İsrail ABD için de bir “iç tehdit”tir. Ya kendini feda edecek ya İsrail’i. İsrail’in “Türkiye korkusu” gerçektir. Çünkü yeni coğrafya planında “İsrail haritası” olmayacaktır. Artık bundan sonra; İsrail ile yatan Cehennem’e uyanacak. Dünyanın yeni gerçeği budur.

İbrahim Karagül
İbrahim KaragülYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 21/07/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
İsrail ABD için de bir “iç tehdit”tir. Ya kendini feda edecek ya İsrail’i.
İsrail’in “Türkiye korkusu” gerçektir. Çünkü yeni coğrafya planında “İsrail haritası” olmayacaktır.
Artık bundan sonra; İsrail ile yatan Cehennem’e uyanacak. Dünyanın yeni gerçeği budur.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, uzunca bir süredir devam ettirdiği İsrail karşıtı söylemlerini Ankara’daki NATO zirvesinden sonra tırmandırdı. İsrail’i adeta topa tuttu. İsrail tarafından fonlanan kişilerin kendisine ve Trump’a saldırdığını belirterek, “Cehenneme kadar yolunuz var!” dedi.

İsrail’in sonsuz savaş istediğini, ABD’yi içeriden savaşa manipüle ettiğini, kendilerine karşı ABD medyasında paralı yazılar yazdırdığını belirterek, İsrail’e “Kendinize gelin!” uyarısı yaptı. Vance, “İsrail, İran görüşmelerimizi havaya uçurmaya ve anlaşma peşinde koşan herkesi karalamaya çalışmak için servet harcadı” ifadelerini kullandı.

BATI’NIN EN BÜYÜK “GARNİZON’U”… “MÜSLÜMAN SOYKIRIMI”NIN MİMARI.

Trump’ın da “İsrail’i ömür boyu koruyamayız” cümlesi ile örtüşen bu cümleler, Beyaz Saray tarafından da kabullenildi. Vance ayrıca, “Epstein açıkça İsrail istihbaratının en üst düzeyleriyle bağlantılara sahipti” diyerek, İsrail istihbaratının ABD içindeki nüfuz gücünden duydukları rahatsızlığı en üst düzeyde dile getirmiş oldu.

“ABD-İsrail ekseni” İsrail’in varoluş gücüdür. İsrail’in bütün savaşları, işgalleri, soykırımları ABD gücü ile yapılmıştır. ABD desteğini çektiği anda İsrail bir haftalık güçtür, ayakta durması mümkün değildir. Batı’nın coğrafyamızdaki en büyük “garnizonu” olmaktan başka hiçbir rolü olmayan İsrail, son otuz yılın “Müslüman Soykırımı”nın mimarıdır.


“GARNİZON”U YAŞATIRSANIZ DÜNYAYI KAYBEDECEKSİNİZ...

ABD içindeki lobi gücü ile iktidar şekillendiren, medya ve finans gücünü kullanıp ABD askeri gücünü hedef ülkelerde savaştıran bir rejimdir. Ancak ABD, bu “garnizon”u 21. yüzyılda da yaşatma pahasına coğrafyayı ve dünyayı kaybetmeyi göze alabilir mi?

Daha şimdiden İsrail’e verdiği sınırsız destek yüzünden neredeyse dünyada dostu, müttefiki kalmadı.

Peki ABD-İsrail arasındaki bu kırılma bir danışıklı dövüş olabilir mi? Trump İsrail’e dokunulmazlığı devam ettirirken Vance, İsrail karşıtı görünüp ABD iç kamuoyu ve küresel kamuoyunda ABD’yi aklama yöntemi uyguluyor olabilir mi?

Nitekim, İsrail ile yakın duran herkesin kaybettiği bir küresel iklime girdik ve “dokunulmaz” bir hassasiyetle İsrail’e çalışan birçok ülke, şimdi yakın görünmekten kaçınıyor.


“İSRAİL’İN YÜKÜ”NÜ TAŞIMAK: ABD İNTİHAR MI EDECEK?

ABD’nin böyle bir şeye ihtiyacı yok. İsrail ile o kadar iç içe ki, dünya zaten bunu satın almış durumda. İsrail’e mesafe koyarak elde edeceği her neyse, şimdiye kadar İsrail’e yakın durarak da elde etti zaten.

Zihinsel olarak da ABD “İsrail’in yükü”nü taşımanın maliyetlerini henüz tam anlamıyla görebilmiş değil. Ama çok yakında bunu kavramak zorunda kalacak.

Ama bu açıklamalar bir şeylerin değişmeye başladığına işaret ediyor. İsrail ile ideolojik ortaklık, yeni dönem küresel güç matematiği ile tam örtüşmüyor. Bu ortaklık ABD’ye çok şey kaybettiriyor, onu uluslar nazarında yalnızlaştırıyor.

İsrail saldırganlığına, yağmacılığına, barbarlığına tahammülün sınırları aştığı bir dönemde, işin faturası ABD’ye “küresel liderlik rolünün ebediyen kaybı” olarak yansıdı, yansıyor.

Buna daha ne kadar tahammül edebilecekler? Kaybetmeye ve intihar etmeye devam edecekler mi? Yoksa “İsrail Garnizonu”nun tasfiyesini ciddi ciddi düşünecekler mi?


İSRAİL NE Kİ TÜRKİYE’YE SALDIRACAK!

Onlar düşünmese bile dünyanın yeni güç matematiği ABD’yi buna zorlayacak. Ama onlar, yukarıdaki açıklamalarda olduğu gibi, bu bağımlılıktan kurtulmaya kendileri de karar verebilirler. Her ne kadar onlar için İsrail dokunulmaz ise de bu uğurda “ABD’nin dokunulmazlığını feda etme, kurban etme” lüksleri olmayacak.

İsrail’de son bir yılda izlediğimiz panik bundan kaynaklanıyor. İran’ın tasfiyesi konusunda bile ABD’yi istedikleri mevziye çekememişken, “Türkiye düşman ülke” tezini ısrarla işlemeleri, ABD kamuoyunu buna hazırlamaları, “Türkiye’ye saldırı” dahil, inanılmaz tehdit açıklamaları yapmaları bundan.

Ama bu tutmayacak. İsrail’in Türkiye ile mücadele etme gücü yok. Türkiye’ye saldırma gücü hiç yok. ABD’yi buna ikna etme imkânı zaten yok.

İkisi de olsa bile, böyle bir savaşı göze alma imkanları olmayacak. Türkiye öyle bir askeri ve küresel siyasi güce dönüştü ki, hiçbir ülkenin Türkiye’yi hedef alma imkânı artık yok.


“TÜRKİYE’Yİ NASIL DURDURACAĞIZ” KORKUSU! HİÇBİR “HARİTA”DA İSRAİL’E YER VERİLMEYECEK.

İsrail’de yayınlanan askeri analizlerin hepsinde, “Türkiye’nin askeri gücü ile nasıl mücadele edeceğiz, donanmamızı nasıl rekabet edecek güce ulaştıracağız, ‘Türkiye-Suudi Arabistan-Mısır Ekseni’ni nasıl dağıtacağız, Suriye ve Lübnan’da Türkiye etkisini nasıl kıracağız, Kızıldeniz’de Türkiye varlığını nasıl boşa çıkaracağız” şeklinde korku ifadelerinden başka bir şey değil.

ABD’siz İsrail bir haftalık devlettir. İsrail kendi başına tek bir savaş bile kazanmamıştır. Hiçbir zaman gerçek bir ordu ile savaşmamıştır.

ABD ve Avrupa orduları olmadan yaptığı tek şey, silahsız insanlara, toplumlara yönelik katliam geleneğidir. Gerçek bir devlet bile olmayan bu yapının provokasyonları ABD dahil bütün ülkeleri bıktırmıştır.

İsrail şunu bilmektedir: Türkiye’nin ortak coğrafya tasarımında hiçbir yeri olmayacaktır. Coğrafyanın birleşmesinde, entegrasyonunda, ulus-üstü ortaklıklar planlarında İsrail’e yer verilmeyecektir.

Bu da bir varoluş tehdidi içine girmesine yol açmaktadır. Bu tehdit ciddidir, İsrail için yolun sonu büyük oranda belirmiştir. Hiçbir ulus onlar için artık bedel ödemeyecektir.


İSRAİL AYNI ŞEYİ YAPARSA BU SEFER ABD’Yİ BİTİRİR. ABD TEHLİKEYİ GÖRDÜ MÜ?

Önceki yazımda İsrail’in 11 Eylül saldırılarının mimarı, planlayıcısı olduğunu yazmıştım. “20. Yüzyıl Garnizonu”nun ömrünü uzatma, coğrafyayı sonsuz savaşlara sürüklemek için, ABD’yi geri dönülmez savaşlara sürüklemek için, Batı-İslâm savaşları tarihini canlandırmak için bunu yapmıştır.

Sadece ömrünü uzatmıştır. Bu ömür yine bitti. Bu sefer, ömrünü yeniden uzatmak, yeniden Batı-İslâm savaşları başlatmak için benzer bir yöntem deneyebilir.

Böyle bir ihtimal vardır. Hatta böyle bin tehlike var. Trump’a suikast yapıp “İran yaptı” dedirtmek bu yönde ilk akla gelendir. Ama çok daha detaylı olan ihtimallerin planlandığını sanıyorum.

ABD bu ihtimali görmüş olabilir mi? Çünkü böyle bir durum, ABD’nin bitişi ile sonuçlanabilir. Zira 11 Eylül’den sonra ABD’nin küresel liderlik rolü bitti. Dünyaya liderlik edecek siyasi ahlakı, ekonomik gücü, askeri gücü olmadığı ortaya çıktı. İsrail ömrünü uzatmak için böyle bir şeye girişirse, bu sefer ABD’nin tükenişine imza atmış olacaktır.


ABD YA İSRAİL’İ TASFİYE EDECEK YA DA KENDİNİ FEDA EDECEK…

ABD bir karar vermeli: “İsrail Garnizonu” mu tasfiye edilecek yoksa kendini dünyadan tecrit edip büyük güç kaybı mı yaşayacak. İsrail’i mi feda edecek, kendini mi?

Trump yönetiminden gelen İsrail karşıtı sözler, bunların sorgulanmasından kaynaklanıyor olabilir mi? Umarız sorgularlar. Yapmazlarsa, dünyanın yeni yol haritası ABD’yi buna zorlayacaktır.

İsrail en yakın olduğu ülkeleri kaybetti. Türkiye’yi kaybetti. Rusya’yı kaybetti. ABD’yi de kaybedebilir. Sadece BAE, Rum Kesimi ve Yunanistan yanlarında. Yakında Yunanistan’ın da bu “cephe”den kopacağını söyleyebiliriz.

Hal böyle iken, silahsız Gazzelilere soykırım yapmakla Türkiye ile boy ölçüşmeye kalkışmanın aynı şey olmadığını anlamak zorunda kalacaklar. Ya da onlara anlatılacak.


ÜÇ ÜLKEYİ ÇEVRELEME, ÜÇ AYRI ŞOK YAŞAMA…

Türkiye ile ABD arasındaki yakın ilişki, İsrail’in en çok kıskandığı ve bozmaya çalışacağı hal olabilir. Erdoğan ile Trump’ın yakınlığının İsrail’i yabancılaştırdığı, tecrit ettiği düşünülebilir. Bazıları “ABD, İsrail’i Türkiye eliyle dövmek istiyor” bile diyebiliyor. Ama Türkiye’nin İsrail’i bütün bölgede tecrit ettiği açıktır.

Daha dün Suriye üzerinden Türkiye sınırında yığınak yapıyor, haritalar çiziyordu. Şimdi Golan’dan bile çekilmekle yüz yüze kalacak. Rum Kesimi ve Yunanistan ile Türkiye’ye meydan okuyor. Bunun sonunda da bir şok yaşayacak.

Libya iç savaşı ve Sudan iç savaşı üzerinden Mısır’ı çevreliyor. BAE ve Somaliland üzerinden Suudi Arabistan’ı çevrelemeye çalışıyor. Ama Suriye’de yaşadığını bu ülkelerin tamamında yaşayacak. Asıl tecrit ondan sonra gelecek.


İSRAİL İLE YATAN CEHENNEM’E UYANIR! BUNU DÜNYA KUPASI’NDA BİLE GÖRDÜK.

İsrail ile yatan cehenneme uyanır. İsrail’e yakın duran kaybeder. Önceki gece yapılan Dünya Kupası finalinde, İsrail destekçisi olduğu için, Arjantin’in yanında İsrail’den başka tek bir ülke bile yoktu. Milletler, Filistin halkına desteği için hep birlikte İspanya oldu. Bu bile can alıcı bir göstergedir.

Artık bölgemizin de dünyanın da yeni gerçeği budur. Mısır ve Suudi Arabistan, Türkiye’nin Suriye’de yaşadığı tehlike ile tanışırken, üç ülkenin yakınlaşmasının zaruret olduğunu gördüler.

Şimdi bunun ayak seslerini duyuyoruz. Bu daha da belirginleşecek. Eğer bu ülkeler, gerçek anlamda tehdit tanımı yapıyorlarsa, İsrail’in olmadığı bir coğrafya düşüncesi üzerinden hareket etmeleri şarttır.


JEOPOLİTİK GERÇEKLER VE GÜÇLER MATEMATİĞİ BİZE DOĞRU SÖZLER SÖYLER.

Dini ve ideolojik değil, sadece jeopolitik gerçekler ve güç ilişkileri açısından bakınca İsrail’in varlığının coğrafyanın tamamı için, ABD için, Avrupa için ne büyük tehlikeler barındırdığını herkes görecektir. Dünya öyle bir fırtınaya hazırlanıyor ki, bu bakışa sahip olamayan devletler zaten ayakta kalamayacaktır.

Türkiye’nin İsrail’e yönelik politikası, bin yıldır devam eden coğrafya politikasının kendisidir. Bu coğrafyada İsrail’in bir “Harita Hakkı, Yahudilerin bir Devlet Hakkı” olamaz.

Çünkü onlar hiçbir haritaya saygı duymadılar, asla devlet olma ehliyetine sahip olamadılar. Öyleyle milletlerin İsrail’i değil kendilerini düşünme vakti gelmiştir.

Bir süre sonra, şartlar olgunlaştığında ABD ve Avrupa ülkelerinin de kendilerini düşünme ihtiyaçları öne çıkacak, İsrail’i düşünmenin bedeli karşılanamaz hale gelecek. İşte o zaman Avrupa’daki Yahudi karşıtlığının şiddetini, ABD’deki “İsrail Yükü”nün tanımamazlığını herkes görecek.


TÜRKİYE BU GERÇEĞİ AVRUPA VE ABD’YE DE ÖĞRETECEKTİR.

Türkiye, sadece savunma hazırlıklarında öne geçmekle kalmadı: Coğrafya kimliğinin yeniden tanımlanmasında, küresel güç matematiğinin hesaplanmasında da çok öne çıktı. Birçok ülkeye göre öncü oldu.

Türkiye’nin İsrail karşıtlığı Filistin, Gazze hassasiyeti ile sınırlı değil. 21. yüzyılın en gerçekçi şartlarına göre dizayn ediliyor.

İçeride her ne kadar eski ezberlere bağımlı olanlar olsa da Türkiye’nin yeni devlet düşüncesi ve jeopolitik aklı İsrail’in tasfiyesinin gerçekçi şartlarını dünyaya öğretecektir.

Ve bu gerçekler ABD’yi de Avrupa’yı da etkileyecektir. Belki de onlara, gelecek yıllarda, İsrail yüzünden küresel ölçekte ödeyecekleri bedelleri hatırlatacaktır.


İSRAİL’İN TÜRKİYE KORKUSU GERÇEKTİR.

Her gün İsrail medyasından ve siyasi çevrelerinden izlediğimiz savaş sözleri sadece korkudur. Ve bu korku gerçektir. İsrail belirsiz sınırlarında kuşatılacak, bu sınırlar anlamsız hale gelecek, coğrafya silahı ile boğulacak, belki de kendilerine yurt aramaya başlayacaklardır.

Çünkü bu kanser, coğrafyayı içten içe çürütmektedir. Kanserli yapı kesilip atılacaktır.

Bütün bunların İsrail’e kişisel karşıtlıkla hiçbir alakası yoktur. Tamamen bir gelecek okuması ile, dünyanın yeni güç yapılanmasının varacağı nokta ile, yirminci yüz yıl parantezinin kapanması ile, Türkiye’nin yüz yıl sonra dönüşü ile, coğrafyanın ulus-üstü ortaklıklar üzerinden yeniden dizayn edilme çabası ile, ABD ve Avrupa’nın geleceğin savaşlarında almak zorunda kalacakları pozisyonlar ile alakası vardır.


ABD İÇİN BİLE “İÇ TEHDİT” OLAN İSRAİL UZATMALARI YAŞIYOR…

Türkiye bu alanda da öncüdür. İmparatorluklar aklının dünyaya bir kez daha öğreteceği çok şey vardır. Türkiye ile İsrail arasındaki uçurum daha da derinleşecek, İsrail kurulduğundan bu yana ilk kez varoluş tehlikesi ile karşılaşacak, şimdiye kadar elinde hazır tuttuğu Batılı orduların desteğinin artık çok da garanti olmadığı görülecektir.

Türkiye ve coğrafyamızın büyük milletleri barış ve refah kuşağı oluşturacaklarsa bunun tek yolunun İsrail varlığının coğrafyadan çıkarılması olduğunu biliyorlar daha da bilecekler. Artık ABD’nin bile “iç tehdit” görmeye başladığı bu topluluk için dokunulmazlıklar tarihi bitmiştir.

Uzatmalar şu an sadece yaşanmaktadır.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026