
Ebeveyn, bir çocuğun bakımında ve yetiştirilmesinde sorumlu olan anne ve babayı ifade eden bir kavramdır. Yani çocuk üzerinde iki kişinin sorumluluğunu tanımlar.
Annenin sorumlulukları üzerine çokça yazılır, çizilir. Herkes bir annenin sorumluluklarını bir çırpıda hızlıca sayabilir. Daha gebelikte başlar annenin sorumluluğu… Bebeği sağlıkla taşıyıp, dünyaya getirmek, beslenmesi, bakımı...
Ya babalar…?
Psikoloji ve nörobilim araştırmalarına göre, çocukla temas ettikçe, bakım verdikçe, zaman geçirdikçe, babalarda hormonal değişimler yaşandığı biliniyor. Ruth Feldman’ın ebeveyn bağlanması üzerine çalışmaları, bebekleriyle yoğun fiziksel ve sosyal temas kuran babaların da anneler ile aynı seviyede oksitosin salgıladığını gösteriyor. Yani babalık hissi temas ve bakım yoluyla güçleniyor.
40 yaş üzeri kadınlara sorulduğunda kadınların %60’ı istediğinden daha az çocuk sahibi olduğunu ifade ediyor. Yani kadınlar çocuk doğurmak istiyor…
80 metre kare bir evde üç çocuk büyüten kadının hiçbir destek almadığında, dişçiye dahi gidemediğini biliyor musunuz?
Doğurganlık oranlarının düşmesi bahsinde yeni toplumsal hayatı, aile yapısı değişimlerini, anne baba rollerini de çalışmamız gerekiyor.
Nurettin Topçu eğitim bahsinde, “Terbiye insan ruhuna şahsiyet kazandırma işidir” der. Bu yüzden aile, sadece sevgi yumağı bir alan değil aynı zamanda karakter inşa eden ilk mekteptir.
Psikolog Michael Lamb’ın çalışmaları, çocuk gelişiminde babanın aktif varlığının, çocukların akademik başarısının artmasından, davranış problemlerinin azalmasına, sosyal ilişkileri daha sağlıklı olmasından, özgüven gelişimine kadar geniş bir çerçevede olumlu etkiler oluşturduğunu gösteriyor.
Geçtiğimiz günlerde, Psikolog Dr. Abdülaziz Yılmaz, İstanbul Aile Vakfında düzenlenen bir toplantıda baba ve çocuk arasındaki bağın kimlik gelişimine etkisini uzun uzun anlatıyor. “Babayla kurulacak olan ilişki, merhamete dayalı bir disiplin ile inşa edilirse çocuğun dini ve manevi kimliği o kadar sağlıklı inşa edilmiş olur. Baba, çocuğa değer vermeye dayalı bir ilişki inşa ederse, çocuğun sosyal hayatı çok daha sağlıklı olur.” (Sanal mecralarda röportaja erişebilirsiniz.)
Kur’an-ı Kerim’de babalar ve evladı üzerinden pek çok nasihat verilir. Lokman Peygamber’in oğluna verdiği öğütler, Hz. İbrahim’in nesli ve ailesi için ettiği dualar, Hz. Nuh’un oğlunu kurtarmak için verdiği çaba, Hz. Yakup’un ailesini bir arada tutma mücadelesi…
Peygamber Efendimizin “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermemiştir” hadis-i şerifi ile çocuğun anne baba üzerindeki hakkını ifade eden nasihatleri, kızı Fatıma ve torunları Hasan ile Hüseyin’e gösterdiği sevgi ve merhamet, hepimize örnek değil mi?
İslam, cenneti annelerin ayakları altına sererken, anne ve babaya ‘öf’ dahi demeyi yasaklar. Babalığı da ekonomik yükümlülüğün ötesinde, çocuğun manevi gelişimi, terbiye sorumluluğu olarak tanımlar.
Bu vesileyle üzerimde emeği, hakkı çok olan, şahsiyetimi ilmek ilmek işleyen rahmetli babam Hafız Bilal Gündoğdu’yu da anmak isterim. Ben razıyım, Allah da razı olsun…
Modernizm kadına, güçlü olmak adına yalnızlığı dayatırken, ne yazık ki erkeğe de bireysel özgürlük, hazza dayalı bir hayat sunarak, bireyleri aile fikrinden uzaklaştırıyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.