Yazarlar Teknolojinin ülkesi değil etkisi önemlidir

Teknolojinin ülkesi değil etkisi önemlidir

Nazif Gürdoğan
Nazif Gürdoğan Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Sosyal ve uygulamalı bilimlerde, en çok tartışma konusu yapılan alanların başında, inovasyon ve teknolojik değişme gelir. Toplumsal ve bireysel hayatın kalitesine, yeni boyutlar kazandırıp kazandırmadığına bakmadan, inovasyon saplantısına kapılmak, bir sınırdan sonra çözümden daha çok sorun üretmek demektir. Pek çok alanda, teknolojik değişmenin yol açtığı zararlar, sağladığı yararları aşmaktadır.

*

Batı dünyasının ele geçirdiği teknolojik üstünlüğün sonucu, ortaya çıkan ve bir çok ülkeden daha güçlü, dev küresel şirketler, kazançlarını artırmak için, bütün insani değerleri, ayaklar altına almaktan kaçınmıyorlar. Artık dev şirketler müşterilerine değil, müşterileri dev şirketlere hizmet ediyorlar. Teknolojik gelişmeyi hızlandırmak için, başta insan ve bilgi olmak üzere, dev şirketler herşeyi alıp satıyorlar.

*

Doğu"da tarım toplumundan sanayi toplumuna, Batı"da sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişin hız kazandığı bir dünyada, teknolojisiz ekonomi, ekonomisiz teknoloji olmaz. Ancak ekonominin olduğu kadar teknolojinin de kaynağında insan ve insani değerler vardır. İnsanın değerleri, teknolojisiyle birlikte ekenomisine de yansır. Aklın dışında kaynak tanımayan, kazanç dışında değer bilmeyen insan, çağdaş piramitler peşinde koşar.

*

İki yanı keskin bir kılıç gibi olan teknolojinin, ekonomik, siyasal ve kültürle hayat üzerinde olumlu etkileri olduğu gibi, olumsuz etkileri de vardır. Bu yüzden, yirmibirinci yüzyılda, geliştirilen teknolojilerin ülkelerinden daha çok etkileri önemlidir. Teknoloji, bilimin teorik alandan, pratik alana aktarılmasıdır. Bilim gibi, teknoloji de, bütün insanlığın, ortak aklının ürünüdür, her ikisinin de tek bir vatanı yoktur.

*

Bütün ülkelerin peşinde koştuğu çağdaş teknoloji, çağdaş bilim gibi, iki yüzyılı çok aşmayan bir tarihe sahiptir. Orta çağda İslam dünyasının bilimsel ve teknolojik seviyesi, Batı dünyasının bilimsel ve teknolojik seviyesinden daha ileride ve daha büyüktü. Orta çağ Doğu ülkeleri için değil, Batı ülkeleri için karanlık bir çağdır. Batı"nın karanlık Orta çağını İslam dünyası aydınlattı.

*

Bütün dünyada yoksulluğu çekilen değerler, pozitif alanının değerleri değil, normatif alanın değerleridir. Bilimlerin hiyerarşisinde kutsal değerler, en üstte yer almaları gerekirken, en altta bile yer almıyorlar. Bilim ve teknolojinin kutsal kültürün değerlerinden uzaklaştırılmasının faturası, yıldan yıla katlanarak artmaktadır.

*

Batı dünyası kutsal değerleri seküler değerlere kurban etmiştir. Oysa bilim ve teknolojide belirleyici olan, seküler değerler değil, kutsal değerlerdir.

*

Seküler değerlerin kutsal değerlerden arındırıldığı bir dünyada Hiroşima"ların sonu gelmez.

*

Bilim ve teknoloji kutsal değerlerle denetilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.