Irkçı partileri ‘İsrail dostluğu’ birleştiriyor!

04:0024/12/2017, Pazar
G: 18/09/2019, Çarşamba
Abdullah Muradoğlu

Önceki yazımda Beyaz Saray eski Baş StratejistiSteve Bannon’ın başını çektiği Trump’çı, ve “Beyaz Üstünlükçü” ekibin “İsrail Lobisi”nin yanı sıra Avrupa Birliği ülkelerinde yükselen ırkçı, göçmen karşıtı ve İslam karşıtı partilerle bağlantılarına dikkat çekmiştim. İngiltere’de“Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi(UKİP)” liderlerindenNigel Faragebizzat Bannon’ın siyasi kampanyasına iştirak etmişti.Farage, Almanya’da “Almanya için Alternatif(AfD”partisinin önde gelen isimlerinden,Hitler’in Maliye

Önceki yazımda Beyaz Saray eski Baş Stratejisti
Steve Bannon
’ın başını çektiği Trump’çı, ve “
Beyaz Üstünlükçü
” ekibin “
İsrail Lobisi
”nin yanı sıra Avrupa Birliği ülkelerinde yükselen ırkçı, göçmen karşıtı ve İslam karşıtı partilerle bağlantılarına dikkat çekmiştim. İngiltere’de
“Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi(UKİP
)” liderlerinden
Nigel Farage
bizzat Bannon’ın siyasi kampanyasına iştirak etmişti.

Farage, Almanya’da “
Almanya için Alternatif(AfD”
partisinin önde gelen isimlerinden,
Hitler
’in Maliye bakanlarından
Lutz von Krosigk
’in torunu
Beatrix Von Storch
’u desteklemek için Berlin’e giderek konuşma yapmıştı. Çek politikacı
Petr Mach
ise partisi için rol model olarak gördüğü UKİP’in İngiltere’deki etkinliklerinde boy göstermişti. Hollanda’da ırkçı siyasetçi
Geert Wilders
defalarca Farage’a, sevgilerini bildirmişti. Fransa’dan
Marine Le Pen
ile Farage arasındaysa, su sızmıyor.
Steve Bannon’ın hareketiyle Avrupa’daki radikal Sağ partileri birleştiren bir diğer unsurun, her koşulda İsrail’i desteklemek olduğunu belirtmiştik. ABD’de ve AB ülkelerinde yaşayan liberal Yahudilerin aksine Netanyahu Hükümeti bu akımlardan endişe duymuyor. Eylül’de Almanya’da yapılan genel seçimlerde “
AfD
” üçüncü parti olarak parlamentoya girdi. Aynı gün “
The Times Of İsrail
”de
Raphael Ahren
imzalıyazıda Alman Yahudilerini teskin eden bir ankete yer verildi. Ankete göre AfD’lilerin ezici çoğunluğu İsrail yanlısıydı. Avrupa’daki pek çok Sağ parti gibi, AfD de kendini İsrail’in sağlam bir destekleyicisi olarak sunuyordu.
Hollanda’da “
Özgürlükler Partisi
”nin İslam karşıtlığıyla şöhret kazanan lideri
Geert Wilders
, Tel Aviv’de yaptığı bir konuşmada
,“İsrail’le gurur duyuyoruz. İsrail’e minnettarım. Ben her zaman İsrail’i savunacağım. Ülkeniz Batı uygarlığının beşiği. Buna Yahudi-Hıristiyan uygarlığı adını veriyoruz
” diyordu. Wilders, Ürdün’ün Filistin olduğunu, Batı Şeria’nın İsrail’e ait olduğunu ve dolayısıyla ikinci bir Filistin devletine ihtiyaç olmadığını iddia ediyordu. Wilders ayrıca “
Yahuda ve Samiriye(Batı Şeria) olmadan İsrail Kudüs’ü koruyamaz.. Dünyanın geleceği Kudüs’e bağlı. Kudüs düşerse, sıra Atina, Roma, Paris, Londra ve Washington’a gelecek
” diyerek zırvalıyordu. Wilders’e göre Ürdün’ün adı Filistin olarak değiştirilmeli, mülteci Filistinliler Ürdün’e yerleşmeli ve Filistin’in başkenti de Amman olmalıydı. 17 Aralık’ta “
American Thinker
”da “
Ürdün Seçeneği
” başlıklı yazısında
Ted Belman
da Wilders’in zırvalarına atıf yapıyordu.
Hevesli bir İsrail destekçisi olan Nigel Farage’ın liderliği döneminde UKİP’in içinde, “
İsrail Dostları Kulübü”
kuruldu. Öte yandan İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da Yahudi yerleşimleri politikasının savunucularından
Yossi Dagan
da Avrupa Parlamentosu’na yönelik olarak faaliyet gösteren, “
Yahuda ve Samaria’nın Avrupa Parlamentosu’ndaki Dostları
” grubunu kuruyordu. Grupta 15 parlamenter yer alıyordu. UKİP’ten
Bill Etheridge
,
Roger Helmer
ve
Margot Parker
, AfD’den
Beatrix von Storch
ve
Marcus Pretzel
, Wilders’in partisinden
Marcel de Graaff
ile Çekya’dan
Petr Mach
bu grubun üyeleri arasındaydı.

Grubun web sayfasındaki bilgilere göre, grup işgal altındaki Batı Şeria’da Yahudi yerleşimlerine AB tarafından getirilen ticarî kısıtlamaların kaldırılması için faaliyet gösteriyor. Grup, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasını sağlamayı, AB bütçesinden Filistin’e yapılan malî yardımları durdurmayı, 1967 öncesi sınırları içinde kurulacak bir Filistin devletine AB’nin destek vermesini engellemeyi de kendine iş edinmiş. BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, 4 çekimser üye dışındaki AB üyeleri Trump’ın Kudüs kararını veto eden karara “evet” oyu vererek Avrupa Parlamentosu’ndaki bu grubu sevindirmediler.

#ırkçılık
#Sağ Politika
#ABD
#İsrail
#Steve Bannon