İsrail’in anladığı tek dil güç ise, o güç nedir, nasıl kullanılır?

Nedret Ersanel
Nedret ErsanelYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 23/08/2025, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
İsrail’in anladığı tek dil güç ise, o güç nedir, nasıl kullanılır?

İsrail, Gazze’ye yönelik yeni saldırı planını uygulamaya başladı ve aynı zamanda “ateşkes” görüşmelerine göz kırptı. Tel Aviv’den duyulan bu tür açıklamalara kredi açma, umut bağlama faslını hâlâ aşamamış olanların bulunması garip. Çünkü saldırının ana hedeflerinden Hamas’ın rehineleri bırakması şu saniye gerçekleşse dahi İsrail durur mu?

Bugün kâğıt üzerinde hem Arap dünyası hem Avrupa dünyası İsrail’e karşı. Ama onu durdurabilecek bir güç, birlik bulunmadığı gibi, herhangi
çekim
merkezi
de yok. Niye bulunamıyor,
çünkü kimsenin gözü ABD’ye karşı çıkmayı yemiyor…

Düz okumanın dışında yol arayanlara, önerenlere de yüz verilmediğinden soykırım devam ediyor. Esasen çok parlak fikirler de duymuş değiliz. İşin başında Arap Ligi ve İİT artı vicdan sahibi diğer bölge liderleri sahaya inselerdi, yıkım ve kırım durmakla kalmaz, Netanyahu da siyasi şokuna dayanamayıp devrilirdi…

Gerçekçi bulunmadı. Onları da ayıplayamam. Anılan bloklardaki ülkelerin ABD ile bin türlü işi olduğu gibi pek çoğu da tasmalı…

Düşünün ki, Madonna bile bu ülkelerden daha makul bir serzenişte bulundu. Papa’ya, “oturduğun yerde ayin düzenleyeceğine kalk Filistin’e git” dedi.

Şimdi… Buraya kadar yeni bir şey yok ama…

***

Gazeteden sevgili dostum, köşe komşum Aydın Ünal, cuma günü, “İsrail’i sadece güç durdurur” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Özü de başlığıdır. Haklı mı?
Yerden göğe kadar!

Sonunu da şöyle bağladı; “İsrail’e karşı güç kullanmak dışındaki her seçeneğin faydasız ve sonuçsuz kalacağını tüm dünya anladı. Eğer o güç gelmezse, İsrail, sinsice ya da açıktan hem bölgeyi, hem dünyayı, bütün insanlığı zehirlemeyi ve tehdit etmeyi sürdürecek.”

Tek somutlaştırmadığı, bu gücün menşei ve projeksiyonu, yani “nasılıdır”…

Yaklaşımı tek başına bırakırsanız, nihai noktada nasıl görmezden gelineceğini, üstünden atlanacağını biliyorum; “Amerika’yla mı savaşacağız kardeşim” der, geçerler…

***

Cevap şu…

Mevcut ABD yönetimi, en az on yazıda adlı adınca tarif ettiğimiz üzere, bölgede, hatta bölgeyi aşan geniş bir coğrafyada yeni/yenilenmiş bir plan uyguluyor. Bir hizalanma arıyor, jeopolitik zemin kuruyor…

Bize yarar mı yaramaz mı ayrı konudur
ama bu pratiğin nihai aşaması bölgesel değil küresel olduğundan, İsrail soykırımı aslında Washington’un yaklaşımına uyumlu değil, hatta terstir.
Baya baya Beyaz Saray’ın ilerleyişine ayak bağı oluyor…

Herkesin bildiği Amerika içi dengeler ve çıkarlar nedeniyle, özellikle siyaset, seçim, para, medya, din ve müesses devlet yapısı içindeki Yahudi etkisiyle Trump’ı suç ortağı kılıyor! Politik yatırımı ve hedefi için gerekli kısıtlı “zamanı” rendeliyor…

İşte İsrail’i durduracak asimetrik hareket, “beklenen güç” burada bulunabilir.
Planı zorlayacak, akamete uğrama korkusunu büyütecek, faturayı İsrail’e kesip, sorumluluğu Tel Aviv’e yıkacak formül buradan çıkarılıp, Trump’ın önüne konabilir…

***

ABD’nin en büyük korkusu, Türkiye ile İsrail arasında bir kırılma anının yaşanmasıdır.
Kimse bunu istemiyor. İsrail de istemiyor, Türkiye de istemiyor. Öyle ki, Kurilla’dan sonra göreve başlayan CENTCOM’un yeni komutanına bile iki ülkenin arasını “iyi tutma” nöbetçiliği verildi…
Gelgelelim SDG/YPG meselesi, Amerika’ya rağmen saha gerçekliğini zorluyor ve bozuyor. İstenen kıvama gelmiyor,
direniyor
. Ankara’nın sabrını tüketiyor. Arkasında İsrail’in olduğu da ortada. ABD de farkında; Büyükelçi Barrack aynen bunu söyledi. İç siyasetteki uzantıları, “SDG’ye bir harekât terörsüz Türkiye sürecini bitirir” dahi dediler. ‘Biterse kime yarar’ sorusu da yine İsrail’e bağlanıyor…
Uzatmayalım;
terör örgütünün “hizaya getirilmesi” yönündeki bir adım
hem ABD’nin bölgesel hizalanma planlarına yönelik ikaz anlamına gelir hem de İsrail’i stratejik bir sıkışmışlıkla yüz yüze bırakır. Bu da İsrail’i koruyan tek gücü daha ciddi düşünmeye sevk eder.

Kuşkusuz böylesi bir adım mükemmel zamanlama ve kıvam tutturmayı, ince-narince hesaplamaları gerektirir. Artıları eksileri çoktur. Tartışalım diye, ‘bir ihtimal daha var’ diye, yol yoksa yol yapıla diye yazıyoruz.

Türkiye, Ukrayna’ya asker göndermeli mi?..

 Ukrayna Savaşı’nda pazarlıklar bağlanmış, ateşkes başlamış gibi, bir “barış gücü” yerleştirileceği söylencesi yayılmaya başladı. Türkiye’nin ismi de dahil edilerek…

Bunun üzerine Milli Savunma Bakanlığı açıklama yaptı; “Henüz somut zemine oturtulmamış öngörüler üzerinden değerlendirme yapmak sağlıklı ve doğru olmayacaktır”…

Gayet haklı, yerli yerinde
bir açıklama. “Ortada fol yok yumurta yok neyi konuşuyorsunuz” diyor. Askeri-teknik ihtiyaçlar, hedef ve görevler, misyonun yapısı vs muğlakken olacak iş değil…

Ancak bu, saha ve işin pratiği ile ilgili. İşin siyaset bölümü şimdiden konuşulabilir. Türkiye, Ukrayna’ya asker göndermeli mi göndermemeli mi, prensipler üzerinden konuşulabilir…

Böyle bir hal doğarsa politikamız ne olmalıdır?..
Bir
, Rusya, orada ne NATO birliği ne de barış gücü ismi altında Batı askeri istemiyor…
İki
, Oval Ofis’te Başkan Trump’ın karşısına dizilmiş Avrupa ülkeleri aslında Ukrayna savaşının ve Rusya ile çatışmanın devamını istemiş, büyük kısmı hâlâ destekleyen liderlerden oluşuyor. İngiltere, Fransa ve Almanya yeter zaten.
Üç
, ABD asker göndermeyeceğini kesin biçimde açıkladı. Adı geçen Avrupa ülkeleri “biz göndermek istiyoruz” diyorlar.
Ankara, Ukrayna savaşını isteyen, barış girişimlerini sabote eden ülkelerin de bunlar olduğunu biliyor.
Dört
, o halde, bu ülkelerle mi “barış”a asker vereceğiz?
Çok riskli olmaz mı?
Beş
, Böylesi karar Ukrayna politikamızı başarılı kılan “tarafsızlık” diplomasimize halel getirmez mi?
Altı
, üstelik haklı haksız bakmadan, “Filistin ortadayken siz Avrupa’nın savaşına asker mi yazılıyorsunuz” eleştirisini yapan da çok çıkar…
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026