Yazarlar İstisna ekonomisi ve enflasyon hedeflemesi

İstisna ekonomisi ve enflasyon hedeflemesi

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Geçen haftaki yazımda yaptığım “enflasyon hedeflemesi politikasını akademik düzeyde tartışalım” önerime önemli dönüşler var. Mesela Prof. Dr. Kerem Alkin sürece ciddi analizleri ve eleştirileri ile dahil oldu. Öte yandan bazı ortodoks ekonomistler de belli ki çok rahatsız olup eski ezberlerini yeniden ortaya sürdüler. Ama bir şekilde tartışma başlamış oldu.

“İSTİSNA EKONOMİSİ”

Rakamlar, grafikler, modeller sizi aldatmasın. Ekonomi sosyal bir bilimdir. Doğrudan insan tercih ve davranışlarının sonuçları ile ilgilenir. Söz konusu rakamlar ve grafikler sonuçları daha iyi anlamak ve analizlerimizi kuvvetlendirmek için kullanılır. Bazen de ekonometrik modellerle, insanların geçmişteki davranışların sonuçlarına bakarak geleceği tahmin etmeye çalışırız. Bu tahminler bazen isabetli olur bazen de hiç tutmaz. Çünkü insanlar değişir. Davranışları değişir. Harcama alışkanlıkları değişir. Tasarruf etme biçimleri değişir. Ve nihayet algısı değişir. Davranışsal iktisat çalışanlar bu konunun üzerine fazlaca eğilirler. Onlara göre ekonomi basma kalıp kurallara göre yönetilmesi mümkün olmayan dinamik bir yapıdır. Yani 250-300 yıl önce yazılanlar bugün işe yaramıyor olabilir. Ya da geçen sene işe yaraması bu sene yarayacağı anlamına gelmeyebilir.

Teoride ekonomik daralmanın önüne geçmek için talebi artırmak gerektiği yazar. Bunun için genişlemeci politikalar uygularsınız ve bazı durumlarda bireylere doğrudan para vermek (helikopter para) de dahil olmak üzere ilave gelir sağlarsınız. Çünkü teori size bunu öğütler. Daha fazla talep daha fazla ekonomik büyüme sağlayacaktır. Ama bu teori pandemi döneminde işe yaramadı. Pandeminin ekonomideki etkileri ile mücadele etmek için para musluklarını açan ülkeler, bireylerin eline geçen parayı harcamak yerine daha fazla tasarruf etmek gibi bir karar verdiklerini gördüler. Elbette bizim ortodoksların buna da bir cevabı var: “bu bir istisna”. Zaten teorilerle örtüşmeyen her şeye “istisna” açıklaması yaparlar. Ama bugünkü yerleşik iktisatta o kadar çok istisna var ki artık ona “istisna ekonomisi” bile diyebilirsiniz.

ENFLASYON HEDEFLEMESİ MESELESİ

Para politikası ne işe yarar? Bizdeki uygulamaya bakarsanız Türkiye’de para politikasından sorumlu mercii Merkez Bankası’dır. Onun da kanunen temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Başka? Başka bir şey yok. Tek hedefi budur. Peki ekonomik büyüme, istihdam artışı, finansal istikrar gibi ekonominin reel gerçeklerinde para politikası işe yaramaz mı? Yarar. Hem de nasıl yarar. Ama 1211 Sayılı Merkez Bankası Kanunu’na göre para politikasından sorumlu merciinin tek görevi fiyat istikrarını sağlamaktır. Yani enflasyonu belirli bir hedefe getirmek ve belirli bir aralıkta tutmak. Neo-liberal iktisada iman etmiş ortodoks ekonomistler için bu basittir. Enflasyon yukarı giderse sen de faizleri artırırsın olur biter. Elbette başkaca para politikası araçları var. Bugünkü Merkez Bankası yönetiminin yaptığı gibi onlar da etkin olarak kullanılabilir. Ama ortodoks ekonomistler için bu yeterli değildir. Büyümenin, üretimin, istihdamın, finansman maliyetlerinin ucuzlamasının hiçbir önemi yoktur. Kur artarsa ya da pandemi olsa bile enflasyon yukarı giderse faizi artırırsın olur biter. Ama bir bakarsanız işsizlik arttığında en çok yine bunlar şikayet eder. Ya da ekonomi küçüldüğünde en büyük eleştiri bu cenahtan gelir. Takdir edersiniz ki bu samimi bir davranış değildir. O yüzden enflasyon hedeflemesi meselesi ortodoks ekonomistlere bırakılmayacak kadar değerli bir konudur.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.