Avrupa İmamoğlu’nun arkasında neden durmuyor?

Nedret Ersanel
Nedret ErsanelYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 22/03/2025, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Avrupa İmamoğlu’nun arkasında neden durmuyor?

Aslında ‘Batı’ durmuyor. Yani ABD de uzak duruyor. ‘Karışmadığını’ da söyledi, gazetecilere, ‘konuyla ilgili her gelişmeyi ikide bir getirip sormayın’ mealinde dahi konuştu. Avrupa’yı başlığa çekmemin sebebi, ana muhalefet partisinin AB ile ilişkisinin siyasi düşünce ve politika inşasında, pratiğinde öncelikli olmasıdır…

Türkiye’nin başta ana, sonra genel muhalefetinin ülkelerini ve dünyayı kavraması/kapasitesi en kibar ifadeyle eskiye ait. Politika yapma, kurma ve
yürütme modelleri de, o dönemin “alışkanlıklarına” yaslanıyor.
Alternatiflerin, düşünce formlarının varlığına/ihtimaline en ufak imkân/esneklik tanımıyor. Aynı zamanda köhneliğin tarifidir…
Peki.
Bu tahlilin, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla ne ilgisi olabilir?..
Ya da, iyice kafa karıştırmak pahasına şöyle soralım; ABD’nin, ‘Amerika’nın Sesi’ni kestiği bir dönemde, İmamoğlu politiğinin veya ‘sadece iktidara yönelik nefretin’ ayakta tuttuğu muhalefetin
tarihi
açıdan
tasfiye edilmemesi mümkün müdür?

***

“Terörsüz Türkiye” projesinin/atağının bir yönü içeriden zaten kazınmış tedhişin bölgeden de arındırılmasıdır. Diğer yönü ise, “doğal olarak”, yani bu politikanın birincil hedefi olarak değil de,
tabii çıktılarından
biri olarak, örgütün ağır baskısı altındaki siyasi yapının “özgür kılınması”, yerleşik ifadesiyle, ‘Türkiye partisine evrilmesidir’…

Bu ‘özgürlük alanı’; hayatın akışına uygun olarak, zaten dar olan siyasi yaşam alanını korumak, etki alanını genişletmek için başka partilere “gizlice” destek vererek güce ulaşma, kendini yönetime endirekt ortak kılma zorunluluğundan serbest bırakacaktır. Görece büyük partilerin dümen suyuna kerhen girmeleriyle gelişen tahakkümden de kurtaracaktır…

Tersine, kendi duruş ve siyasetleriyle oylarını gram geliştiremeyen, ülkeye zerre faydalı iş öneremeyen, bakılırsa umurlarında da olmayan tükenmiş partilerin de, milletin hakim çoğunluğunu rahatsız eden, aleniyeti bulunmayan “örtülü ittifak” tezgâhlarıyla küçük parti ve bileşenlerinde iktidar aramaması için de tarihi arıtma/arınma ihtiyacı açıktır…

Hepsi,
örgütün Türkiye ve bölgeden tasfiye edilmesinin doğrusal sonuçlarıdır…

***

Bu halde, şimdiye değin dışarıdan gelen destek ne olacaktır?

Türkiye ve komşularımızda örgüte verilen, isimleri herkesçe malûm dış desteğin hedefi bu ülkenin başını kaldıramaması olsa da, siyasi çıktıları aynı yolla, örgüt-parti-büyük parti çizgisi üzerinden flu ama elle tutulur zehri içeri akıtmaktadır. ‘Kayyum’ meselesinin önemli bir boyutu bu değil midir?

Eğer
” örneğin ABD’nin PKK/YPG’ye verdiği destek artık eskisi gibi değil
ise
, bu hal o ülkelerin “bugünkü” çıkarlarına uygunsa ne olacaktır? Yeni durumun, eski ve metruk sisteme/politika yapma alışkanlıklarına etkisi nasıl olacaktır?

İktidara ne şekilde olursa olsun ulaşma hırsıyla hareket eden, bunun için nevi ne olursa olsun olası tüm bileşenleri kabul eden, yine nasıl gelirse gelsin “iktidar için büyük para lazım” kabulüyle hareket eden siyasete çarpmaması mümkün müdür?

***

CHP dış desteğini bugüne kadar ‘Avrupa Birliği’nde/ülkelerinde aradı ve buldu da. Tekrar yazalım, ABD’yi dışladığı için değil, Avrupa kendini öyle konumladığı, karşılık verdiği, görev üstlendiği için. CHP, dümenini o rotada sabitledi, on yıllara yönelik müktesebatın oluşturduğu alışkanlıklara, ölü modellere takılıp kaldı…

Güzel ama AB hâlâ orada mı? Yerinde duruyor mu? AB/İngiltere buraya baktığında hâlâ CHP’yi ve politikalarını mı görüyor yoksa bir başka gerçekliği, reel-politiği mi?

Türkiye’nin kendi dinamikleri değişmiş, hatta değişeli çok olmuş, ABD’nin Biden’cı “muhalefetle çalışacağız” aklı düşmüş, tasfiye edilmiş, AB, AB olmaktan çıkmış, değil Türkiye muhalefetini desteklemek veya iktidarını değiştirmek, ‘yeni dünya düzeninde’ cari aktörlerden olmak bir tarafa, “kendi iktidarlarının bile” bitmekte olduğunun artık bilincinde olarak panik halinde tutunacak dal arayan muğlak bir bloka dönüşmüş halde. Merkezinde ekonomik güç bulunan çekiciliği sona ermiş ve ikinci büyük savaşın ana şartı olan “ekonomiyi savunma sanayiine yaslamak”, “silahlı Avrupa” politikasına dönmüş, en büyük ‘mentoru’ ABD’nin gadrine uğramış, terk edilme depresyonuna sürüklenmiş, obeziteden kımıldayamayacak bedenini taşıyabilecek “kanatlarında” sadece Türkiye ve İngiltere’yi gören, hatta bunu bile göremeyen Avrupa mı İmamoğlu veya CHP’nin yanında cepheleşecek?

Bu küresel gerçekler ışığında, bunları anlamadan, şu an yürüyen hukuki süreçten bağımsız/alakasız bu konjonktürü ıskalayarak, “ben Cumhurbaşkanı olacağım” diye ortaya çıkarsanız sonuç ne olabilir?

***

‘Kavrayışsızlık’, ‘yol tutma’ ile direkt bağlantılıdır. ‘Mevsimlere göre’ lastiklerinizi değiştirmezseniz patinaj başlar. Sonunda kayarsınız. Eski ama kopamadığınız alışkanlıklarınız daha çok çamura batmanıza sebep olur. ‘Son’ böyle gelir…

İmamoğlu ve taraftarları başlarına geleni, günlük siyasetin basit ayak oyunlarına indirgeyerek izah ediyorlar. Tribünlerin küçük bölümünden kısa vadeli karşılık bulabilirsiniz ama Türkiye’nin yönetimine geçmek ve “geleceğine hâkim olmak” türünden iddiaya karşılık veremez.
“Kent uzlaşısı” denilen şeyin “küresel uzlaşı” ve Türkiye’nin buradaki rolü ile baş etmesi mümkün olabilir mi?
Ankara’nın ta “Esad’la yeniden kucaklaşalım” davetinden şu ana kadar yaşanan akışı, adım adım şöyle bir gözden geçirin. Avrupa veya genel olarak Batı’dan/medyasından gelecek yaşanan
hukuki sürece
yönelik timsah gözyaşlarında, çok çok AB komisyonlarında veya raporlarında, “Türkiye de ayıp etti ama” nahifliğinde duyulacak
cılız vahlanmalarda
herhalde ders vardır. Vardır ama bu derslerden diploma alınmadığı da ortada…
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026