Sunî teneffüs

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 06/01/2022, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Sunî teneffüs

“Yeryüzünün tarihiyle biraz fazla uğraşınca, bugün maalesef pervasızca sömürülen yeryüzüne karşı derin bir saygı duymaya başlıyorsunuz. Yeryüzü sistematik bir biçimde yağmalanıyor. Bizim yeniden yeryüzü karşısında, onun güzelliği, yabancılığı, eşsizliği karşısında şaşırmayı öğrenmemiz gerekiyor. Bahçede tecrübe ettiğim şey: Yeryüzü büyüdür, bilmece ve sırdır. Ona sömürülecek bir kaynak gibi davranırsanız onu zaten tahrip etmişsiniz demektir”

Yukarıdaki ifadeler, son zamanlarda ismini sıkça duyduğumuz Güney Koreli düşünür Byung-Chul Han’ın ‘Yeryüzüne Övgü - Bahçelere Bir Yolculuk’ adındaki tatlı ve fevkalade önemli bulduğum kitabından. Han bu kitabında ‘yeryüzünün en yalın ifadesi’ olarak simgeleştirdiği bahçeden bakıyor, kendi bahçesinden hayata, insana, bitkilere, mevsimlere ve daha başka şeylere dair yalınkat, berrak, dokunaklı notlar çıkarıyor. Zamanın belki de en kritik kavşak noktalarından birinde çılgın bir döngü içinde sürüklenirken; Han’ın bahçesiyle yaşadığı bu tazeleyici tecrübeden ya da bir başka ifadeyle bahçeyi varlığıyla tecrübe edişinden çıkardığı bu notlar, hepimiz için değerli, değerliden de öte hayati nitelikte dersler taşıyor. Bahçe, artık bizim gibi mega-şehirleşmiş kimselerin tecrübe etmediği bir şey... Dünyalar güzeli bir motifi gergefe işler gibi el işçiliği ve gönül inceliğiyle düzayak evlerin önüne, arkasına, sağına, soluna nakşedilmiş, doğrudan toprağa işlenmiş özgün bahçelerden söz ediyorum. Yoksa bizim civarımızda da kesilip biçilmiş, beton ve plastikle zevksizce detaylandırılmış, geometrik, soğuk peyzaj ürünü, tasarım eseri bahçeler var. Parklar, siteler, sosyal alanlar, kavşaklar, yol kenarları tabiata benzerliği yok edilmiş bu yapay ve insana hiçbir şey ilham etmeyen bu bahçelerle dolu. Olmasın demiyorum, olsun elbette; şehirler öyle ya da böyle yeşillensin. Ama bilelim, Byung-Chul Han’ın bahçesinden edindiği o hayati tecrübeleri bu yapay bahçeler bize sunmuyor, insanlığımızda eksilmiş olan tabiatı azıcık dahi olsa yerine koymuyor. Çünkü bahçe, tabiat, bitkiler, çiçekler, börtü böcek, gelip geçen mevsimler, bir bahçenin içinde nefes alıp veren, yaşayan, bahçeyi yaşatan o şeyler; bizim için hayatın günlük hayhuyunu estetize etmekten, boş hayıflanmalarımıza, samimiyetsiz özlemlerimize, esastan yoksun söylenmelerimize malzeme olmaktan öte bir anlam taşımıyor. Bizim için bahçe, evimizin herhangi bir duvarından hayatımıza bakan üçüncü sınıf bir ressamın elinden çıkmış zevksiz ve solgun bir tablo... Bizim evlerimizden, yazık ki hayatı, tabiatı, yeryüzünü doğrudan tecrübe edebileceğimiz hakiki ve can tazeleyici bahçelere çıkılamıyor. Tecrübeyle sabit ki öyle!

Aynı kitaptan bir de Heidegger alıntısı ekleyelim yazının burasına: “Yeryüzünü kurtarmak, ondan faydalanmaktan ya da onu işlemekten daha fazla bir şeydir. Toprağı kurtarmak ona efendi ya da kul olmak değildir ki bunun bir adım sonrası sınırsız sömürüdür. Ölümlüler, gökyüzünü gökyüzü olarak kabul ettikleri sürece hayatta kalabilirler. Güneşi ve ayı yörüngelerinde, yıldızları rotalarında, mevsimleri bereketliyse bereketli, kıtlıksa kıtlık halinde bıraksınlar, geceyi gündüze ve gündüzü telaşlı bir huzursuzluğa dönüştürmesinler”

Bahçedeki insan eskiden bitkileri, çiçekleri, ağaçları kelimeleri olarak görüp onlarla bütünleşiyor, bu harmoninin uyandırdığı ilhamla tabiatın kendi civarındaki bir parçasına kendi şiirini yazmayı deniyordu. Şimdi, neredeyse kurulum kılavuzuyla gelen demonte botanik tasarımlara bahçe diyoruz. Ve bu kahredici dönüşüm, her ne kadar uzmanlarca yeni şehirleşme projeleri içinde yeşil alanlara yüklediğimiz yeni misyonun bir gereği olarak açıklanıyor olsa da, aslında insanın kahredici dönüşümünün bir neticesidir. ‘Bahçe’leri geçmişte bırakıp yaşadığı nefes darlıklarına ‘yeşil alanlar’la suni teneffüs yaptırmaya çalışan bir insan... Papatyalar, yıldız çiçekleri, şimşirler, nar ağaçları, uğur böcekleri, bin bir renkli kelebekler, ürkek serçeler acıyarak bakıyor olmalı bizim bu hak edilmiş perişanlığımıza!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026