|
Yazarlar

Bir çalıştayın ardından

13:30 . 19/04/2015 Pazar

Kevser Topkar

1966 yılında İstanbul’da doğdu. Kuzguncuk İlkokulu ve Üsküdar Kız Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümüne girdi. 1987’de mezun olacakken başörtüsü yasağından dolayı üniversiteye ara verdi. Fakülteyi iki sene sonra bitirebildi. 1998-2000 tarihleri arasında Sudan’da bulundu. Bu esnada Afrika Üniversitesinde Arap dili eğitimi aldı. Türkiye’ye döndüğünde özel sağlık alanında yöneticilik yaptı. Fide Yayınlarının kuruluşundan itibaren editörlüğünü üstlendi. Öykü, çocuk hikayeleri ve derlemelerden oluşan kitapları yayınlandı. TC. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde özel araştırmacı olarak Filistin’e Yahudi göçlerini araştırdı. Başörtüsü yasağı kaldırıldığında Marmara Üniversitesi Yakınçağ Tarihinde yüksek lisansını tamamladı. Aynı üniversite halen doktora yapmaktadır. Üsküdar Belediyesi’nde 6 senedir sosyal projelerden sorumlu Başkan Danışmanı olarak çalışmaktadır. Almanca, Arapça ve İngilizce bilmektedir. Evli ve dört çocuk annesidir.

Kevser Topkar
Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulusal Gençlik ve Spor Politikası Belgesi hazırlamak üzere Ankara'da bir çalıştay düzenledi. Akademisyenlerin ağırlıklı olarak katıldığı çalıştayda yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları da yer aldı.

Çalıştay günü yürürlüğe giren yeni kanun dolayısıyla Bakanlık üst yönetiminin görevlerine son verilmiş ve araştırmacı kadrosuna atanmışlardı. TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ''Torba Kanun Teklifi'' gereğince; ''düzenleme yürürlüğe girdiği tarihte Gençlik ve Spor Bakanlığı merkez teşkilatı ile Spor Genel Müdürlüğü ve Yüksek Öğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'nde; genel müdür yardımcısı, müşavir, teftiş kurulu başkanı, 1. hukuk müşaviri, daire başkanı, bölge müdürü kadrolarında bulunanların görevleri hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erecek, bu kadrolarda bulunanlar araştırmacı kadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacaklar'' maddesi yürürlüğe girmişti. Tam çalıştayın başladığı güne denk gelen bu düzenlemenin idareciler üzerindeki tedirginliği program dışındaki zamanlarda yaptığımız sohbetlere de hakim oldu.

Çalıştaylar katılımcılar tarafından genellikle eleştirilirler. Kendilerinden görüş alınmasına rağmen uygulamaya geçirilmedikleri için kırgınlıklar ve boşa emek harcama hissi yaşarlar. Ben başka bir persfektiften değerlendiriyorum. Bu müzakerelerde aynı alanda çalışma yapan, Türkiye'nin her yerinden gelen katılımcılar aynı masa etrafında toplanarak çalıştıkları işlerle ilgili bilgi ve tecrübelerini aktarırlar. Katılımcılar açısından çok ufuk açıcı bir çalışmadır. Memleketin neresinde neler yapıldığına dair malumat sahibi olunurken aynı zamanda kurum ve derneklerin imkanlarını ne kadar etkin değerlendirebildiklerini de görmemize olanak sağlar. Aklımıza gelmeyen yeni perspektifler kazandırır. Bakış açımız genişler. Çalıştayların çıktıları itibarı ile etkinlikleri tartışılabilir olsa da benim için ilham kaynağı olmuşlardır. Sürece sağladığım katkım konusundaki tereddütlerimin yanında bu tür toplantılarda edindiğim tecrübelerim ufuk açıcıdır.

Ulusal Gençlik ve Spor Politikası Belgesi çalıştayında dezavantajlı gençler için oluşturulacak ulusal politika metnimize katkı sağlamaya çalıştık. 13 başlığın farklı oturumlarda uzmanları tarafından müzakere edildiği çalışmada bir politika belgesi hazırlandı. İki gün devam eden çalışmalar sonunda çoğumuzun kafasında ortak sorular belirdi. Bunları bakanlık yöneticilerine de aktardık. Organizasyonun ev sahipliğini yapan yöneticiler de değerlendirme toplantılarında bunu dile getirdiler. Aşmamız gereken problemler çalışma konularımızla ilgili değildi. Ortak bir sorun tanımlama ve çözüm önerileri hususunda asgari birliktelik sağlandı. Maksat da zaten buydu ve hasıl oldu. Lakin çözemediğimiz sorunlarımız mevcuttu. Bunları bir kaç başlıkta tanımlayabiliriz:

Devlet kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyon eksikliği,

Mükerrer yapılan işlerin mevcudiyeti,

Hizmet standardının kurumsal bir hüviyet kazanmaktan ziyade kişilerin tutumlarına göre değişen farklılıklar içermesi,

Kurumsal hafızanın ana hatlarıyla bile korunamıyor olması, teferruata indikçe yok hükmünde bulunması.

Mevzuu gençlik olunca, eğitim, sağlık, meslek edindirme, kötü alışkanlık ve bağımlılıklardan koruma, barındırma, istihdam, sanat vs. gibi pek çok mevzunun yanında spor faaliyetleri de gündem oluşturdu. Sonunda gördük ki devletin farklı kurumları birbirlerinin ne yaptığından bihaber. Yapılan işin kalite standardı yok. İmkanları birleştirerek etkin hizmet sunmayla ilgili bir gereklilik mevcut fakat bunun nasıl olacağı ile ilgili bir fikir yok. Görünen o ki merkezden Türkiye'yi koordine etmek bir hayli zor. Acizane önerim, yerel yönetimlerin ilçe ve il bazında denetlenmelerini sağlamak kaydıyla, bütün bu alanlarda etkili çalışma yapmaları için gerekli yasal düzenlemelerin hazırlanması ve kurumsal kargaşaya son verilmesi gerekmektedir.

Not:
Ankara'nın en güzel tarafı yine İstanbul dönüşüydü.
#Gençlik ve Spor Bakanlığı
#Ulusal Gençlik ve Spor Politikası Belgesi
#TBMM Genel Kurulu
8 yıl önce
default-profile-img
Bir çalıştayın ardından
“Erdoğan’sız seçim” senaryosu!
Kılıfa sokulan süngerin ince işleri
Çerkeszade bir muhacir alim Cevdet Said
Beş bin Kur’ân-ı Kerim yakan piskopos
Cumhuriyetçi Parti Trump’tan kaçıyor mu?