Yazarlar Başbağlar katliamında Pentagon-Kontrgerilla-PKK iş birliği deşifre edildi

Başbağlar katliamında Pentagon-Kontrgerilla-PKK iş birliği deşifre edildi

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Yakın tarihimizde Sivas Madımak, Erzincan Başbağlar, Elbistan, Kırıkhan, Kahramanmaraş, Çorum Malatya ve Gazi Mahallesi’nde Alevi ve Sünni vatandaşlarımız çeşitli provokasyonlarla tahrik edilerek kışkırtılarak birbirlerine düşürülmüş ve kardeş kanı akıtılmasına neden olunmuştu. Ne yazık ki günümüze kadar bu senaryoları yazıp uygulayan derin yapı (Kontrgerilla) bilinmesine rağmen somut bir şekilde ortaya çıkarılamaması, Alevi kesim üzerinde geçmişten günümüze devlete bakış açısında olumsuz izler bırakmış gözüküyor. AK Parti’nin Alevi çalıştayları düzenlemesi Alevi dedeleri ve vatandaşlarımıza yönelik pozitif yaklaşımları ve yakın diyalog kurma faaliyetleri ile Alevi vatandaşlarımızın devletle ve milletle barışıp kucaklaşmasına yönelik gayretleri bile maalesef bu derin izleri tam anlamıyla silememiş görünüyor.

BAŞBAĞLAR’I VURAN SİLAHLAR AMERİKA’DAN?

Bu nedenle Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Başbağlar katliamının 29 yıl sonra tekrar soruşturularak hazırlanan iddianamede Türkiye’de Kontrgerilla isimli derin yapı ve bu yapının tetikçi olarak kullandığı PKK terör örgütü ve iltisaklarının deşifre edilmesi Cumhuriyet tarihimizde bir ilk ve geçmiş tarihlerdeki provokatif toplumsal olayların ve faili meçhul siyasi cinayetlerin arka planını aydınlatması açısından çok önemlidir. Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı Türkiye’de özellikle 1990’lı yıllarda meydana gelen mezhep kavgaları ve cinayetlerin arkasında karanlık odakların Kontrgerilla, PKK, FETÖ ve Amerika işbirliği olduğunu ‘deşifre’ etti.

Başsavcılık iddianamesinde, PKK’nın derin yapı (Kontrgerilla) ile birlikte nasıl iş birliği içerisinde katliamı geliştirdiğine ilişkin çok önemli verilere ulaşıldı. Derin devletin PKK’ya havale ettiği olayda, saldırının Sivas hadisesine misilleme eyleminden ziyade aylar öncesinden çalışılmış organize bir saldırı olduğu deşifre edildi. Madımak hadisesinin 3 gün sonrasında Bağbağlar’ın tesadüfen seçilmediği ve saldırının aylar öncesinden planlandığını gözler önüne seren 150 sayfalık iddianamede, Başbağlar’a baskın düzenleyen teröristler ve beraberindeki milislerin köyde hangi evde kimin oturduğunu ve hangi evde ne tür silahın bulunduğunu bilerek geldikleri ortaya konuldu. Başbağlar katliamı dosyasını 29 sene sonra raftan indiren Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 33 masumu kurşunlayan silahların Amerikan yapımı olduğu ortaya çıkarıldı.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29 sene sonra hazırladığı Başbağlar katliamına ilişkin iddianamede olay hakkında şok bir bilgiye daha ulaşıldı. CHP/SHP’nin koalisyon ortağı olduğu 1993’te karanlık Madımak olayının 3 gün sonrasında gerçekleştirilen ve CHP’li Adalet Bakanı Seyfi Oktay yargısının hemen üstünü kapattığı Başbağlar katliamı dosyasını 29 sene sonra raftan indiren Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 33 masumu kurşunlayan silahların Amerikan yapımı olduğu ortaya çıktı. Saldırıda kullanılan silahlara ilişkin mermi çekirdekleri ve kovanlardan yola çıkan savcılık, eylemde kullanılan silahın “FS I 601736” seri numaralı ABD yapımı otomatik tüfekler olduğunu belirledi. O dönem PKK’nın envanterinde yalnızca Rus yapımı Kalaşnikof ve el yapımı patlayıcılar olduğu halde, bu saldırının ABD üretimi özel tüfeklerle yapıldığının belirlenmesi, katliamdaki derin yapıyı ifşa etti.

SİLAH PENTAGON’DAN, BAŞBAĞLAR VE TUNCELİ’DE 10 PROVOKATİF EYLEM PKK’DAN

Başbağlar katliamındaki “Amerika parmağını” yakalayan savcılığın hazırladığı 2022/1785 Esas, 2022/254 sayılı iddianamede şu ifadeler yer alıyor: “07/05/1994 günü Tunceli ili, Pülümür ilçesi, Senek Köyü civarında PKK terör örgütü ile çıkan çatışma sonucu ölü olarak ele geçirilen 22 adet teröristin üzerinden çıktığı bildirilen “FS I 601736” seri numaralı 5.56 mm çapında, ABD yapısı otomatik tüfeğe ait olduğu bildirilen 5.56*45 mm çapında 3 adet mukayese kovanın, Başbağlar Katliamı sonucu ele geçirilen 5.56*45 mm çapındaki 17 adet kovandan 12 adedi ile irtibatlı olduğu, dolayısı ile bu 12 adet kovanın “FS I 601736” seri numaralı otomatik tüfek ile atıldığının tespit edildiği...” Böylece Başbağlar katliamının PENTAGON’dan PKK’ya verilen ABD yapımı özel otomatik tüfeklerle gerçekleştirildiği savcılıkça tespit edilmiş oldu.

Başbağlar’da bulunan mermi çekirdeği ve kovanların izini süren savcılık, karanlık ellerin bu olaydan sonra aynı silahların 10 kanlı eylemde daha kullanıldığını saptadı. Bu saldırılardan en dikkat çekeni, Başbağlar katliamının 3 ay sonrasında Tunceli’de ANAP’lı Belediye Başkanı Suphi Vural’ın evine yapılan saldırının da aynı silahlarla düzenlendiğinin tespiti oldu. ANAP’lı Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın şüpheli kalp kriziyle hayatını kaybettiği 1993 yılında silsile halinde yaşanan karanlık hadiseler arasında yer alan Başbağlar saldırısı ile ANAP’lı Vural’ın adresine yapılan saldırının aynı merkezden düzenlendiği gün yüzüne çıkarıldı. Başbağlar’da ölüm saçan silahlarla ayrıca bir yıl içerisinde; Tunceli Ovacık’ta 4, Tunceli Pertek’te 2 vatandaşımızın daha katledildiği, 3 kişinin yaralandığı kaydedildi. Savcılık soruşturmasıyla saptanan o 10 saldırı iddianamede yer aldı.

Almanya merkezli “Ali’siz Alevilik” veya “Aleviliğin İslam dışı” olduğunu savunan, Zerdüştlük, paganizm propagandaları ile Türkiye’de günümüzde dahi mezhep çatışmalarına yönelik provokatif faaliyetlere rastlanabiliyor. Ancak bu provokatörlerin kısa zamanda yakalanmaları Türkiye’de Alevi- Sunni çatışması yaratma çabasında olan Alevi diasporasını bile etkisiz kılabiliyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.