Şu aralar işler iyi gidiyor

00:0022/10/2009, Perşembe
G: 3/09/2019, Salı
Ali Bayramoğlu

Önemli adımlar atılıyor. 34 PPK''lının Türkiye''ye gelmesi, teslim olması ve serbest bırakılması (bundan sonrası kötü gitmez ve kötüye kullanılmazsa) barışa doğru atılmış ilk büyük adımdır.Bu adımın ilk işlevi psikolojik blokaj kırılma yönündeki etkisi, ikinci işlevi ise PKK''nın devreye girdiği, DTP''nin aktif rol oynadığı bir silah susturma beyanı ve sürecidir.Bundan sonrası hükümetin atacağı adımlarla şekillenecektir, şüphe yok.Ancak 34 kişinin gelişi, teslim oluşu ve serbest bırakılması hükümetin

Önemli adımlar atılıyor. 34 PPK''lının Türkiye''ye gelmesi, teslim olması ve serbest bırakılması (bundan sonrası kötü gitmez ve kötüye kullanılmazsa) barışa doğru atılmış ilk büyük adımdır.

Bu adımın ilk işlevi psikolojik blokaj kırılma yönündeki etkisi, ikinci işlevi ise PKK''nın devreye girdiği, DTP''nin aktif rol oynadığı bir silah susturma beyanı ve sürecidir.

Bundan sonrası hükümetin atacağı adımlarla şekillenecektir, şüphe yok.

Ancak 34 kişinin gelişi, teslim oluşu ve serbest bırakılması hükümetin atacağı adımların önünü açmış, elini birçok açıdan kolaylaştırmıştır.

Bunlar olurken, biz AB baş müzakerecisi devlet bakanı Egemen Bağış''a Strazburg seyahatinde eşlik ediyorduk. Bağış Avrupa Parlamentosu seçimlerinden sonra yeniden oluşan grupların başkanlarıyla, kimi raportör ve komisyon üyeleriyle temas için Fransa''ya geldi.

İzlediğimiz toplantılarda dikkat çeken husus, dili, üslubu ve duruşuyla zaten kıvrak ve zeki bir siyasetçi olan Bağış''ın bu niteliklerinin ülkesinde yaşanan gelişmelerle nasıl daha çok ivme kazandığı oldu.

Bağış Türkiye''yi anlatırken çok uzun yıllar Türkiye''nin ve Türk siyasetçilerinin mahkûm olduğu savunma pozisyonundan gerçekten çok uzaktaydı.

Ülkesindeki değişimi anlatıyor. Kürt açılımın altını çiziyor, Ermenistan''la imzalanan protokolü hatırlatıyor, demokratikleşme hamlelerine işaret ediyordu AP''li parlamenterler karşısında.

Türkiye''nin yol aldığı açık.

Bunu “uçağın havalanması” benzetmesiyle anlatmak pek yanlış olmaz…

Her alanda, her konuda dış politikadan iç politikaya kadar (kimi istisna durumlar, örneğin Doğan Grubu ile siyasi iktidarın yaşadığı gerginlik gibi haller dışında) demokratik ilkelere uygun adımlarla ve istikrar görüntüsüyle kendisini yenileyen, gücünü arttıran, siyasi yaşamında yeni bir sayfa açmaya hazırlanan bir Türkiye görüyoruz.

Brüksel''de AB nezdinde Türkiye Büyükelçiliği''nden sonra şimdi Avrupa Birliği Genel Sekreterliği''ne atanan Büyükelçi Volkan Bozkır deneyimli bir diplomattır. Demirel''in Özel Kalem Müdürlüğü''den, Özal ve Gül''le çalışmaya kadar uzanan bir kariyeri vardır.

O, bu uçak benzetmesini şöyle düzeltiyordu dün sohbet ederken:

–Evet, ama büyük, çok büyük bir uçak havalandı…

Tersten bir örnek:

AİHM'' deki Türk yargıç Işıl Karakaş ile Egemen Bağış''ın hem fikir oldukları konu demokratik açılımla birlikte mahkemeye Türkiye''den yapılan başvurularda hızla azalma olacağıydı. Karakaş toplam başvuru dosyasının 12.000 civarında olduğunu hatırlatıyor ve başvuru sırasında Rusya''dan sonra ikinci ülke olduğumuzu söylüyordu.

Bu korkunç karneye rağmen Türkiye''nin demokratik bir imaja doğru yol alması son derece önemlidir. Daha önemli olan bu karnenin bir bakan tarafından açık kabulü ve bu sorunun daha fazla demokrasiyle giderileceğinin vurgulanmasıdır.

Uçak daha çok havalandıkça, siyaset tabiileştikçe, kriz algısını aşıp, gündelik sorun ve gelecek teması üzerine oturdukça tartışmalar da değişecektir.

AB istikametinde alınan yol sadece demokrasi ilkeleriyle ilgili değil, yaşam standartlarını da kuşatıyor.

Strazburg''a gelirken, AB genel sekreter yardımcılarından Nurşen Numanlıoğlu''nun uzun uzun anlattığı “Çevre Faslı” son derece etkileyiciydi örneğin. Anlattıklarına göre 1500 sayfalık bir uyum çalışması, buna ilişkin mevzuat değişiklikleri tamamlanmış durumda. Kimyasal atıklardan ambalajlamaya kadar uzanan bu dev alan, tam uyum halinde 60-70 milyar avroluk bir yatırım anlamına geliyor.

Burada tatmin edilen AB''den çok önce (aslında diğer konularda da olduğu gibi) Türkiye ve toplum olacak…

Şu aralar işler iyi gidiyor…