Çok kitap, az anlam

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/02/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Çok kitap, az anlam

Kitap satışlarında bir artış olduğu muhakkak, ayrıntılara girildiğinde pek çok olumsuz yan etki gözleniyor olsa da genel anlamda yayın sektörü her geçen gün büyüyor. Elimdeki istatistikte 2008 yılında Türkiye’de 200 milyon civarında kitap satıldığını gösteriyor, kişi başına 2,8 kitap düşüyormuş. 2015’te satılan kitap sayısı 384 milyon olarak tespit edilmiş, kişi başına düşen kitap sayısı 4,8 olmuş. 2021’de kitap satışları zirve noktaya ulaşmış, 438 milyon kitap satılırken, kişi başına düşen kitap sayısı 7,6’ya çıkmış. O günden bugüne zaman zaman inişler çıkışlar yaşansa da tablo bu vasatta devam ediyor. Satılan kitap sayısının yarıya yakın kısmının eğitim kitapları olduğu gerçeğini hesaba katarsak, bu oranların yeterli olup olmadığı tartışılır hale gelir. Ancak yine de özellikle 2020’den sonra yayın piyasasının büyüdüğü, daha çok kitap satıldığı ve daha çok okunduğu rahatlıkla söylenebilir.

Nicelik olarak tablo böyle… İlk bakışta, artış yeterli görünmese de bu sayısal büyüme genel anlamda olumlu bir şey gibi görünüyor. Bu büyümenin birçok olumlu tarafı olduğu da bir gerçek… Ancak meseleye daha etraflıca bakıldığında bazı can sıkıcı taraflarıyla da yüzleşmek gerektiği anlaşılıyor.

2008’den bu yana satın alınan kitap sayısını iki buçuk kat arttırmış bir ülkenin, bu niceliksel büyümeden sosyo-kültürel hayatına herkesçe kabul edilebilecek birtakım zenginlikler, sadra şifa zihinsel-duygusal kazanımlar katması gerekmez miydi? Toplumsal manzaramız öyle ferahlatıcı bir vaziyet arz ediyor mu? Ben öyle bir zihinsel ve duygusal tekamülün izlerini ve işaretlerini yazık ki göremiyorum; aksine bu noktalarda toplumsal hayatımızdaki zihinsel-duygusal seviye kaybı, idrak çözülmesi, sığlaşma ve basitleşme giderek büyüyormuş gibi geliyor bana. (Acaba ben mi fazla karamsarım!)

Bu çözülme ve sığlaşma gidişatının elbette kitaplarla doğrudan bir ilgisi yok; daha çok bizim kitaplara bakışımızla, onlar üzerinde yoğunlaşma derecemizle, yeni sığlaştırıcı sosyal medya kültürüyle ve yayın sektörünün (sektör olarak yapılanmanın getirdiği ticari öncelikleriyle) okur kültüründe meydana getirdiği dönüşümle ilgisi var.

Yayın sektörü ticari gereklilikler sebebiyle sürekli ‘mal’ (hadi ürün diyelim) üretmek zorunda… Bu niceliksel zorunluluk doğal olarak ürünlerin niteliksel seviyesini düşürüyor. Buna paralel olarak daha çok kitap daha çok okur gerektirdiğinden yeni okur da bulunması gerekiyor. Böylece kendiliğinden kitaplara yönelen sayısı belli sahici okur kitlesi, marketing ve propaganda ile zoraki olarak kitaplara müşteri kılınan çok daha büyük türedi okur kitlesiyle aynı havuzun içinde yüzmek durumunda kalıyor.

Ticari herhangi bir düzenin çoğunluğu esas almak gibi bir mecburiyeti var, bu bir kural! Dolayısıyla yayın sektörü daha kalabalık ama nitelikle pek o kadar işi olmayan kitleyi esas alarak yayıncılık faaliyetini düzenliyor. Yeni okurluk karakteri, toplum hayatında küçük istisnalar dışında düşünsel ve zihinsel bir kalite artışına yol açmadığı gibi, okuma fiilini de bir performansa, trendlere takılı bir göz alışkanlığına, bir caka satmaya, bir mış gibi yapma ahvaline dönüştürüyor.

Nihayetinde çok kitap satılıyor, yayıncılığın ticari hacmi büyüyor ama bundan memlekete ve insanlara aynı oranda bir hayır gelmiyor, sadra şifa bir durum da ortaya çıkmıyor. Kitap okumanın hakkını veren gerçek kitap okurlarının (meselenin izahı için gerekli genellemeler için beni bağışlasınlar) istisnai bireysel kazanımları elbette bunun dışında!

“İnsan çok büyük bir bilgi yığınına sahip olabilir, fakat kendi kendisine üzerinde düşünerek bu bilgiyi gerektiği gibi işlememişse, üzerinde tekrar tekrar ve uzun uzadıya düşünülmüş çok daha küçük bir bilgi miktarından daha kıymetsizdir” diyor Arthur Schopenhauer, ‘Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine’ isimli kitabında.


Başlıklar :sanatkitapokur
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026