10:27, 21/10/2026, Çarşamba
Mete Yarar 'bu konuda endişe ediyordum' diyerek anlattı: Trump'ın 'Müslümanlık' sözlerine sert tepki
Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, katıldığı canlı yayında Avrupa'da tırmanan protestoları, Trump'ın Müslümanları hedef alan İslamofobik açıklamalarını ve dünyada yükselen savaş riskini değerlendirdi. Fransa'daki olayların arkasında Müslümanların değil aşırı sol ve radikal grupların olduğunu belirten Yarar, İslam dininin bir tehdit olarak gösterilmesine sert tepki gösterdi.
Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar, katıldığı televizyon programında Fransa merkezli başlayan ve Avrupa'ya yayılan toplumsal olayları, Batı dünyasındaki aşırı sağın yükselişini ve ABD eski Başkanı Donald Trump’ın söylemlerini masaya yatırdı. Dünyanın 1. ve 2. Dünya Savaşı öncesindeki atmosferle benzerlikler taşıdığına dikkat çeken Yarar, Batı'daki tehlikeli İslamofobik söylemlere sert tepki gösterdi.
"MÜSLÜMANLARI HEDEF GÖSTERMEK ASIL TEHLİKE"
Donald Trump’ın Fransa’daki olayları "İslam ve göçmen sorunu" olarak tanımlamasını eleştiren Mete Yarar, bunun planlı bir algı operasyonu olduğunu ifade etti. Fransa’nın Müslümanlaşacağını iddia ederek İslam'ı bir tehdit odağı haline getirmenin kabul edilemez olduğunu belirten Yarar, şu ifadeleri kullandı:
"Trump'ın bakış açısına bakarsanız bu bir İslam ve göçmen sorunu. Asıl korkulacak ve tehlikeli olan şey tam olarak bu söylemdir. Fransa için 'Müslüman olacak' diyerek İslam’ı bir tehdit olarak ortaya koyuyorlar. Bugün açıp baksınlar; yağma yapanların ne kadarı Müslüman? O belediye binalarını yakanlar aşırı sol gruplar çıktı. Aşırı sağ partilerin, Nazi sempatizanlarının içine hangi Müslüman gider? Hiç ilgisi olmayan bir inanç merkezi, bilinçli olarak hedefe konulmaya çalışılıyor."
"BU SÖYLEMLERE TEK BİR İTİRAZ GELMEDİ"
Trump’ın bu çıkışla ABD iç politikasına ve seçimlerine yatırım yaptığını vurgulayan Yarar, her ülkenin kendi sınırlarını koruma hakkı olduğunu ancak durumun din Düşmanlığına dönüştürüldüğünü belirtti. Yarar konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Trump kendi seçmenine 'Bakın, ben göç politikamı uygulamazsam sonumuz Fransa gibi olur' mesajı veriyor. Her ülke kendi sınırlarını korumakla mükelleftir, buna kimse laf edemez. Ancak siz gidip bir inancı hedefe koyarsanız, Müslüman nüfusun artmasını 'potansiyel bir tehdit' olarak gösterirseniz bunun adı nedir? Bir inancın yükselmesi nasıl bir tehlike oluşturabilir? Kendine 'demokrasinin beşiği' diyen Fransa'dan veya Batı'dan bu söylemlere tek bir itiraz bile gelmedi."










