
MHP, 8 Nisan'da mahkemeden gelecek kararı bekliyor. Karara ramak kala, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koltuğuna oturma hayali kuranlar birer ikişer koalisyon yapmış görünüyor. Sadece “Ben de varım" diye ortaya atılanlar da var, “Derin ilişkiler ağı"nın MHP delegelerini teslim alacağını umanlar da…
Hele bir tanesi var ki değişim süreci ibretlik…
mahkemenin vereceği karar, Türkiye siyasetinin yakın geleceğini de etkileyecek.
Zira Nisan ayından itibaren Ak Parti anayasa takvimini işletecek. Oluşturdukları komisyon, “Başkanlık Sistemi"ni de içine alacak şekilde yeni anayasa taslağını yazmaya başlayacak.
CHP ve HDP'nin yeni anayasa konusundaki tutumuna hiç değinmiyorum. Lakin 7 Haziran sonrası Ak Parti – CHP büyük koalisyonunu hayal eden… Dahası hayalin ötesinde bu memlekete dayatanların bir bölümünün bugün ne yaptığını bilerek şunları söylemek isterim.
Devlet Bahçeli'yi bir şekilde siyaseten tasfiye etmek, MHP'yi baştan aşağıya yeniden dizayn etmektir. Devlet Bahçeli politik manevraları nedeniyle çok fazla eleştiriyi hak edebilir…
Ancak Ülkücü hareketi şiddetten arındırması… Terör örgütlerinin sokaktaki bir karşıtlığı olarak Ülkücülerin konumlanmasına izin vermemesi takdire şayandır.
Türkiye'nin bekasına verdiği destek; bu memleketin bölünme teşebbüsüne karşı oluşturduğu direnç ve tabanına verdiği mesajlar kayda değerdir.
Buna mukabil MHP ile Ak Parti tabanları arasında çok büyük geçişkenlik söz konusu. Bunu 1 Kasım seçimlerinde gördük. Aynı zamanda hükümetin son dönemdeki terörle mücadele konseptinde kullandığı dil ve söylemin milliyetçi çevrelerdeki tesiri de biliniyor.
Tam da bu noktada, millette Ak Parti ile MHP'nin Meclis'te yeni anayasa konusunda uzlaşabileceği ümidi oluşuyor.
Ne yaparlarsa yapsınlar küçük çaplı sorunların dışında Ak Parti'yi dizayn edemeyenlerin hesabı bu kez MHP'de ortaya çıkıyor.
MHP'yi dizayn ederek Türkiye siyasetini yeniden kilitlemek istiyorlar. Ülkücü geçmişleri yok. Düşünsel alt yapıları global meselelere yerelden bakmayı ön görecek türden değil. Buna mukabil politik manevra kabiliyetleri var!
Bu özellikleriyle önce Bahçeli'yi koltuğundan etmek, ardından “hazırlanan lider adayı"na koltuğu bırakmak için kendi aralarında bir mücadele verecekler.
MHP'deki aday profillerine baktığımızda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve onun siyasetine karşı nasıl bir direnç sergilediklerini görürüz. Oysa Erdoğan'ın, son dönemde başta PKK terör örgütü olmak üzere terörle mücadeledeki tutum ve söyleminin milliyetçi çevrelerde nasıl yankı bulduğunu biliyoruz. (En son Yozgat'taki toplu açış törenini bir
.)
Tabanlar arasındaki bu yakınlaşmanın neticesi bize Ak Parti ve MHP'nin Meclis çatısı altında birlikte hareket etmesinin gerekliliğine işaret ediyor.
Şayet 8 Nisan'da olağanüstü bir yargı kararı olmaz ve MHP yönetimini kayyuma devredilmezse Devlet Bahçeli'yi koltuğundan edecek çapta bir iç muhalefet söz konusu değil.
Ve şayet mahkeme eliyle bir olağanüstülük yaşanmaz da MHP lideri Devlet Bahçeli koltuğunda kalırsa, yeni anayasa konusunda Meclis çatısı altında Ak Parti ile bir uyum sergileyebilir.
Paralel Yapı bunu bildiği için Devlet Bahçeli'nin ayağını kaydırmaya çalışıyor olmasın sakın?
Son bir not olsun: Doğu ve Güneydoğu'da kahramanca mücadele veren Özel Harekat Polislerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdikleri resimli mesaj aynı zamanda MHP liderliğine de verilmiştir!
Sizce de öyle değil mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Amerika yolcusu. Güle güle gidip gelsin inşallah ve bu ziyaret Türkiye'nin milli çıkarları için olumlu gençsin. Erdoğan'ın gündemi yoğun. Ama birileri “Obama ile bir temas kurulacak mı” sorusundan daha çok Miami'de tutuklanan Rıza Sarraf üzerinden Erdoğan göndermesi yapıyor.
Türkiye'de derinden derine devam eden bir mücadele var. Buna biz müstemleke kafalılar ile yerliler arasındaki mücadele diyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amerika ziyareti öncesindeki tartışmalara bakınca bu memlekete aidiyet duyanlarla yabancılaşmışların mücadelesinin boyutlarını görebiliyoruz.
Dün Hüseyin Likoğlu Yeni Şafak'ta El Cezire Türk yazarı Selva Tor'un çok önemli bir analizinden
. Analizin özeti, “Amerikan yaptırımlarına karşı Türkiye'nin direnci ve olup bitenin, Rıza Sarraf meselesinin çok daha ötesi” diyebiliriz. Analizin tamamını internetten bir kez daha okumanızı tavsiye ediyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.