Yazarlar Norveçin fonu

Norveç’in fonu!

Ersin Çelik
Ersin Çelik Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Geçtiğimiz günlerde, bir taraftan kurucusu olduğu Medyascope’nin Twitter hesabından “Bize, Patreon veya YouTube’un ‘Katıl’ butonu üzerinden katkıda bulunabilirsiniz. Destek verin, sizinle güçlenelim” mesajı yayınlayan bir yandan da kendisini eleştiren-eleştirmeyen binlerce hesabı engelleyen Ruşen Çakır’ın sadece ABD’den değil Norveç’ten de fon aldığını öğrendik. Ruşen Çakır’ın internet sitesindeki ‘Destekte Bulunanlar’ başlığı altında görünmeyen bu fonu, Norveç Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinden okuduk. Görülüyor ki Norveç Devleti, Türkiye’de yayıncılık yapan Duvar, Serbestiyet, İstanbul Sanat Dergisi ve Punto24’e de fon veriyormuş. Norveç Dışişleri Bakanlığı’nın hibe portalında ilân edilen rakamlara bakılırsa, aslan payını 3 milyon 740 bin Norveç Kronu ile (422 bin dolar) Hasan Cemal’in kurucusu olduğu Punto24 almış. Ruşen Çakır’ın sitesi, geride bıraktığımız haziran ayında Norveç’ten 582 bin Kron’luk fon almış. Bu, Çakır’ın Norveç’ten aldığı ilk ödeme. Hasan Cemal’in Punto24’üne ise 2019’dan başlayarak üç ayrı ödeme yapılmış. Rakamlar karşılaştırıldığında ABD’li Chrest Foundation’ın Ruşen Çakır’a 5 yılda gönderdiği fona yakın bir parayı Norveç Devleti Hasan Cemal’e üç yılda ödemiş.

Norveç Dışişleri Bakanlığı kaynaklı sitede yer alan fon çetelesini incelediğinizde ortaya şu tablo çıkıyor: Norveç Devleti 2018 yılından itibaren, yani son 3 yıl içerisinde Türkiye’deki bazı dernekler, sivil toplum kuruluşları, araştırma şirketleri ve medya oluşumlarına yaklaşık 4 milyon doları hibe etmiş.

Kuzey Avrupa’nın en kuzeyinden Türkiye’nin iç kesimlerine ulaşan bu‘karşılıksız ilgi’ yeni bir durum aslında. Yakın geçmişte Türkiye’yi hedef alan Norveç kaynaklı skandalları da bu yeni durum üzerinden değerlendirmek mümkün. Zira Türkiye’deki Norveç algısı son birkaç yıldır, Oslo kaynaklı gelişmeler neticesinde hiç de olumlu değil. PKK’ya kucak açan, terör örgütünün propaganda yapmasına imkân tanıyan Norveç, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ’nün de cazibe merkezi haline geldi. Oslo kaynaklı skandallar da zaten 15 Temmuz sonrasında ardı ardına patlak verdi.

Son yıllarda Norveç özelinde meydana gelen bazı gelişmeleri hatırlatmak gerekirse;

NATO’nun 2017’de Norveç’te gerçekleştirdiği bir tatbikatta, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın düşman hedefler olarak seçildiği, TSK’da görevli Binbaşı Ebru Nilhan Bozkurt tarafından ortaya çıkarılmıştı. Türkiye tatbikattan çekilmiş, NATO resmî olarak özür dilemişti. Atatürk ve Erdoğan’ı düşman hedefler yapan kişinin Norveç ordusunda görevli personel olduğu belirlenmişti.

NATO üslerinde görev yapan, FETÖ şüphelisi 4 Türk subay ve bir askeri ataşe, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Norveç’e sığınmıştı. Türkiye iadelerini isterken Norveç, FETÖ’cülerin iltica başvurusunu kabul edip oturma ve çalışma izni verdi. Norveç’in terör örgütüne verdiği resmi onay diğer firari FETÖ’cülere de ‘Gelin!’ demekti. 2018 yılında Norveç’e Türkiye’den iltica talebinde bulunanların sayısı 765 olarak açıklandı.

2019 yılında ise Norveç’in başkenti Oslo’da, FETÖ’yü temize çıkartan ve 15 Temmuz darbe girişiminin Erdoğan’ın planı olduğu safsatasının dillendirildiği bir belgeselin galası yapıldı. Norveçli Jorgen Lorentzen ve Türk eşi Nefise Özkal Lorentzen’in yapımcılığını üstlendiği “Allah’ın Bir Lütfu” isimli belgeselin Oslo’daki gösteriminde eski CIA danışmanı Henri Barkey de vardı. 15 Temmuz darbe girişiminde rol aldığı, iddianamelerde yer alan Barkey, bu belgesele konuşmuştu da. Belgesele dair bir not daha düşmek gerekiyor: Jorgen Lorentzen, FETÖ’cülerin 15 Temmuz’a dair yeni karartma belgeseli olan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşlerine de yer verilen Orkoz isimli belgeselin de figürlerinden biri olarak geçtiğimiz günlerde karşımıza çıktı.

Hemen her fırsatta Türkiye’yi hedef alan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhinde kararlar alan ve darbecileri bağrına basan Norveç’in resmi yollarla Türkiye’deki medya oluşumlarını fonlaması elbette hiç masum durmuyor. Fonlayanların durumları böyle… Peki fonlananlar? “Özgür, bağımsız basın” klişesi altında fonlu haberler yayınlarken diğer medya kuruluşlarını ‘besleme’, ‘havuz’, ‘satılmış’ diye yaftalayanlar?

Enteresan bir sessizliğe bürünenler olduğu gibi ünlü siyasetçilerin, oyuncuların ‘Ne var bunda kardeşim!’ savunmalarının arkasına saklananlar olduğunu da gördük. Bunca skandaldan sonra bu yayın kuruluşlarına arka çıkanların profillerine bakınca kazın ayağı da çıkıyor ortaya.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.