|
Yazarlar

Dönüşü muhteşem olur mu?

04:00 . 16/11/2022 Çarşamba

Ali Kemal Yazıcı

02/12/1958 tarihinde Trabzon’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Trabzon’da yaptı. 1983 yılında Trabzon'da başladığı gazetecilik mesleğini son 12 yılı Yeni Şafak gazetesinde olmak üzere aralıksız sürdürüyor.

Ali Kemal Yazıcı

Öncelikle bu ülkenin bir bireyi olarak İstanbul’da yaşanan hain saldırıda hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı dilerim.

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı bugünlerde Dünya Kupası nedeniyle lige verilen yaklaşık 45 günlük arada nereye koştuğumuzu veya ne için koştuğumuzu, yeni yılda sezonun kalanını tamamlayacağımızdan yola çıkarak herkesin nerede sorumlu olduğunu, nerede durması gerektiğini iyice düşünme fırsatı bulacağını düşünüyorum.

Sezonun 14 haftasından sonra verilen arada herkes şapkasını önüne koyup düşünecek. Arayı işaret ederek, haftalardır kasım ayından sonrasını işaret eden Trabzonspor cephesi sanıyorum ki çok daha düşünecek.

Ekonomik sıkıntılardan bağımsız diğer sorunlar üzerinde durursak Trabzonspor’da kadro yapısından anlayışa, oyuna kadar bir dizi sorun masada duruyor.

Şampiyonlar Ligi kapısından dönüp, UEFA Avrupa Ligi’nde de hayal kırıklığı yaşayan bu takımda bir de şampiyon olan kadro değişip, adeta dere geçerken at değiştirilince 14 haftada sadece lige tutunma gayretinde olan bir takım çıktı ortaya.

Aslında bu değişim ve gerilemenin getirdiği gerilimin tek bir nedeni var. O da Şampiyonlar Ligi’ne katılamamak.

Devler Ligi’nden gelecek paraya bel bağlayan yönetim kurulu, bu para gelmeyince çözümü kısa vadede ödeme yapılacak futbolcuların bir bölümünü satmak, o para ile de uzun vadede ödeme yapılacak oyuncu almakta buldu.

Peki Trabzonspor ne yaptı? Sadece yenilmemeyi planladı ve bunu başardı.

Avrupa maçları dönüşünde 7 maçta 1 galibiyet, Avrupa maçı olmadığında ise 6 maçta 5 galibiyet alındı.

“Yenilmedik ki” söylemini Trabzon’da berabere kalınarak, Şampiyonlar Ligi’ne gidilemeyen Kopenhag maçından bu yana dinliyoruz. Yönetim kurulu ve teknik heyet sanırım ki şapkayı önüne koyup düşündüğünde yenilmediklerini fakat neden yenemediklerini de enine boyuna düşünecektir.

Yenilmemenin mutlaka değerli bir yanı vardır ama arada sırada; sürekli değil.

Haftalar öncede yazdım. Bir takımın sakatı, cezalısı, eksiği olur fakat taraftarından mahrum olursa sıkıntı olur.

Abdullah Avcı’nın kasım ayını işaret etmesinin tek nedeni mutlaka oyunun kritik parçalarının yeni katılımı ve tekrar yapılamamasının sıkıntıları. Bu arada yapılacak planlamada tekrarı bol ve alternatifleri çeşitlilik gösteren oyun olacaktır. İlk 14 haftayı ilk 7 içinde bitiren ve geçmesi gereken 6 rakibi olan Trabzonspor, doğru oyuna coşkuyu da katması halinde yeniden zirve yarışı içinde olur.

Tüm bunların yanı sıra Trabzonspor’un içinde olan herkes ama herkes geçen yıl kazanılan şampiyonluk apoletlerini bir kenara koymalı. Çünkü belli ki bu apoletler çalışandan yönetimine kadar birçoğuna ağır geliyor.

Ayakların yere sağlam basması için bu ağırlıklardan kurtulunması gerekir.

Sonuç olarak; Visca ve Dorukhan beklentisi içinde olmadan ocak ayına kadar yapılacak hazırlık döneminde bu takım öncelikle takım olmalı. Oyuncu gönderip oyuncu almak bugünkü görüntüden farklı bir görüntü koymaz ortaya.

Bu takım oyunu geliştirir ve bu oyunu oyuncuya kabul ettirerek benimsetirse dönüşü muhteşem olur…

#Abdullah Avcı
#Trabzonspor
#Süper Lig
3 ay önce
default-profile-img
Dönüşü muhteşem olur mu?
Bir özür borcu…
Derin uykuları bölen acının derinliği
Aynı safta
Charlie Hebdo’nun tankları Türkiye’ye gelir mi?
Ucuz fırsatçılıklar…