
Atina’nın beklenmedik şekilde Türkiye’ye ‘yükselmesine’ herkes bir teşhis koymaya çalışırken,-‘dört nedeni’ Cumartesi burada paylaştık-nihayet ‘arkasında kim var’ sorusu üzerinden Yunanistan’ın ‘vekaleten’ bu diklenmelere memur edildiği kanaatine ulaşılmış görünüyor…
‘Proxy’ zaten popüler bir kelimeydi, Yunanistan’ın üzerinde de şık durdu, o halde budur. Yanlış mı? Çok değil. Doğru mu? Az gelir…
İki yılı aşkındır, ‘bu iş başka yere gidiyor’ diye yazdıktan sonra, “Türkiye’nin kanaat önderleri”nde, ‘acaba mı’ şüphesi uyandırmış olmak başarıdır, o kadarını beklemiyordum. Bu denli kanamalı yırtılmayı ‘proxy’le izah etmelerine de razıyım.
Şu noktaya da gelecekler; ‘yahu biz oyunda değilmişiz, sadece hakeme sövüyormuşuz’…
Türkiye’nin Batı’yla, bilhassa ABD ile ilişkisini deri tutuyor. ‘Eti senin kemiği de senin’ diye teslim ettiğimiz ‘küçük Amerika’dan geriye o kaldı. O’nun adı da NATO’dur…
***
Her gün izliyoruz, Yunanistan krizini aşmanın, İsveç-Finlandiya meselesini tatlıya bağlanmanın yolu olarak hem ABD’ye hem AB’ye daha çok sarılmayı öneriyorlar!
İnanılmaz…
Diyelim-boşluğa-sarıldık, ne olacak? AB’ye alacaklar mı? Hayır. Kendileri de söylüyor. ABD ile ilişkiler ‘eski günlere’ dönecek mi? Zor. Kendileri söylüyor.
O halde?..
***
“Her şeyleri yalan. Batı’ya güven olmaz. Siyasetine güven olmaz. AB’de bile 1963’den bugüne oyalıyorlar. Yalan almış başını gidiyor. Dürüstlük yok bunlarda”…
Cumhurbaşkanı’nın Batı’yı tariflerinde en tazesi bu olduğu için aldım. (12/06) Daha ağırları bol. Bunları bir siyasi liderin seçmen kitlesine yönelik rutin açıklamalarından sayıyorsanız, yanılıyorsunuz…
Cumhurbaşkanı: “Önümüzdeki dönem Avrasya coğrafyasının dünyanın gözbebeği haline geldiğini göreceğiz”…
Gerçekler, herhangi bir iktidarın Türkiye’nin yolunu yeniden Batı’ya kırma kabiliyetini de aşmış görünüyor. Bu yüzden, önümüzdeki seçimlerde ABD ve Avrupa’nın ‘içeriye’ yaptığı yatırımların da karşılığı olmayacak.
Gırtlak gırtlağa iki süper ülkenin bir numaralı askeri yetkilileri neden baş başa görüşür türünden meraklarınız var ise, gözünüze çarpmıştır; ‘Çin ve ABD Savunma Bakanları, Singapur’da yüz yüze geldiler’…
Hazır, NATO zirvesi yaklaşırken, yani ‘Çin’in hedefe tam oturtulması’ yeni ‘Stratejik Belge’ye yerleştirilirken, böyle bir masa elbette ilginç oldu…
Buluşma, Başkan Biden’in Çin’in Tayvan’a saldırması halinde burayı savunacağı açıklamasının ertesine geldi…
Tayvan konusunda ABD, ‘statüko korunsun, savunma amaçlı silah vermeye devam edeceğiz, Tayvan halkının güvenliğini tehdit eden her güç girişimine direneceğiz ama ‘Tek Çin’ politikasına bağlıyız’ dedi. Herkes gülmüş olmalı. ABD’nin karakteri bu…
ABD toplantıda Çin’in Rusya’ya maddi destek sağlamasını da eleştirdi. Pekin de cevap olarak, ‘askeri yardım yok’ dedi.
Pekin de, ‘Çin’i ve Tayvan’ı istikrarsızlaştıracak eylemlerden kaçının, egemenliğimiz için bedeli ne olursa olsun savaşacağız, Çin için tek seçenek budur, kimse Tayvan’ı Çin’den ayıramaz” dedi. Bunun üzerine de laf olmaz…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.