Yazarlar İklim değişikliğinin makro ekonomik etkileri ne olacak?

İklim değişikliğinin makro ekonomik etkileri ne olacak?

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Ekonomiler bir yandan Kovid-19 pandemisinin etkileri ile başa çıkmaya çalışırken diğer yandan bir o kadar önemli olan iklim değişikliğinin sınamaları ile karşı karşıyalar. Her ne kadar insanlığın geleceği için “yeşil dönüşüm” ve “sıfır karbon” gibi hedefler uygulanmaya konulsa da tüm bunların ekonomiler üzerinde maliyet artıran unsurlara dönüşmesi de kaçınılmaz oluyor. İşte böyle bir ortamda akla gelen en önemli soru şu; iklim değişikliğinin makro ekonomik etkileri ne olacak?

AVRUPA MERKEZ BANKASI NE DÜŞÜNÜYOR?

Avrupa Merkez Bankası’ndan tarafından yayınlanan “Talep mi arz mı? İklim değişikliğinin makroekonomi üzerindeki etkilerinin ampirik bir araştırması” başlıklı bir çalışma iklimle ilgili olayların ve iklim politikalarının makroekonomik etkilerini ele alıyor.

Çalışmada 1990-2019 yılları arasındaki dönem için 24 OECD ülkesinin verileri kullanılarak (1) iklim değişikliğinin, (2) çevre politikalarının ve (3) çevre ile ilgili teknolojilerin makro ekonomi üzerindeki bütünleşik etkileri test ediliyor.

Çalışmadan elde edilen başlıca bulgu; iklim değişikliğinin ve bunlara karşı koyacak politikaların, iş çevrimi üzerinde büyük ölçüde olmasa da önemli makroekonomik etkileri olduğunu gösteriyor. Yine çalışmada fiziksel risklerin negatif talep şokları olarak çalıştığına dair kanıtlar elde edilirken, geçiş dönemi politikaları veya teknoloji iyileştirmeleri aşağı yönlü arz hareketlerine işaret ediyor.

Öte yandan, karbon vergisi uygulamayan veya doğal afetlere maruz kalma oranı yüksek olan ülkelerde ekonomi üzerindeki yıkıcı etkiler daha ağır oluyor. Çalışma nihai olarak şunu öneriyor; talep-çekme ve teknoloji-itme politikaları arasında bir denge ile iklim değişikliğine karşı koyak için tek tip bir politika karışımına ihtiyaç duyuluyor.

TÜRKİYE’NİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ADIMLARI

Dünyada iklim değişikliği farkındalığı artarken Türkiye de bu alana ilişkin önemli açılımları art arda yapıyor. Bunlardan ilki Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” olarak karşımıza çıkmıştı. Diğeri de uzun süredir gündemde olan “Paris İklim Anlaşması”nın imzalanması oldu. Diğer yandan süreç içerisinde Türkiye özellikle yenilenebilir enerji alanında son derece önemli gelişme kaydetti. Bazı dönemlerde üretilen toplam elektriğin yaklaşık %70’inin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması bunun en önemli ispatı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE REKABETÇİLİK

Daha yaşanabilir bir dünya konusu elbette başkaca bir unsur ile kıyaslanmamalı. Ancak diğer yandan da Türkiye’nin rekabetçiliği konusu da yabana atılmamalı. Zira iklim değişikliği ile mücadelede taraf olunan Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Anlaşması gibi süreçler girdi maliyetlerini artıcı bazı etkilere sahip olacak. Bu süreçlerin çok iyi yönetilmesi gerekiyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın son çalışmasındaki tespitleri iklim değişikliği ve buna karşı koyacak politikaların 2 ila 8 yıllık bir zaman diliminde makroekonomi üzerinde etkileri olacağını gösteriyor. Dolayısıyla bu konuda zaman giderek daralıyor. Özetle az zamanda büyük işler yapmak gerekiyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.