
Mehmed: Fetihler Sultanı’nın sezon finalinde güreşin iki efsanesi karşı karşıya geldi. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ile rekortmen milli güreşçi Rıza Kayaalp dizide rol aldı. İki şampiyonun kıran kırana geçen mücadelesi, 9 Haziran salı günü yayınlanacak 83. bölümde ekrana gelecek. Dizinin sıkı takipçisi olan şampiyonlar, sette yaşadıkları deneyimi, güreşin Osmanlı ve Selçuklu geleneğindeki yerini ve onları ilk kez karşı karşıya getiren sahneyi Yeni Şafak’a anlattı.
Türk güreşinin iki önemli ismi, bu kez madalya kürsüsünde değil, tarihin yeniden kurulduğu bir dizi setinde karşı karşıya geldi. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ile rekortmen milli güreşçi Rıza Kayaalp, TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluşan Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinin sezon finali bölümüne konuk oldu.

Fatih Sultan Mehmed’in hayatını, İstanbul’un fethine uzanan büyük mücadeleyi ve dönemin ruhunu ekrana taşıyan yapımda yer alan iki şampiyon, dizinin 83. bölümünde hem aksiyon sahneleriyle hem de kıran kırana güreş mücadeleleriyle izleyicinin karşısına çıkacak. Çekimler sırasında yaşanan en dikkat çekici anlardan biri ise, senaryo gereği kullanılan kale kapısının milli güreşçilerin omuz gücüyle yerinden sökülmesi oldu. Set ekibine kısa süreli panik yaşatan bu an, dizinin kamera arkasına da damga vurdu.
Akgül ve Kayaalp için bu deneyim yalnızca bir dizi setinde görünmekten ibaret değil. İki sporcu da güreşin Türk tarihindeki yerini, Osmanlı ve Selçuklu geleneğiyle kurduğu bağı ve bu sporun yalnızca bir müsabaka değil, aynı zamanda bir savaş ve yaşam sanatı olduğunu vurguluyor.
Dizinin sıkı takipçisi olani ki şampiyon, Yeni Şafak’a verdiği röportajda, Rıza Kayaalp ile Taha Akgül’ü karşı karşıya getiren mücadeleyi ve güreşin genç sporcular için açabileceği yeni kapıları anlattı.

Mehmed: Fetihler Sultanını ilk bölümünden bu yana takip ediyorum. Sıkı takipçisiyim. Bölümleri kaçırmamaya çalışıyorum. Sadece izlemek için değil, tarihî açıdan bilgi edinmek için de kullandığım bir dizi.
Bir ortamda Eyüp abiyle karşılaştık. Kendisine diziyi sıkı takip ettiğimi ve bir bölümde yer almanın güzel olacağını söyledim. O da sağ olsun, “Ben de sizi oynatmayı, size ulaşmayı düşünüyordum” dedi. Böylece sürece dahil olduk.
Bu dizinin bir parçası olmak, kendimize böyle bir anı bırakmak benim için ayrı bir gurur oldu.

İkisinin de kendine göre zorlukları var. Ama güreş bir tık daha zor diyebilirim. Çünkü güreşmek sadece altı dakika minderde kalmak değil. O maça hazırlanmak çok zor. Tonlarca kilo kaldırıyorsunuz, nabız 200’e çıkıyor.
Sette o kadar ağır kilolar kaldırmıyorsunuz, nabız da o seviyeye çıkmıyor. Ama burada da iş uzun sürüyor. Çekimler tekrar tekrar yapılıyor. Bu yönüyle setin de kendine göre farklı bir zorluğu var. Yine de ikisi de eğlenceli.
Ben sadece güreş sahasında değil, böyle platformlarda da şampiyon sporcuların yer almasını önemsiyorum. Reklam olur, film olur, dizi olur… Buralarda güreşçilerin görünmesi, yetişecek gençler için örnek olabilir.
Gençlerin şunu görmesi gerekiyor: Şampiyon olduğunuzda sadece minderde değil, farklı alanlarda da işler yapabilirsiniz. Başarı insana yeni kapılar açabilir. Bu yüzden burada yer almak benim için çok değerliydi.
Bizi güreş dışında farklı bir yerde görmek istiyorlarsa 83. bölümü izlemelerini tavsiye ediyorum. Gerçekten güzel, aksiyon dolu bir bölüm oldu. Bizim için de özel bir deneyimdi. Bakalım orayı da becerebilmiş miyiz? Minderde şampiyonluk kazandığımız gibi sette de başarılı olabilmiş miyiz? Artık izleyicilerin takdirine sunuyoruz.

Diriliş döneminden, Kuruluş Osmanlı döneminden bugüne uzanan tarihî yapımların ardından şimdi Mehmed: Fetihler Sultanı var. Dizi, tarihin en büyük hükümdarlarından Fatih Sultan Mehmed’in hayatını ve İstanbul’un fethini anlatıyor. Peygamber Efendimiz’in müjdelediği bir hükümdarın hikâyesinde, güreşçiler olarak yer almak bizim için çok kıymetli.
Bu sürecin başlaması Eyüp ağabeyle tanışmamızla oldu. Kendisi bizi bu yapıya yakıştırdı. Branş olarak da buraya çok uygun olduğumuzu düşündü. Çünkü güreş Osmanlı’nın sporudur. Geleneklerimizi en iyi yansıtan branşlardan biridir. Bu anlamda her şeyin örtüştüğünü söyleyebilirim. Yapımcımız Sayın Eyüp Gökhan Özekin’e bizi bu diziye davet ettiği ve tarihî bir yapımda bize yer verdiği için ayrıca teşekkür ediyorum.
İki büyük şampiyonun, farklı stillerde ve aynı kiloda iki sporcunun güreşini herkes merak ediyor. Bu yüzden izleyicileri özellikle 83. bölümü izlemeye davet ediyorum. Gerçekten kıran kırana bir mücadele oldu. Biraz da sürprizi kalsın istiyorum. Ama şunu söyleyebilirim: İzleyenler güçlü ve aksiyonu bol bir sahneyle karşılaşacak.

Kendi yaptığımız işi icra ettik aslında. Biz doğma büyüme Sivaslıyız. Geleneklerine bağlı bir branşı icra eden sporcular olduk. Karakucak güreşini çok yapmış bir sporcuydum. O çim üzerinde yapılır. Burada ise dönemin şartlarını yansıtmak adına toprak üzerinde güreştik.
1453’lü yılların şartları böyleydi. Biz de o atmosferi yansıtmak için kum üzerinde güreştik. Hiçbir zorluk yaşamadık. Özellikle Rıza ile olan kıran kırana mücadelemiz de çok ilgi çekti.
Herkesin kendi yaptığı işte iyi ve ehil olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bizim için set daha zor diyebilirim. Bir sahnenin defalarca çekilmesi, sette yer almak, bu disiplinin içinde bulunmak gerçekten zor bir iş. O yüzden herkes iyi olduğu işi yapsa daha iyi olur diye düşünüyorum.
Burada yer almamızın amaçlarından biri de güreşi daha görünür hale getirmek. Bizim sahnelerimiz belki çok uzun olmayacak ama Rıza şampiyon burada yer almayı çok istiyordu. Çok sevinçli ve motive oldu.
Güreşin tarihî bir yapımda görünmesi, bu sporun kültürümüzdeki yerinin hatırlatılması açısından da değerli. Bu yüzden böyle bir projede bulunmak bizi mutlu etti.









