Yazarlar Sosyal tesisler çiftliği

Sosyal tesisler çiftliği

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Cumhurbaşkanlığı tarafından “kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımı”na ilişkin ‘tasarruf tedbirleri’ genelgesi yayımlandı.

Kamu kurumlarının özellikle araç saltanatına son veren, karşılama-ağırlama-uğurlama temsil- tören, haberleşme vesaire harcamalarında önemli kısıtlamalar getiren bir düzenleme.

Kamunun şatafatı (israfı) tabii ki halkın ciddi şekilde rahatsızlık duymasına neden olmaktadır.

Yeni genelgeyle, yeterli olmasa da, belli ölçüde bu makam aracı saltanatını sınırlayan düzenlemeler getirilmektedir.

Tabii ki esas olan alınan kararlarla ilgili uygulamalarının takip edilmesidir. Yoksa geçmişte de zaman zaman tasarruf tedbirleri alınmış ama bir süre sonra eski alışkanlıklara dönülmüştür.

Bu yazıda inceleyeceğimiz konu; tasarruf tedbirlerinin kamu misafirhane ve sosyal tesislere ilişkin eksik kalan yönüyle ilgilidir.

**

Kamunun, yani devletin hemen hemen her ilde misafirhaneleri ve sosyal tesisleri bulunmaktadır.

Her ne kadar sosyal tesis ve misafirhanelerin kurum bütçesinden ayrı bir bütçeleri olsa da zararlarının el altından kurum bütçesinden karşılandığı bilinmektedir.

Yine, söz konusu sosyal tesis ve misafirhanelerin mülkiyeti Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne aittir. Üniversiteler başta olmak üzere bazı kurumların sosyal tesisleri yine Milli Emlak’tan kiralanmıştır.

Söz konusu tesislerin en önemlilerinden biri de öğretmenevleridir.

Öğretmenevlerinin birçoğu zarar etmektedir.

Bir kısmı yöneticisiyle birlikte atılım yaparak; hijyene, hizmet kalitesine, işletme yönetimine önem vererek kâr etmekteyken; aynı mevzuata sahip, hatta daha avantajlı konumda olanlar, yönetici beceriksizliği nedeniyle zarar edebilmektedir.

Bir üniversitenin rektörünün değişmesiyle sosyal tesisleri ve misafirhanesinin zarardan kâra geçtiğine şahit olabilirsiniz.

Yine bir başka kamu kurumunun denize nazır sosyal tesisinin siyasetçilerin yerel görüşmeleri için karşılama ve ağırlama mekânı olarak uzun süre kullanıldığını da görebilirsiniz.

Demek ki kurumların zarar etmesindeki önemli bir faktör yöneticinin becerisidir. Yani sosyal tesislerin işletilmesinde profesyonel yönetici ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.

**

Bir başka zarar nedeni de piyasadan söz konusu kurumlara istediği sayıda işçi çalıştırabilme imkânı tanınmasıdır.

Kamu kurumlarındaki personel kısıtlaması karşısında siyasiler bu kurumları arka bahçe olarak kullanıp aşırı personel istihdam etmektedir.

Hem niteliksiz eleman hem de aşırı personel alımı söz konusu kurumların verimsiz çalışma ve zarar etmelerinin bir başka nedenidir.

**

Hadi kamu yararı var, kamu personeli uygun fiyattan (piyasa fiyatının altında) yararlansın.

Sosyal tesislerden yararlanma da adil değil.

Rahatsız edici olan devletin sahipliğindeki tesislerin üst düzey yöneticilere peşkeş çekilmesi, bu sayede kurumlara yapılan yönetici atamalarında liyakat ve performans ölçümünün öne çıkmayışıdır.

Birilerini devreye sokmadan kamu misafirhanelerinden yararlanmayı deneyin, yer bulmanız çoğu kez mümkün değil.

Size yer yok diyen görevli, yukarıdan (o yukarısı neresiyse) arandığında pek ala yer bulabilmektedir.

Yani birçok kurumda önemli birileri gelir diye bazı odaların boş tutulduğunu biliyoruz.

Sonuçta birilerinin makamda kalma, ucuz sosyal imkânlardan yararlanma pahasına kamunun kaynak kaybı söz konusu olabilmektedir.

**

Şehrin en güzel yerinde, özel sektörün elinde olan benzerlerinin yüksek kârlar elde ettiği, kamu sosyal tesislerinin (kira vermedikleri halde) yönetim yetersizliği nedeniyle zarar etmelerini sorgulamak gerekiyor.

Sosyal tesis ve misafirhanelerin, hatta bunlara bağlı kantin işletmelerinin piyasa esaslarına göre faaliyette bulunmalarını sağlayacak, performanslarını sorgulayacak yükümlülükleri söz konusu değildir.

Her bölgede kamu malikânelerinde ciddi israf örnekleri bulmak mümkün.

Tasarruf genelgesinde temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri yapılmayacak deniliyor ya, tam da yaşanılan israfın ayyuka çıkmasıyla kamu vicdanını rahatlatacak bir karar diye çok yerinde olduğunu düşünüyorum.

**

Özetlersek; sosyal tesislerin halk nezdinde bazı siyasi elitin çiftliği olarak kullanıldığı algısına son verilmeli. Bunun için devletin mülkiyetindeki sosyal tesislerin (misafirhaneler dahil) tek bir genel müdürlük çatısı altında toplanması; çalışma kurallarının belirlenmesi, işlemlerin elektronik kayıtla yapılması, performanslarının takip edilmesi, kamu yararını da gözeterek ticari esaslara göre faaliyette bulunmasına yönelik acil bir yapısal dönüşüme gidilmelidir.

Bu sayede tasarruf tedbirlerinin eksik kalan bir ayağı da tamamlanmış olur.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.