Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Küresel gıda fiyatları ve Türkiyede gıda enflasyonu

Küresel gıda fiyatları ve Türkiye’de gıda enflasyonu

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı

2020 yılının neredeyse tamamını Covid19 pandemisini konuşarak geçirdik. Bununla beraber en çok konuşulan konulardan birisi de küresel gıda fiyatlarındaki artıştı. Pandeminin oluşturduğu belirsizliğin insanları paniğe sevk etmesi, artan talebe karşın arzın eşanlı cevap verememesi ve nitekim ülkelerin tarım ürünlerinin ihracına ilişkin uyguladığı korumacı politikalar küresel gıda fiyatlarının arttığı bir dönemi de beraberinde getirdi.

KÜRESEL GIDA FİYAT ENDEKSİ’NDE SON DURUM NE?

Gıda ürünlerindeki küresel fiyat hareketlerini yakından takip edebileceğimiz en önemli veriyi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü sağlıyor. Örgüt aylık olarak bir gıda fiyat endeksi hesaplıyor ve ilan ediyor. Son veriye göre endeks %2,1 artarak 118,49 seviyesine yükselmiş durumda. Yıllık artış ise %24,6. Endeksin geldiği bu seviye 2014 Haziran’ından bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret ediyor.

TÜRKİYE’DE GIDA ENFLASYONU NE DURUMDA?

Türkiye’de 2020 yılı boyunca gıda fiyatlarındaki artışlar epey bir konuşulmuştu. Çünkü hem pandemi hem de ciddi kuraklığın etkisi ile 2020 yılı boyunca oluşan aylık gıda enflasyonu son 18 yılın ortalamalarının oldukça üzerinde gerçekleşmişti. 2021 yılında da gıda fiyatları artmaya devam ediyor ancak gıda enflasyonu 2020’ye göre biraz hız kesmiş durumda. Zira gıda fiyatlarındaki artış 18 yılın ortalamalarını yakınsamış görünüyor.

GIDA ENFLASYONUNUN ÇARESİ NE?

Söz konusu “enflasyonla mücadele” olunca cevabın “faiz artışı” olması ana akım iktisatçıların adetidir. Ancak söz konusu gıda enflasyonu olunca ana akım iktisatçıların da kabul ettiği bir gerçek var. O da gıda fiyatlarının parasal aktarım mekanizması ile baskılanamayacağı.

Gıda fiyatlarında baskın belirleyici faktör mevsimselliktir. Yani yukarıdaki grafiğe bakarak hiç kimse “yapılan son faiz artışları gıda fiyatlarını baskıladı” diyemez. Ancak tarımda atılması gereken ciddi adımlar olduğu da ortada. Mesela sözleşmeli ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının daha fazla yaygınlaşması gerekiyor. Kış dönemlerine özgü konjonktürel fiyat artışlarının minimize edilmesi ise daha yaygın seracılık faaliyetleri gerektiriyor. Öte yandan çiftçilere yapılan doğrudan nakit destekleri, Çiftçi Kayıt Sistemi vb. uygulamaların da gözden geçirilmesinde fayda var. Sulama sistemleri, yerli tohum, tarım ürünlerinin lojistiği ve tedarik zincirleri meselesi artık hayati önem taşıyor. Taşıma sürecinden kaynaklanan ürün kaybı ve aracıların fiyatları artıran faaliyetleri konusu ise hala masadaki en önemli gündem maddelerinden birisi.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.