Yazarlar Günümüzün Nuri Demirağı, Vecihi Hürkuşu Özdemir Bayraktar bu dünyadan uçup gitti

Günümüzün Nuri Demirağ’ı, Vecihi Hürkuş’u Özdemir Bayraktar bu dünyadan uçup gitti

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

İki kez karşılaşmıştık. İki kez selamlaşıp hal hatır etmiştik. Karşılaşmalarımız öncesinde sadece ismini duyardık. Sadece uzaktan takip ederdik. Rahmetli Erbakan ile kader birliğini, “motor”, “sanayi”, “milli üretim” konularına olan hassasiyetlerini bilirdik.

Bu iki görüşmemizde selamlaşırken sadece o yönlerini değil “babacan” tavrına da şahitlik etmiştik. Yaşı çok ileri değildi ama vücudu yorgundu. Kronik hastalıkları vardı. Yorgunluk yüzüne de yansıyordu. Konuşurken sakin sakin konuşuyor, yürürken ağır adımlarla yürüyordu.

Onu Türk Savunma Sanayii’nin gurur kaynağı İnsansız hava araçlarının (İHA) fikir babası olarak bildik.

Oğulları Selçuk ve Haluk Bayraktar’ın bayrağı devralmasıyla dünyada savaş paradigmasını değiştirecek işlere imza attılar.

Baykar’ın geliştirdiği İHA ve SİHA’lar, Karabağ’dan, Libya’ya, Suriye’den, Türkiye içindeki terörle mücadeleye kadar bir çok alanda bilinenin dışında bir yöntemle savaşın ve mücadelenin seyrini değiştirdi.

Sadece, İHA ve SİHA’nın fikir babası değildi. Aynı zamanda doğrudan hava araçlarının dizaynını, yani tasarımını da yaptı.

En son Akıncı TİHA ile bin 275 km menzilli “keskin nişancı” bir taarruz silahını Türk Silahlı Kuvvetleri’ne armağan etti.

Ve dün, çağımızın Nuri Demirağ’ı, çağımızın Vecihi Hürkuş’u vefat etti. Özdemir Bayraktar geride Baykar gibi bir dev şirket ve koç gibi evlatlarını bu millete ve Türkiye’ye tereke olarak bırakıp darul bekaya irtihal etti.

Bugün Fatih Camii’nde öğle namazından sonra Özdemir Bey’i ahirete yolcu edeceğiz.

Mekanı cennet olsun. Geride bıraktığı yakınlarına sabır dilerim. Milletimizin başı sağ olsun.

Millet İttifakı ortakları arasına “kara kedi” girdi

“Halkımız bizden açık, şeffaf ittifak istiyor” diyen HDP eş Başkanı’nın sesine bugüne kadar CHP ve İyi Parti genel merkezlerinden kulak veren pek olmadı. Hatta İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “HDP’yi nereye konumlandırıyorsunuz” sorusuna, “PKK’nın yanına konumlandırıyoruz” diyerek yerel seçimler sonrası HDP’ye mesafe koymayı tercih etti.

CHP Genel Merkezi’nden ise HDP’li muhataplarına her seferinde, “Sizinle hiç kimse açıktan ittifak yapmaz. Aramızdaki ilişki biçimine razı olun” çıkışı geldi. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, HDP’nin erkek eş başkanını görüşme sonrası kameraların karşısında tek başına bırakmasının anlamı da buydu.

CHP ve İyi Parti’nin taşıyıcı olduğu diğer küçük partilerin de eklemlendiği Millet İttifakı’nın yerel seçimde özellikle İstanbul’da HDP ile geliştirdiği ilişki biçimi hep sorgulandı. “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında” mısraında olduğu gibi HDP ne ittifakın içinde ne de dışında göründü. Ama HDP seçmeni bir şekilde Millet İttifakı adayına yönlendirildi, nispi bir başarı da elde edildi.

İstanbul’un yeni belediye başkanı işte bu HDP ile geliştirilen ilişki sayesinde koltuğuna oturabildi. Ama ne CHP ne İyi Parti genel merkezleri HDP ile “açık ittifak”tan yana olmadılar.

Bir kişi hariç!

O da İstanbul’un yeni belediye başkanı. O ki mazbatayı aldığı günden bu yana “HDP ile açıktan ittifak yaparım” anlamına gelecek adımlar attı. Hatta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Akşener’den izin almadan Pervin Buldan ile birlikte ismini zikretme cüretkarlığını bile gösterdi.

Şimdiyse, Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Otur oturduğun yerde” diye başlayan cümlelerini, “Cumhurbaşkanı olacak ismin nefsine tös demesi gerekir” anlamına gelecek cümleler kurmasına rağmen, “Ben dışarıdan da aldığım destek ile cumhurbaşkanlığına adayım. Bu adaylığımda HDP ile de açık ittifak yapacak cüretim var” diyor.

İstanbul’un belediye başkanının en son Malatya, Elazığ ve Diyarbakır ziyaretinin finalinde HDP eş Başkanı ile fotoğraf vermesi bu anlama gelir.

Kapatma davası ile yüzyüze olan HDP ise kendi meşruiyetini “ittifak” ile pekiştireceğini düşünerek şimdiden İstanbul’un belediye başkanının cumhurbaşkanlığı adaylığını destekliyor görüntüsü veriyor.

Bundan sonrası CHP ve İyi Parti’nin meselesidir.

Sayın Akşener’in, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının önüne geçmek için “İstanbul’un Fatih’i olarak” anons ettiği isim iki ortağın arasına kara kedi olarak girmiştir. Bakalım bu kara kedinin oraya buraya zıplamasının sonuçları nasıl olacak?

Takip edip göreceğiz.

Yoksa Millet İttifakı çoktan dağıldı da bizim mi haberimiz yok?

Ya da, “Proje bazlı ittifak” olarak Sayın Akşener tarafından tarif edilen Millet İttifakı’nın İstanbul’un belediye başkanının cumhurbaşkanlığı adaylığı “projesi” ittifak paydaşlarını birbirine düşürdü de bizim mi haberimiz yok?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.