Yalanı yaşamak

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 10/09/2020, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Yalanı yaşamak

“... kanalıma hoş geldiniz” dedi hiç bir özelliği olmayan biri sahte bir güleçlikle, “bugün sizlerle hayatın anlamını nerede aramamız gerektiğini konuşacağız. Ama öncelikle videomu beğenmeyi ve kanalıma abone olmayı unutmayın!”

Milyonlarca insan malum mecralarda periyodik yayın yapabildiği kişisel medya kanallarına sahip bugün... Kimi okuduğu kitaplardan, seyrettiği filmlerden bahsediyor, kimi mutfağını dünyaya açmış yemek tarifleri veriyor. Kimi kuantumdan, kimi hiç kimsenin bilmediği dünya sırlarından söz ediyor. Bilgelik cakası satandan, filozofluk üfürene, şairane takılandan ona buna psikopatça posta koyana kadar her tip ‘dışavurumcu’ var aralarında. Gözlem olsun diye bütün gününüzü ayırsanız, muhtemelen kulağınızda bir şey kalmaz, sadece körkütük yorulursunuz. Neden böyle bir ihtiyaç duyuyor insanlar? Neden herkes bir nevi kendi sıradan hayatından çok takipçili bir medya üretmeye çalışıyor? Aslına bakılırsa çok acıklı bir şey bu! Herkesin medya tarafına geçtiği bir dünyada kim bütün bu paylaşımların takipçisi olacak? Herkes kendi hayatından yayın yapmaya başladığına göre, izleyici kim olacak?

“Birazdan bir çekiliş yaparak kanalımın 100. takipçisine bir tişört armağan edeceğim” dedi sahte bir güleçlikle konuşan kişi, tişört hediye etmek dışında gerçekten hiçbir özelliği yoktu.

Herkes sanal mecralarda rastladığı şeyleri telaşla diğer kullanıcılara gösterme telaşında... Komik bir video, vurucu bir karikatür, sinirlendiren bir haber ya da açıklama, başına feci şeyler gelen insanlar, milyonlarca kez paylaşılmış bir güzel sözün, bir kaç dizenin yeni sürümleri, daha birçok şey... Bu ‘hiç kimse görmeden herkese gösterme’ hali bir refleks olarak yerleşti insanların içine. ‘Ben çok beğendim, sen de mahrum kalma’ gayretinin, ‘benim haberim oldu senin de olsun’ faaliyetinin ötesine taşan bir şey bu! Her sabah başlayan bir kendini gösterme, bir herkesten önce fark etme yarışı var sanki. Bir tür ‘ilk ben paylaştım’ tatmini yaşanıyor sanki. İnsanların toplum içinde kendilerine özgü meziyetleriyle, kendi insani güzellikleriyle fark edilme şansı kalmadı pek. Böyle bir ‘ön alma’ telaşının şuur altında bu eksiklik yatıyor olabilir mi? İlk ben gördüm, ilk ben beğendim, ilk ben paylaştım diyebilme içgüdüsü nasıl bir şey, insanın içindeki hangi boşluğu doldurmaya yarıyor?

“Bir şeyleri ilk gören ya da gösteren olmak için hemen hemen her şeyi yapmaya hazırsınızdır ve ötekilerin önüne geçmek, ötekilerden önce yapmak ya da ötekilerden farklı biçimde yapmak için karşılıklı olarak birbirinizden kopya çektiğinizden, sonuçta hepiniz aynı şeyi yapar hale gelirsiniz, özelin, başka yerde, daha başka alanlarda, özgünlük ve ketillik üreten aranışı, burada tekbiçimliliğe ve sıradanlığa ulaşır’ diye yazmış Pierre Bourdieu, ‘Televizyon Üzerine’ adını verdiği kitabında.

Bana bakın, beni izleyin, beni paylaşın, beni beğenin, beni takip edin, beni tıklayın, beni konuşun, beni çoğaltın, beni sevin, bana hayran olun, benim her yaptığımda bir hikmet bulun, her beğendiğimi beğenin, her giydiğimi giyin, her yediğimi yiyin, esprilerime gülün, her okuduğumu okuyun, her dinlediğimi dinleyin, her seyrettiğimi seyredin, her inandığıma inanın, her kızdığıma kızın, lütfen bunları yapın, bana bakın, beni görün, benim farkıma varın, kalabalığın içinde kaybolup gitmeme izin vermeyin, bende ilgilenmeye değer bir şeyler bulun, beni bırakmayın, bir özelliğim yoksa da beni bırakmayın, sizin de bir özelliğiniz yok, birbirimizi bırakmayalım, birbirimizi abartalım, olmayan özelliklerle donatalım, birbirimizi beğenelim, birbirimize hayran olalım, madem ki bu kadarız, bundan fazlası da olamıyoruz, bu kadarlığı kutsayalım, bu kadarlığı beğenelim, takip edelim, ritvit edelim, gülücük emojileriyle donatılım her yeri, sanal havai fişekler patlatalım, her şey güzel olsun, gerçek hayatımız geri dursun sanal hayatımız bayram olsun!

“Yıllar yıllar boyunca insanlık için hep makul bir uzlaşma noktası aradık” dedi beyaz saçlı adam, “anlaşılan o ki bunca arayışın sonunda o uzlaşma noktasını yalanı yaşamakta bulduk!”

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026