Yazarlar Kindarlığınızın dibi yok Tehdit ve hakaretlerinizin de Yeter artık

Kindarlığınızın dibi yok… Tehdit ve hakaretlerinizin de… Yeter artık!

Mehmet Metiner
Mehmet Metiner Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Her türlü eleştiri baş göz üstüne.

Ama hakaretinizi alıp başınıza çalın.

Her Allah’ın günü kurulduğunuz köşelerinizde tehditler ve hakaretler savuracaksınız, sonra da sıra bedelini ödemeye geldiğinde, “ifade hürriyeti” diyeceksiniz.

Yok öyle yağma!

“İfade hürriyeti”, tehdit ve hakareti içermez.

Sabah akşam “Menderes’in akıbeti”yle tehdit edeceksiniz, hızınızı alamayıp hakaretler savuracaksınız, sonra da kalkıp bunun adına eleştiri diyeceksiniz, gazetecilik diyeceksiniz, hadi ordan!

Bu yaptığınıza düpedüz ahlaksızlık ve pespayelik denir.

Sahiden tahammül sınırlarını çok aştınız.

Yeter artık!

Kim ki o gazeteci kılıklı etki ajanı Sedef Kabaş’ın dibine kadar kindarlık ve hakaret içeren laflarına arka çıkarsa o vakit bizim de o Çerkez atasözündeki deyimi aynen kendilerine iade etme hakkımız doğar. Umarım isimleri üzerinden “büyükbaş hayvan” diye başlayan o sözlerin aynısı söylendiğinde yargıya koşma gereği duymazlar.

Kendileri bu tehlikeli kapıyı herkese açmış oldular.

Benim açımdan asıl sorun Sedef Kabaş değil, onu arkalayan siyaset kurumudur. Daha doğrusu, varlık nedenini Erdoğan düşmanlığı eksenine oturtmuş marazi muhalefet anlayışıdır.

İYİ Parti liderinin Kabaş’a tek kelime etmeden “şiir” ve “atasözü” benzetmesi üzerinden Cumhurbaşkanı’mıza yönelik suçlayıcı bir dil kullanması da çarpıtmanın ötesinde bir etik sorunla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Merak ediyorum, milyonların izlediği bir televizyon kanalında münhasıran Akşener için o atasözü kullanılmış olsaydı kendisinin tepkisi ne olurdu?

Akşener’in sanki Kabaş bir atasözü aktarımında bulunduğu için gözaltına alınıp tutuklandı algısını oluşturmaya dönük savunusu, Erdoğan düşmanlığı üzerine oturan muhalefetimizin düştüğü seviyeyi göstermesi bakımından üzücüdür.

CHP’NİN AKLI BAŞINDA MI?

CHP alelacele bir kanun teklifi hazırlamış. Cumhurbaşkanı’na yönelik hakaretleri suç sayan mevcut kanunun iptalinin istendiği teklifin mantığı ilginç: “CB partili, o yüzden tarafsız değil.”

İnsan bir kanun teklifi hazırladığında kendi geçmişine ve durduğu yere bakar evvela.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk hem CHP’nin genel başkanıydı, hem Cumhurbaşkanı’ydı.

O zaman Atatürk’ü Koruma Kanunu’na ne gerek var?

O kanunun olması gerektiğine inanmak hangi mantıksal ve ilkesel tutarlılıkla açıklanabilir?

Dediğim şu: İlke adına siyaset yapanlar kendileriyle çelişmemelidirler.

Tek parti dönemine yönelik en objektif tespitleri/eleştirileri dahi anında “Atatürk’e hakaret edemezsiniz, sizi bundan menederiz!” diye hiddetle savuşturanların, yani o dönemin farklı bir gözle okunmasına dahi tahammül gösteremeyenlerin, bugün kalkıp Atatürk’ün makamında oturan Erdoğan’a yapılan aleni bir hakarete ve terbiyesizliğe arka çıkıyor olmaları sizce hangi ilkeyle bağdaşır?

KABAŞ’IN FETÖ SEVDASI NERDEN GELİYOR?

Bize her seferinde şöyle deyip çemkiriyorlar: “Vaktinde FETÖ konusunda sizi uyardık, ama siz dinlemediniz, sonra da af dilediniz.”

Kocaman bir yalan bu.

Yalana dayalı bir algı operasyonu bu.

Etki ajanları ve operasyon elamanlarının bu tarz profesyonel yalanlarına en iyi örnek Sedef Kabaş’tır.

Bilmeyenler da sanırlar ki gerçekten onlar vaktinde bizi uyarmışlar da biz o uyarıları kulak arkası etmişiz, yok öyle bir şey!

Tam tersine bu iddianın sahipleri FETÖ’nün kökünü 2013 yılından itibaren kazımaya kalkıştığında Erdoğan’ın karşısına hınçla dikildiler ve FETÖ’cülerin yanında hizalandılar.

O tarihlerde Erdoğan’a düşmanlık, FETÖ’cülere dostlukta sınır tanımayan Kabaş’ın birkaç tweetini hatırlatmak sanırım gerçeğin anlaşılması için yeterli olur.

-Hey, meslektaşlar

Zaman birlik olma zamanı

Birazdan BugünTV’ye çıkacağım.

SUSMAYIN

(27.10.2015)

Tarihe dikkat lütfen.

Zaman vurgusuna dikkat lütfen.

Zaman FETÖ’nün amiral gemisi olarak bilinen gazetesi.

Bugün TV, FETÖ’nün kanalı.

2015’te FETÖ’yle mücadelenin kızıştığı dönemde kimle beraber ve herkesi de kimlerle beraber olmaya çağırıyor. Ve dahası SUSMAYIN diyor.

-Bakalım THY’de bu gazeteleri ne zaman okuyabileceğiz.

(9. 06. 2015)

Saydığı gazeteler arasında ZAMAN da var.

-Bu adamın kininin dibi yok..

Zaman gazetesi tabelalarına gece operasyonu.

(26.07.2015)

Bu adam dediği, Recep Tayyip Erdoğan. Dönemin Başbakanı.

Rahatsız olduğu konu, FETÖ’nün gazetesine yönelik operasyon. Cumhuriyet gazetesindeki bir habere atıfla rahatsızlığı dile getirirken FETÖ ile mücadelenin kahramanı Erdoğan’a da kin kusuyor.

Erdoğan’ın FETÖ’ye olan kini ve FETÖ’nün ayaklarıyla giriştiği mücadele nedense onu pek bir rahatsız ediyor.

-Asıl o silahları azılı terörist IŞİD’e gönderenler devletin güvenliğine zarar vereceğini düşündü mü?

(26.11.2015)

FETÖ ağzıyla kendi devletini/hükümetini suçluyor ve bir FETÖ operasyonuna arka çıkıyor.

Hatırlayınız: AK Parti hükümetinin Suriye’de IŞİD’e silah yardımında bulunduğunu ilk ABD derin devletinin elemanları dile getirdiler. Bu iddiayı MİT TIR’ları operasyonuyla dönemin FETÖ’cüleri gerçekmiş gibi göstermeye çalıştılar. Bu ABD ve FETÖ sevdası nerden geliyorsa artık!

-Gün gelecek sen yargılanacaksın.

(27.11.2015)

Yargılanacaksın dediği kişi Erdoğan.

Bu cüreti nerden mi alıyor?

Pek tabii sırtını dayadığı uluslararası güçlerden ve içerdeki işbirlikçilerinden.

17/25 Aralık süreçlerinde de FETÖ yargısına havale etmemişler miydi? “Yargılanıp öyle gelin” dememişler miydi Yüce Divan sürecinde de?

Dönemin FETÖ yargısını bize adres gösterenler bugün nedense yargı bağımsız ve tarafsız değil diyerek yargıyı itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Hani FETÖ’ye ve yargısına karşıydınız, hani vaktinde bizi uyarmıştınız da biz dinlememiştik?

Kocaman ve yalın bir yalanı tam da Sedef Kabaş’ın Hitler’in propaganda bakanından ödünç alarak kullandığı gibi gündemimize defalarca taşıdılar ve ne yazık ki içimizden inananlar çıktı.

-Sultanahmet Meydanı’nda patlama…

Terör adım adım

İstanbul vurulmadıkça Türkiye uyanmaz…

(12 Ocak 2016)

Tarihe dikkat…

15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasından 6 ay önce.

Ne bu şimdi?

Erdoğan’ın devrilmesi için terör dâhil her yolu mubah gören aşağılık bir zihniyetin gazetecilikle ve siyasetçilikle ne alakası olabilir?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.