Gülümsemezsen, sevemezsin Tanrı"yı!

Dücane Cündioğlu
Dücane CündioğluYeni Şafak Gazete Yazarı
01:00, 16/01/2010, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Gülümsemezsen, sevemezsin Tanrı"yı!

Birgün aksakallı bir derviş, bir sepet dolusu elmayla tepeler bayırlar aşan genç bir kıza rastlamış.

Bozkırın o sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları.

"Nereye gidersin? Neler doldurdun sepetine?" diye sormuş derviş.

Tâ uzaklara uzatmış elini, bir tarlayı göstermiş kızcağız: "Bak, sevdiğim adam çalışıyor orada!" demiş, "ona elma götürüyorum."

"Kaç tane?" diye sorunca derviş, genç kız şaşkınlıktan büyüyen gözleriyle, "O nasıl soru öyle?" diye mukabele etmiş; "İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?"

Başı önüne düşmüş dervişin.

Ve genç kızın farkedemeyeceği şekilde usulca koparıvermiş elindeki 99''luk tesbihin ipini.

* * *

Hızır''ın, tanelerini sayabileceği bir tesbihi olmadı hiç.

Saymak, ölçmek, hesaplamak, denetlemek, bilmek gerekir ki Musa''nın şeriatına mahsus keyfiyetlerden.

Buyrukların ve yasakların dünyasında sınırlara riayet etmesi beklenir talibden. Ölçülü olması. Ölçülebilecek işler yapması. Ölçüye, ölçüme açık olması.

Musa''nın şeriatı, nizam ve intizamın diğer adı. Tora yani. Töre. Yasa.

Yasaya uyan, kazanır. Akla uyan yani. Aklın çizgilerine... hadde... hududa... şehir halkınca görülebilecek denli açık seçik çizgilere...

* * *

Hızır''a düşense kaybolmaktır.

Ara sokaklarda.

Bir görünüp bir çıkmaktır. Bir batıp çıkmak.

Tutarsızlıktır alâmeti bu yüzden. Anlaşılmazlık. Ölçüsüzlük. Mübhemiyet.

İbrahim de hiç sevmedi o ufûl edenleri. Batıp çıkanları. Yıldızları. Ay''ı. Ve hatta güneşi.

Ufûl ediyorlardı çünkü! Batıyorlar ve öylece semada kalmayı bir türlü beceremiyorlardı. Zavallıydılar.

Ne kınarsın o zavallıları ey talib, boğulmak içindir umman, abdest almak için değil!

* * *

İlkece, emin olmamalı kişi kendisinden. Ondan başkaları emin olmalı, onu başkaları emin bilmeli ama o aslâ kendisini tamamen emniyette hissetmemeli.

Hâlinden de emin olmamalı, istikbalinden de. Bilâkis korkmalı. Korkabilmeli. Ye''se de kapılmamalı. Ümitsizliğe.

Ümitsizliğin kâfire hâs olduğunu bilmeli. Korku ile ümit arasında bir yerlerde dolaşmalı hep. ''Belki''nin kıymetini bilmeli. ''Kuşku''nun. Kuş gibi ürkek olmanın.

Kanunun gölgesinde zevketmek istiyorsan Musa''nın şeriatına iltica et ey talib! Kaldırımlarda yatmayı bırak da sevad-ı a''zama dahil ol! Büyük karaltıya.

Bekleme, yere çal aynanı!

* * *

Kendini aldatan kişi aslâ vicdan azabı çekmez. Suçluluk duymasını sağlayacak bir bilinçliliğin oluşmasına izin vermez çünkü.

Aynaya bakar ve orada her zaman haklı olduğuna inanan bir yüz görür; kendinden emin ve gururlu ve aydınlık bir yüz...

Daima haklı ve daima tutarlı bir yüz...

Suçlu olan hep başkalarıdır. Bilmeyenler... anlamayanlar... bilmek ve anlamak istemeyenler...

Karanlıkta yaşayanlardır onlar! Cahildirler... karşıtlıklar ve çelişkiler içinde bocalamaktadırlar... çukurdadırlar... zifiri karanlıkta... en dipte...

Bir türlü aydınlığa çıkmayı beceremedikleri için cezalarını çekmeleri gerekir. Olup bitenlerden sorumlu olan onlardır. Onlar, yani başkaları. Kendi dışında kalan kim varsa! Kendi dışında kimi bırakmaya karar vermişse!

* * *

Aynaya bakar ve orada her zaman haklı olduğuna inanan bir yüz görür; kendinden emin ve gururlu ve aydınlık bir yüz...

Daima haklı... daima tutarlı bir yüz...

Ve fakat birkaç saniyeliğine...

Vicdansızın yazgısı budur! Çünkü o birkaç saniyeliğine haklı, birkaç saniyeliğine tutarlıdır. O birkaç saniyeliğine kendisidir.

Nasıl sevebilir ki batıp çıkanları, kendisi de batıp çıkmaktadır!

Niçin sevsin ki karanlıktakileri, kendisini bildi bileli karanlıktadır.

* * *

Ey talib, gözlerinden belli, niçin seni yine iki uçtan birine mahkûm ettiğimi düşünüyorsun! Neden ortası değil de ya Musa''nın şeriatı, ya Hızır''ın irfanı?

Düşünmeye devam et de söyle o hâlde: Sârâ ile Hacer''i aynı evde tutabildi mi İbrahim? İki eşini...

Ve iki oğlunu... İshak ile İsmail''i?..

Hacer ile İsmail''in payına düşen çöldü. Kum ve güneş.

* * *

Elinde tesbihin oldukça ey talib, bu sözde çelişkilerden kurtulamazsın!

En iyisi, koparıver tesbihinin ipini de gülümse!

Kudüs''lü Nakşibendi Şeyhi Abdülaziz Buharî''nin dediği gibi:

— "Gülümsemezsen, Tanrı''yı sevemezsin!"

Not: Siz bu yazıyı okurken, ben, nasipse, Viyana''da olacağım. Sekiz yıllık bir aradan sonra. Klimt''in yurdunda. Sırf Hawelka''da bıraktıklarımı geri almak için. Gözlerimi.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026