Yazarlar İsmail Saymazın David Keynes röportajı FETÖnün masonik ilişkilerini örtmek için miydi?

İsmail Saymaz’ın David Keynes röportajı FETÖ’nün masonik ilişkilerini örtmek için miydi?

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

FETÖ’nün kripto haberleşme programı ByLock’un lisans sahibi olan David Keynes (Alparslan Demir)itirafçı olarak 9 Haziran’da Türkiye’de güvenlik güçlerine teslim oldu. Keynes’in Türkiye’ye gelerek yargıya teslim olmasından Temmuz ayının ortalarına kadar kamuoyu ve medyanın haberi olmadı. Zira ByLock’un lisans sahibi Keynes’in Baykal’a yapılan kaset operasyonu başta olmak üzere gazeteci Haydar Meriç ’suikast’ına kadar birçok olayda kilit durumda olduğu düşünülüyordu. David Keynes’in itirafçı olarak teslim olmasında AİHM’in ‘ByLock tek başına delil olamaz’ kararının etkili olması önemli bir rol oynamıştı. Ekim 2016 yılında ByLock‘un lisans sahibi Keynes’in Hürriyet Gazetesi yazarı İsmail Saymaz’la New York’ta yaptığı röportajın arka planı birçok açıdan karanlık noktalardan oluşuyordu. Öncelikle Keynes neden Hürriyet Gazetesi’ni aramıştı? İsmail Saymaz’ı gazete mi görevlendirmişti yoksa Keynes mi Saymaz’ı istemişti. David Keynes her fırsatta Türkiye’ye gelip gittiğine göre bu ropörtaj neden New York’ta yapılmıştı. Gizlenen ilişkiler ağı neydi? Bu röportajın sorunlu olduğunu bile bile Aydın Doğan’ın başında olduğu Hürriyet gazetesi açık bir şekilde ByLock üzerinden FETÖ operasyonlarını sulandırmaya yönelik algı operasyonuna hizmet eden bu söyleyişi neden yayımladı? Gazetenin bazı yazarları, David Keynes’in açıklamalarının doğru olduğu yönünde neden ısrarcı bir yaklaşımda bulunmuştu, Üstelik önemli bir iddiaya göre, yayın kurulunun itirazlarına rağmen bu haberin sür manşetten yayımlanmasının arka planında saklanan gizlenen sır neydi? Yoksa bütün bu çabalar FETÖ’nün masonik ilişkileri ve mason imamlarının deşifre olmaması adına mıydı?

FETÖ MASONİK BİR ORGANİZASYON MU?

FETÖ’nün masonik bir organizasyon olduğu artık iddiadan öte nerdeyse ortaya çıkmış bir gerçeğe işaret ediyor. Şifreleme, gizlilik, semboller, dışa kapalılık, gibi kriterler FETÖ yapılanmasının masonik organizasyonu rol model aldığının bir ispatı sanki. 15 Temmuz Kalkışması’nda önemli roller üstlenmiş üst düzeyde FETÖ’cü hainler arasında kaç mason var acaba? FETÖ’nün mason imamları ve ByLock ile ilgili tekzip edilmemiş haberler var. Bu haber ve iddialara göre; emekli büyükelçi Aydın Sefa Akay isimli diplomatın FETÖ’nün MASON localarından sorumlu imamlarından biri olduğu ve görev yaptığı yerlerde mason teşkilatlarına sızma amacıyla çalışmalar yürüttüğü belirtiliyor. FETÖ’nün gizli haberleşme sistemi ByLock programının ‘’Kırmızı listesinde’’ olduğu için 15 Temmuz operasyonları sonrasında tutuklandığı belirtiliyor. Türkiye’de masonlar üzerine önemli araştırma ve kitapları bulunan yazar Süleyman Yeşilyurt, bir haber kanalında yaptığı açıklamalarla FETÖ’nün mason imamlarını deşifre ettiğine yönelik iddialar ortaya atmıştı.Eski Tiflis Büyükelçisi Gürcan Balık’ın dış işlerinden, iş adamı Mehmet Ünver Peker’in Silivri’den sorumlu mason imamları oldukları belirtilmişti. 15 Temmuz sonrası Gürcan Balık ve Aydın Sefa Akay’ın tutuklandığı Mehmet Ünver Pekerin ise kaçak olduğu iddiası gündeme getirilmişti.

İSMAİL SAYMAZ’IN DAVİD KEYNES RÖPORTAJINDA GERÇEK OLMAYAN YALAN VE YÖNLENDİRMELER

---- ByLock’un patent sahibi olduğu iddia edilen David Keynes isimli şahsın Hürriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamalar, ByLock üzerinden FETÖ operasyonlarını sulandırmaya yönelik bir algı operasyonuna işaret etmektedir. Keynes’in verdiği röportajda, “Türkiye’de ByLock kullananların %90’ı cemaatçi” iddiası FETÖ’nün ‘’mağduriyet algısını ‘’pekiştirmeye yönelik psikolojik harekata hizmet etmektedir. Bu nedenle 3 aşamalı şifreli gizli haberleşme sistemi ByLock’a giren ve kullananların tamamının FETÖ’cü oldukları Yargıtay kararlarında da yer almıştır.

--- Röportajda ByLock’un deşifre olmasıyla birlikte, Ocak 2016’dan sonra, ByLock kullanılmadığı açıklaması açık bir maniplasyondur. Bu ifade ByLock’tan tutuklanan veya tutuklanması muhtemel FETÖ mensuplarının 15 Temmuz kalkışmasında ve darbe girişiminde ilişkilerinin olmadığına yönelik olarak gerçekleri çarpıtan açık bir yalan ve yönlendirmeye işaret etmektedir.

---- Bu tarihten itibaren çok sayıda FETÖ üst düzey yöneticinin, ByLock üzerinden ‘15 Temmuz’da zulüm bitecek’ mesajları attıkları ortaya çıkarılmıştı. ByLock mesajlaşmalarının çok az bir kısmının deşifre edilmesi bile terör örgütünün 15 Temmuz Darbesi’nin tüm ByLock’çular tarafından bilindiğini ve örgütün darbedeki rolünü açık ederken, himmet toplama, para transferleri, KPSS sınav sorularının çalınmasına yönelik diğer yasadışı faaliyetleri de gözler önüne sermişti.

---- 15 Temmuz Kalkışması’nı soruşturan yargı mensupları ByLock ve yazışmalarını veya mesajlarını birlikte değerlendiriyorlar. Milyonlarca mesajdan oluşan ByLock yazışmaları, yargı sürecinde delil niteliği taşıyor. İstihbarat birimlerimiz içindeki uzman kadrolar, örgüt içi milyonlarca yazışma ve mesajları çözmeye devam ediyor.

Bu başarılı çalışmalar neticesinde FETÖ’nün 15 Temmuz Kalkışma tarihini ilk kez 11 Ocak’ta ByLock yazışması kanalıyla terör örgütünün tüm üyelerine gönderdiği tespit edilmişti.

---- Kaldı ki ByLock kullanımının Ocak 2016 tarihinde bittiği iddiası da birçok ilimizde FETÖ’ye yönelik yapılan operasyonlarda göz altına alınıp tutuklanan örgüt elamanlarının ifadeleriyle ve By-Lock kullandıklarının tespit edilmesiyle çökmüş bulunuyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.