Bıçak sırtında son düzlük

04:0027/10/2015, Salı
G: 13/09/2019, Cuma
Kemal Öztürk

Seçime 5 gün kaldı. Bu son düzlük. Yarışın son aşaması. Koşuda, son düzlük en kritik mesafedir. Ani bir deparla atağa geçip, ipi göğüslemek ya da en öndeyken geride kalmak mümkün bu düzlükte. Bu yarışlar için geçerli. Siyasette bu olur mu? Tartışmaya değerYazıyı yazmadan önce, analizlerine güvendiğim, Türkiye'nin önemli anket firması sahipleriyle konuştum. Son düzlükte durumu anlattılar. Birbirine yakın şeyler söylediler.Elbette hepimizin gözü AK Parti'nin oylarında. Başka da tek başına iktidar

Seçime 5 gün kaldı. Bu son düzlük. Yarışın son aşaması. Koşuda, son düzlük en kritik mesafedir. Ani bir deparla atağa geçip, ipi göğüslemek ya da en öndeyken geride kalmak mümkün bu düzlükte. Bu yarışlar için geçerli. Siyasette bu olur mu? Tartışmaya değer

Yazıyı yazmadan önce, analizlerine güvendiğim, Türkiye'nin önemli anket firması sahipleriyle konuştum. Son düzlükte durumu anlattılar. Birbirine yakın şeyler söylediler.

Elbette hepimizin gözü AK Parti'nin oylarında. Başka da tek başına iktidar olma ihtimali olan bir parti yok çünkü. AK Parti'nin tek başına iktidar olması ya da olmaması, bütün mesele buraya kilitlenmiş durumda.

Bıçak sırtında bir yaşam

AK Parti kurmayları ardı ardına açıkladı, “bıçak sırtındayız.” Benim konuştuğum önemli anketçiler aynı kelimeyi kullanıyor, “bıçak sırtı”. Zaten 7 Haziran'dan beri bıçak sırtında bir yaşam sürüyor AK Parti. 18 milletvekili ile iktidarı kaybetmek, bıçağın sırtıyla değil, keskin tarafıyla muhatap olmaktı aslında. Yaraladı, acı verdi, iz bıraktı partide, bir çok insanda.

Şimdi bıçağın sırtında yürümeye devam ediyor AK Parti. Ya az bir farkla iktidar olacak ya da az bir farkla iktidarı kaybedecek. Son düzlük bu yüzden çok önemli. Bıçağın sırtında koşulacak bir son düzlük bu. Terör, saldırlar, savaşlar, sivil ölümleri, şehitler arasında bir seçim süreci... Herkes çok zorlandı, herkes çok büyük sıkıntılar çekti. Herkes bıçak sırtı bir yaşam sürdü son aylarda.

Yorgun ruhların seçimi

Sokaklarda, pazarda, toplu taşıma araçlarında, her türden vatandaşla konuşuyorum. Hüzün, moral bozukluğu, yorgunluk, belirsizlik herkeste hissediliyor. Dile kolay, 1 yılda dördüncü kez seçime gitmek öyle basit bir şey değil. Seçim ortamının gerginliği, propaganda süreçleri, tartışmalar, medyanın, sosyal medyanın etkileri vatandaşın aklını başından aldı.

Ancak, 7 Haziran sonrası yaşanan terör saldırıları, şehirlerde patlayan bombalar, kaybettiğimiz canlarımız sanırım hepsinden daha çok yordu insanımızı. Hepimizi yordu, hepimizin ruh halini etkiledi. Bu yüzden seçimlere ilgi, heyecan düşük. Yorgun ruhlar, yorgun bedenler, yorgun zihinler sandığa gitmekte zorlanıyor.

Katılım oranında dramatik bir düşüş beklentisi var bazı anketörlerde. Bu öyle, “tatil oldu, millet tatile gitti” ile açıklanacak bir durum değil. Bu, bir yılda dördüncü defa sandığa gitmenin, terörün baskısı altında kalmanın yorgunluğu olabilir.

Sandığa gitmek teröre meydan okumaktır

Evet millet yorgun ve isteksiz ama yine de son bir şey istemek gerekiyor fedakar milletimizden.

Halkı sandıktan uzak tutmak, terör ve iletişim yoluyla milleti yoran, ülkeyi geren ve Türkiye'nin gücünü zayıflatan kötü niyetli odakların istediğidir. Milletin sandığa gitmemesi demokrasimiz için iyi bir algı da değildir. Bozuk morallerimizi daha da bozar, sandığa olan inancımızı etkiler.

Bu nedenle tüm siyasi partilerin, son düzlükte birbirini suçlamak yerine, milleti sandığa götürecek teşvik edici konuşmalar yapması, seçmeni sadığa taşıyacak mekanizmalar kurması çok daha önemli bir konudur.

Seçime katılımın yüksek olması, doğrudan teröre ve ülke düşmanlarına verilmiş en g
üçlü
mesaj ve meydan okuma olacağını unutmamak gerek.

Not:

Ankara saldırısı hangi partiye yaradı?

Bence en üzücü ve çirkin şeylerden biri, terör saldırıları ve ölen insanlarımız üzerinden siyaset yapmaktır. Yüzden fazla sivil insanımızın öldüğü Ankara saldırısını siyasi malzeme yapmak, en başka ölen insanlarımıza ve ailelerine yapılan bir saygısızlıktır.

“Bombalar patlıyor, AKP'ye yarıyorsa azmettiren bellidir” diyen MHP Lideri Bahçeli'nin sözü ile HDP başkanlarının sözleri şaşırtıcı bir şekilde benzeşiyor. Anket firmalarıyla yaptığım görüşmede bu konuyu özellikle sorudum. Saldırıdan sonra yapılan anketlerde, bu saldırının AK Parti lehine olmadığı açıkça gözüküyor dediler.

Yine de bu tartışmaya devam etmenin ölen insanlara nezaketsizlik olduğunu düşünüyorum. Terörle siyaset ilişkisi kurmak, çok tehlikeli bir şeydir.
#1 kasım seçimi
#partiler
#ak parti
#mhp