Yazarlar Barışı çok beklersiniz, savaş büyüyecek

Barışı çok beklersiniz, savaş büyüyecek!

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Kimi Amerikan gazetelerine bakarsanız, hem Ukrayna Savaşı’nda bir ‘barış planı’ var hem de ABD-Türkiye arasındaki ‘küslüğün’ aşılmasına ilişkin bir zamanlama var…

Dış politikaya meraklı kim var ise atıf yapmayı sevdiği popüler dergilerden Foreign Policy, “Batı neden Erdoğan’la şimdi barışmalı” başlıklı bir inceleme yayınladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Türkiye’nin önemine vurgu yapan bir çalışma…

“Batı’nın acilen daha iyi ilişkilere ihtiyaç duyduğu kişi” olarak tanımladığı Erdoğan için Washington böylesi bir adım atarsa Ankara’nın kapılara kilit vuracağını sanmam. Öte yandan, yine kara kaşımız-gözümüz için ‘barışmayacaklarından”, önlerine konacak fatura şişkin olabilir…

Biden hükümeti, ‘bütün sorunların’ sebebi olarak Erdoğan’ı görüyor ve hazır seçim de varken, iktidarı kaybetmesi için elinden geleni yapacağını zaten açıklamış durumda.

FP’nin söylediği tam tersi; “hemen” barışılması gereken bir lider Erdoğan. Nedeni de, savaşın stratejik dalgalarının genişlemesi yüzünden fikrine yaslanıyor…

Şöyle yazmışlar; “Batı’nın Rusya’ya karşı ekonomik savaşta Türkiye’nin yanında olmasına ihtiyacı var. Ankara’nın yardımı, Rus parasının akışının kesilmesinde çok önemli. Türkiye, Rus ödemelerini serbestçe kabul eden ve Batılı bankacılık yaptırımlarının etkisini azaltan birkaç büyük ülkeden biri. En önemlisi Türkiye, Avrupa enerji kaynaklarının düzenlenmesinde kilit bir oyuncu olacak”…

İlaveten, “Batı’nın Türkiye’nin endişelerine kulak asmamanın bedelinin ödediği” vurgusu da mevcut…

FP doğru yolu bulmuş olabilir mi bilemem.. Ancak ABD yönetiminin nedamet getirdiğini gösteren bir durum yok. Biden inat etmeyi sürdürüyor ama NATO ya da SWİFT türünden küresel Amerikan silahlarının tutukluk yapmasını sağlayan Ankara’ya, süngüsünü düşürüp telefon bile açamıyor.

Ama hakları da var; isteklerinin gerçekleşmeyeceğini biliyorlar. O tren kaçalı çok oldu. Ne Biden’ın kalkıp Türkiye’ye gelerek “tükürdüğünü yalaması” ilişkileri düze çıkarır ne de Türkiye’nin ABD’yi ‘idare etmesi’ aramızdaki meseleleri unutup Rusya’yı çelmelemesini sağlar…

Türkiye de pek çok ülke gibi Biden’ın ‘sendelediğini’ görüyor. Kasım ayında topallamaya başlarsa, 2024’te Demokratlar’a gidici gözüyle bakacak. Ankara bu süreyi ilişkilerin en azından cari halini koruyarak geçirip, 2023 seçimlerini aşmayı planlıyor.

***

Ukrayna/Batı-Rusya barışına gelince…

İşte İngiltere Dışişleri ve Savunma Bakanları geldi, ikisi de görüşmelerde aynı şeyi söylediler; ‘Ukrayna topraklarını alana kadar”. Türkçesi, aylar, yıllardır…

Bugün Amerikan matbuatı üzerinden açtık ya yazımızı, oradan yürüyelim…

Bir başka kalıplı ABD Dergisi National Interest, ‘Ukrayna Barış Planı’ başlığı altında, çatışmaların çözümüne yönelik bir metne yer verdi.

Zamanınızı almayayım.. Kremlin’in bu konuda söylediği şu; ‘bizim haberimiz yok. Ama madem açıldı, Ukrayna tüm taleplerimizi yerine getirsin, düşünürüz’…

O taleplerin, yani 24 Şubat’tan önce Rusya’nın Batı’nın önüne koyduğu maddeler dahil imzalanması demek, NATO’nun da ABD’nin de komaya girmesi demek…

Eh, o da üç-beş güne, bir kaç haftaya olamayacağına göre…

***

Dua edelim Batı savaşı büyütmesin. ‘Sürdürmesin’ demiyorum. Büyütmesin!..

Bir yandan Batı destekli büyük bir Ukrayna saldırısının başlatılacağına ilişkin yoğun bilgi geliyor taraflardan. Öte yandan Donbass’ın tamamen düşmesi, Anglo-Sakson cephenin ağır yaralanması demek. Ama bitmiyor; Amerika-İngiltere, Rusya’nın burada da durmayacağına “inanıyor”!

Son yazımızı, “Odessa” göndermesi yaparak bitirmiştik. Bu herkesin bildiği, ‘ürkütücü ihtimal’ ama.. “İnanıyorlar” derken, Ruslar Ukrayna’ya girmeden evvel Amerika’nın “Ruslar geliyor” ikazlarının doğru çıkması kuvvetinde söylüyorum!..

‘Savaşı büyütecekler’ korkumun sebebi bu…

Çünkü Odessa, sadece Transdinyester ve Moldova kapılarını açıp, Polonya ve Belarus’un savaşa fiilen dahil olması ihtimallerini-hatta Romanya!-yükseltmiyor…

Batı’nın, Karadeniz-Hazar-Kafkasya-Orta Asya emellerini/hattını da olduğu gibi kaybetme riskini besliyor!

Bir kaç delil…

Ukrayna, ABD’nin hibe ettiği HIMARS çok namlulu roketatar sistemlerini teslim aldı. Ukrayna Savunma Bakanı: “Bu yaz, bazı Rus işgalcilerin son yazı olacak”…

ABD Genelkurmay Başkanı: “Ukrayna’ya, uzun menzilli Harpoon gemi-savar füzeleri ve fırlatıcıları, 155 mm obüsler, kurtarma tankları, tanksavar silahları, çoklu roketatarlar veriyoruz. Çatışmanın başlangıcından bu yana en büyük, en güçlü yardım paketidir”…

En ama en önemlisi…

Karadeniz’de, Odessa’ya 140 Km uzaklıkta bir ada var. Yılan Adası. Ukrayna toprağı. Üzerinde bir şey yok. El kadar. Savaşın en stratejik sahasına dönüşecek. İsmini çok duyacaksınız, bu ilkidir…

Şu an Ruslar’ın elinde. Ne zaman ele geçirdiler biliyor musunuz? 24 Şubat’ta. Savaşın ilk gününde. Dünya Ukrayna-Rus sınırına bakarken.. (Ruslar’ın plansız gittiğini savunanlar düşünsün bunu.)

Ayın 20’sinde Batı güçlü ve sert bir saldırı/çıkarma harekâtı başlattı buraya. Ellerinde ne varsa kullandılar. Yenildiler ayrı ama neden? Çünkü, Ruslar’ın Donbass’tan sonra Odessa ve arkasına yürüyeceğine “inanıyorlar” da ondan. Ada kimin elinde kalırsa ‘sıçrama tahtası’ olacak.

Batı’nın moral bozukluğu o kadar büyük oldu ki, simetriğini, ‘Kaliningrad’ı sıkıştırmaya başladılar. İki coğrafyanın haritadaki yerlerine bakın anlarsınız…

Sonuç; çok beklersiniz barışı. Dua edin savaş büyümesin!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.