Şampiyonlar Ligi’ni tarif edecek cümleler kuracak olsak, anların ne kadar belirleyici olduğu ve hataların ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini anlatmakla başlarız. Aston Villa – Fenerbahçe maçının özellikle ilk yarısı tam da bu tarife uyuyordu. Maçı izlemeyen ama İlk yarının 3-0 bittiğini duyan bir futbolsever, Aston Villa’nın Fenerbahçe’ye tepeden tırnağa üstünlük kurduğunu ve rakibini sahadan sildiğini düşünebilir. Maçı izleyenler ise ancak bireysel hatalara, yerleşim hatalarına ve oyuncu paylaşım hatalarına kızar durur. Evet, burası Şampiyonlar Ligi. Burada çok pozisyon bulman kolay değildir. Skor eşitken, bulabildiklerinin en az birini atamaz, bir de üstüne bireysel hatalarla rakibine ikramlar sunarsan, affetmezler… Niketim; ne Manzambi ne de Jackson affetmedi. İlk golde ceza sahası içindeki paylaşım hatası, Jackson’ın gollerinde ise orta sahada yere sağlam basamayışın, düşük konsantrasyonun getirdiği hatalar pahalıya patladı. Oysa ilk yarı boyunca farklı dakikalara yayılacak şekilde net pozisyonlar buldu Fenerbahçe. Bu bağlamda, Oğuz merkezli hücum planları iyiydi. Ancak bulduğunu atamayıp, bir de rakibe ikram yaparsan sonuç kaçınılmaz oluyor.
Geri kalan 45 dakikada oyuna ortak olmanın yollarını aramak; 3-0’lık skorda çok kolay değildi. Elbette denedi Fenerbahçe ama iş işten geçmişti. Alacağınız risklerde atakları bitirememek, rakibin hızlıca kalenize inip skoru artırmasına sebep olacaktı. Nitekim öyle de oldu. Avrupa futbolunda, özellikle de Şampiyonlar Ligi’nde emeklerin karşılık bulmasının şifreleri var; bu ne sadece yetenekle ne de fizik gücüyle açıklanabilir. Bunlara ek olarak; karar verme hızı, minimum hata, iyi konsantrasyon, sık tekrar, iyi taktik de gerekiyor…
PREMİER LİG KANTARI
Maçtan önce; Aston Villa’nın Premier Lig’deki durumundan bağımsız düşüneceğiz her şeyi… Sezona iyi giremediler, 6 maçta 1 tane kazandılar. 15. sıradalar. Bu, bizim takımlarla oynayacakları maçlar için onlar adına negatif bir şey anlatır mı? Hayır! Aynı Aston Villa, Şampiyonlar Ligi ilk maçında, sezona 8’de 7 galibiyetle giren Club Brugge’ü 3 atarak yendi. Liglerinin sıkleti çok farklı. Aston Villa geçen sezonun Avrupa Ligi şampiyonu. Bir önceki sezon Avrupa Ligi’nde final oynayan Tottenham ve Manchester United’dan biri Premier Lig’de 16., diğeri 17. sıradaydı. Yani onların kantarı ve ölçüsü bizimkiyle aynı değil. Bizde 6 metre eden onlarda 1 metre ediyor. Peki bu anlattıklarımın maçın skoru ve özellikle ilk yarısı ile ne ilgisi var, diyen olursa… Var var… Çok ilgisi var…

