Yazarlar Büyüme ve kompozisyonu

Büyüme ve kompozisyonu

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Türkiye’nin 2021 yılı II. çeyrek büyüme verisi açıklandı. TÜİK’in hesaplamasına göre Türkiye ekonomisi II. çeyrekte, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %21,7 büyümüş durumda.

SADECE BAZ ETKİSİ Mİ?

Geçtiğimiz yılın II. çeyreği pandeminin ekonomi üzerindeki etkilerinin en çok hissedildiği dönemdi. Söz konusu çeyrekte Türkiye ekonomisi %10,4 küçülmüştü. Dolayısıyla 2021 yılının aynı çeyreğindeki %21,7’lik büyüme rakamının sadece baz etkisinden geldiğine yönelik bazı eleştiriler oldu. Elbette büyümenin bir kısmı baz etkisinden kaynaklanıyor ancak her ne kadar pek çok tedbir alınıp destek sağlanmış olsa da tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de pandeminin ekonomi üzerindeki etkileri devam ediyor. Dolayısıyla pandemi dönemine has koşullara rağmen böylesi bir büyüme rakamı son derece önemli ve sadece baz etkisi ile ilişkilendirilip basitleştirilmemeli.

KOMPOZİSYON TOPARLANIYOR

Türkiye’de hemen hemen her büyüme verisinin ardından büyümenin kompozisyonun tartışıldığını görürüz. Kimi zaman büyümenin kompozisyonu sağlıksız bulunur ve bu durumun sürdürülemez olduğuna ilişkin eleştiriler yapılır. Ancak bir süreden bu yana büyümenin dinamiklerinin arzu edilen tabloya doğru evrildiğini görüyoruz. Örneğin son büyüme verisine baktığımızda; yatırımların katkısının 5,4 ve net ihracatın katkısının 6,9 puan olduğunu görüyoruz. Elbette 13,8 puan ile büyümeye katkı sağlayan hanehalkı tüketimini yakından izlemeliyiz ancak bu durumun pandemi dönemine has politikaların bir neticesi olabileceğini ve hatta pandeminin ekonomi üzerindeki etkileri devam ederken tercih edilebilecek bir gelişme olduğunu da gözardı etmemeliyiz.

Öte yandan iktisadi faaliyet kollarına göre büyüme hızlarına baktığımızda en çok büyümenin %45,8 ile hizmetler sektöründe ve ardından %40,5 ile sanayi kolunda olduğunu görüyoruz. Burada da sanayi üretimdeki artış dikkatlerden kaçmamalı.

ÖNCÜ GÖSTERGELER III. ÇEYREK İÇİN NE DİYOR?

Türkiye’nin II. çeyrek büyümesi oldukça güçlü geldi. Diğer yandan öncü göstergeler III. çeyrek için de güçlü büyümeye işaret ediyor. Sanayi üretim endeksi, imalat sanayii kapasite kullanım oranı, imalat PMI ve reel kesim güven endeksi gibi öncü göstergeler III. çeyrek için de oldukça güçlü bir büyümeye işaret ediyor.

Hal böyle olunca yılın tamamı için öngörülen %8 civarındaki büyüme oranının %10’a yaklaşması veya %10’u geçmesi muhtemel görünüyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.