Yazarlar Türkiyeye karşı Arap cephesi kuranlar kim?

Türkiye’ye karşı Arap cephesi kuranlar kim?

İbrahim Karagül
İbrahim Karagül gazete Yazarı

Arap olmayan Müslüman ülkeler yükselirken, Arap olan Müslüman ülkeler, özellikle Körfez Araplarının etkisindeki ülkeler (Burada BAE, Suudi Arabistan, Sisi yönetimindeki Mısır ve onların etkisindeki ülkeleri kastediyorum) geriliyor hatta çöküyor.

Arap olmayan Müslüman ülkeler, hızla Batı’nın himayesinden çıkarken, vesayetten kurtulurken, kendi dinamiklerini ortaya çıkarırken Arap ülkeler daha da Batı himayesine giriyor, daha da bağımlı ilişkiler kuruyor.

Arap olmayan Müslüman ülkeler, İslam dünyasının, Müslüman toplumların haklarını daha güçlü savunurken, söz konusu Arap ülkeleri bu iddialardan, mirastan hızla kaçıyor. BAE öncülüğündeki yeni cephe, bunu açıktan yapıyor, İslam siyasi mirasını açıktan reddediyor.

BAE, SUUD VE SİSİ, BATILI ORDULARI COĞRAFYAYA TAŞIYOR.

Arap olmayan Müslüman ülkeler, Batı’nın Ortadoğu’da, Asya’da “cephe ülke” konumunu reddediyor. Türkiye, Pakistan, Endonezya bir zamanlar Sovyet ve Çin komünizmine karşı “Güney Kuşağı”nı oluşturuyor, Batı’nın çıkarlarını koruyorlardı. Bu üç ülke de şimdi bundan fersah fersah uzaklaştı.

Ama Arap ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve onların oluşturduğu cepheye mensup ülkeler; ABD’nin, Avrupa’nın, İsrail’in bölgemizde ve Asya’da tehdit gördüğü ülkelere karşı kendilerini garnizona dönüştürüyor. Hem coğrafyamızda, hem Güney Asya’da kurdukları ittifak ilişkileri, çevrelerini tehdit edercesine, Batılı güçleri o bölgelere taşıyor.

DIŞARININ GÜCÜYLE İÇERİDEKİLERİ VURMAK

Arap olmayan Müslüman ülkeler, dışarıdan gelen saldırılarla boğuşurken, kendini buna kurarken Arap olan Müslüman ülkeler kendi içleriyle ve bölgeleriyle savaşıyor, bunu yaparken de Batılı ülkeleri yardıma çağırıyor.

Arap olmayan Müslüman ülkeler, içeriden dışarıya doğru bir güç inşa ederken, mücadele ederken, kendi güçlerini harekete geçirirken Arap Müslüman ülkeler, dışarıdan içeriye saldırıyor, kendi doğal imkanlarına ve güçlerine karşı dışarıdan güç tahkimatı yapıyor.

NEDEN SAVAŞLAR HEP ARAP TOPRAKLARINDA?

İran-Irak savaşı bir Arap-Fars savaşıydı. 1991 Irak işgali aslında bir Arap-Fars savaşıydı. 2003 Irak işgali de, niteliği itibariyle, öyleydi. Bütün bu savaş ve işgallerde Arap dünyası kaybetti. Coğrafyamızda otuz yıldır bütün savaşlar Arap topraklarında oluyor ve bu savaşlar hep kaybediliyor.

Bunun nedeni Arapların zayıflığı değil. Yönetimlerin Batı ile kurduğu tek yanlı bağımlılık ilişkisidir. Bu ilişki hemen her zaman Arap milletlerinin, vatanlarının aleyhine olmuştur.

İKİ PRENS, BİR DİKTATÖR: TÜM ZAMANLARIN EN YIKICI OLANI GELİYOR.

Şimdi bu bağımlılık ilişkisi yenileniyor. Daha yıkıcı bir hal alıyor. Bunun öncülüğünü de Muhammed Bin Zayed (BAE), Muhammed Bin Selman (Suud) ve Sisi (Mısır) aldı.

Arap rejimlerini önce İran’a karşı kullandılar. Ama bu kullanma biçimi onların çıkarlarına değil, İsrail önceliklerine, ABD hesaplarına dayanıyordu. Bu çerçevede otuz yıldır savaşıyorlar ve hep kaybediyorlar.

Çünkü kaybetmeleri isteniyor. Onları kullananlar diğer taraftan onların güçlerini de eritiyor.

Bu yüzden Arap-Fars sınırı İran-Irak sınırından gerileye gerileye Akdeniz’e kadar geldi. Irak ve Suriye’yi kaybettiler, Şimdi Lübnan ve Yemen’i kaybedecekler.

ŞİMDİ “TÜRKİYE CEPHESİ: İLAN EDİLMEMİŞ BİR SAVAŞ!

Aynı akıl, Arap gücünü bu sefer Türkiye’ye karşı harekete geçirdi. BAE, S. Arabistan, Körfez ülkeleri ve Sisi’nin Mısır’ından oluşan bir “Türkiye Karşıtı Cephe” kurdular.

Bu cephe, coğrafyanın tamamında Türkiye’ye karşı akılsızca hareketlere girişti. Terör örgütlerini yönetmek, ekonomik saldırılar, suikast ve infazlar dahil, Afrika’dan Güney Asya’ya kadar her alanda Türkiye’yi zayıflatmaya çalışıyor.

Libya’da, Doğu Akdeniz’de, Kafkaslar’da, Basra Körfezi’nde, Kızıldeniz çevresinde, Orta Afrika’da Türkiye ile ilan edilmemiş bir savaş yürütüyorlar. Bunu yaparken de İsrail’le, Fransa ile, ABD ile, Avrupa ile, hatta Yunanistan ve Rum Yönetimi ile ortaklık kuruyor.

TÜRKİYE’DEN SONRA HEDEFLERİ PAKİSTAN.

Aynı Cephe’nin bugünlerde Pakistan’ı hedef alması son derece dikkat çekici. S. Arabistan ve BAE, Hindistan’la yaklaşarak, bugün kuruluşunu kutlayan, Pakistan’ı hedef almaya başladı.

Ortak yatırımlar iptal ediliyor, verilen destek geri isteniyor, Keşmir konusunda Hindistan’ın tezlerine açık destek vadediliyor.

Neden?

Birileri bu Arap ülkelerini Türkiye’den sonra Pakistan’a karşı da mı kullanacak? Ardından hangi ülke gelecek? Endonezya mı? Kuvvetle muhtemel.

2004 RAPORU: HER ŞEYİ BU PLANDA YAZMIŞLAR: Şİİ-SÜNNİ SAVAŞINDAN SONRA SÜNNİ İÇ SAVAŞI!

Hiçbir şey günübirlik değil. Nasıl mı?

2003 yılında ABD’de “Civil Democratic Islam: Partners, Resourses and Strategies” başlıklı bir proje yayınlandı. Tamamen “İslam iç savaşı”nın nasıl çıkarılacağını anlatıyor.

Bir yıl sonra da “U. S. Strategy in the Muslim World” başlıklı 567 sayfa bir başka tez yayınlandı. Bu da İslam iç savaşı projesinin detaylarını anlatıyor.

Oluşturulacak cephelerden 1. Sırada Şii-Sünni savaşı var. 2. Sırada ise cephe; Arap Müslümanlar-Arap olmayan Müslümanlar şeklinde tanımlanmış.

BU İNTİHAR HAZIRLIĞI. ARAP SOKAKLARI UYANMALI ARTIK!

Bugün olan budur. BAE, S. Arabistan ve Mısır rejimleri, Şii-Sünni savaşı için kullanıldılar. Şimdi Sünniler arasında bir iç savaş için sahaya sürüldüler. Onlara ilk hedef olarak Türkiye gösterildi. Hem de “Haçlılar”ı yardıma çağırırcasına bir tavırla!

Bu rejimler, her savaşta kaybetti, coğrafyayı mahvetti. Bu savaşı da kaybedecek.

Ama Arap milleti, vatanseverleri şunu bilmeli. Bu tam bir intihar hazırlığıdır. Tuzağı Arap topraklarına, ülkelerine kurdular. Bu liderler, rejimler Arap ulusunu yokoluşa sürükleyecek, Arap topraklarını şehir devletlerine bölecek.

Tekrar hatırlatayım. Neden Arap olmayan Müslüman ülkeler güç kazanıyor da, Arap olan Müslüman ülkeler sürekli güç kaybediyor?

Arap sokakları uyanmalı artık!

Yeni kolonyalizme direnmeliyiz!

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.