bugün Hırka-i Saadet Dairesi olarak isimlendirilen Has Oda başta olmak üzere, Silahdar Hazinesi, Revan Köşkü, Hazine'de ve Harem'de muhafaza edilmiştir. II. Mahmud'un Has Oda'yı tamamen Mukaddes Emanetlere ayırmasıyla beraber Hırka-i Saadet Dairesi ve Mukaddes Emanetler Dairesi olarak tashih edilmiştir. Hırka-i Saadet Dairesi'nde korunmakta ve sergilenmekte olan yaklaşık olarak 650 civarı Mukaddes ve Mübarek Emanet bulunmaktadır. En önemlileri olarak ilk başta Hırka-i Saadet, Sancak-ı Şerif, Dendan-ı Saadet olmak üzere Peygamber Efendimize ait olan Mukaddes Emanetler ve diğer peygamberler, sahabeler ve din büyüklerinin mübarek eşyaları bu bölümde bulunmaktadır.


#Kutsal Emanetler
#HIRKA-İ ŞERİF
#Mukaddes Emanetler