
Aslında gündem kabarık; CHP''nin listesi hakkında konuşulabilir. CHP kadrolarının bir yandan hal diliyle "değiştik" deyip, öte yandan yine hal diliyle "Dimyat''a pirince giderken eldeki bulgurdan olma" tereddütü göstermelerinin analizi yapılabilir. Ama sıkıcı.
Keza, WikiLeaks''den girilip, Genelkurmay''ın BDP''nin iki dil önerisine istinaden verdiği "dil muhtırası"ndan çıkılabilir.
"Vay be, bu muhtıra 10 yıl önce olsa, ne kıyametler kopardı. Üstüne ne sazanlar atlar, o sazanlar ellerine sopa alıp ne çok Kürdü, ne çok İslamcıyı dövmek isterdi" geyikleri çevrilebilir.
Ve hatta konu hakkında birkaç kötü espri patlatılıp, ardından "Genç subaylar rahatsızsa, doktora gitsinler'' diyebileceğimiz günler de geldi ha" denilerek, şükür de edilebilir.
"O değil de, bu muhtıra ulusalcı sosyalistlerle, "Kürtler Kürtçe konuşur" diyen devrimci sosyalistler arasındaki yarığı bir kez daha ortaya çıkardı" yorumu yapılabilir ve Türkiye''de bir kısım solun durumu, hatta Türkiye''de gerçek bir sol olup olmadığı, olduysa ne zaman olduğu konusunda birkaç şey söylenebilir.
Ama bugün, kravatlı mevzulardan, hazrolda dinlenecek konulardan bahsetmemek niyetindeyim.
Çünkü ben hala, Münir Özkul''un hastalığı haberini –durumu daha iyiymiş– aldığım günden itibaren aklıma gelenlerdeyim.
Münir Özkul çünkü, kendine özgü, orijinal olan kolajlanmamış, klonlanmamış, değişmemiş bir dönemin temsilciliğini şahsında ifade eden birkaç kişiden biriydi sanki.
Ne O''nun filmlerinin oynadığı dönemler, bugünün "eski ve yeni parçaların teyellenmesinden oluşan patchwork''lerine benzerdi, ne de Münir Özkul''un kendisi; kaosu temsil eden, eklektik, kuralsızlığı kural olarak bellemiş bulunan, dolayısıyla kendi kurallarını kendi koyan, doğaya dönmek isteyen ama teknolojiden vazgeçemeyen, Lyotard''a rahmet okutan, "tüket ve varol" düsturuyla yaşayan postmodernist insanlar gibiydi.
Münir Özkul, "paranın ne önemi var, mühim olan insanlık" diyen, "fakir ama gururlu" insanlardandı. En azından Bizim Aile''deki, Hababam Sınıfı''ndaki performanslarında…
O''nun "Ben yoksul Yaşar Usta! Sen fabrikatör" repliğini hatırlamayan var mı bilmem? Hep böyleydi Münir Özkul, iyi yürekli, iyi niyetli, fedakar, karakterli, dürüst ve merhametli…
Hey gidi çocukluk bitişinin "Neşeli Günler"i. TRT''nin son, Magic Box kanalının baş günleri. Pazar sabahlarının saat 10.00''da yayınlanan Kovboy filmlerinden (evet western değil kovboy filmi) sonra, tüm aileyi bir araya getiren seçeneklerinden biri…
Münir Özkul, çıkarsız bir dünyanın, ardına hiçbir takı almamış, yalın hali. O''nun dönemi, ahlaki değerlerin kapital merkezli ilişkilere dönüşmesinden hemen öncesi.
O yüzden belki, hatırası bu kadar değerli.
Düşünsenize, eski bir tevatür gibi sanki; şehirli olan ama ahlaksız olmayan bir baba/komşu/dost tiplemesi…
Gerçi muhafazakar kesimin bir kısmı Münir Özkul''un kızı Güner Özkul''un sperm bankası yoluyla hamile kalıp çocuk doğurmasından ötürü, azıcık incinmedi değil. Sözkonusu olan aile değerlerinin en etkin yolla, kültür ve görsel sanatlar yoluyla taşıyıcısı olan bir figürdü. Yadırganacak gibi de değil bu kırgınlık çünkü, Özkul bu konuda Türkiye''nin sinema tarihindeki en başat "imge"ydi.
Ama şok tesiri uzun sürmedi; gönül almak bile gerekmedi; Münir Özkul sonuçta, Münir Özkul''du.
Kendisine uzun ömürler dilerim.
Uzun ömür demişken, ömrünü tamamlayanlara da rahmet dilemek isterim. ''Torpilli yazar'' denilmek suretiyle, sürekli mensubu olmakla suçlandığım Albayrak ailesinin babası Hacı Ahmet Albayrak''a, Cihan ve Ümit Aktaş''ın babalarına ve eski meslektaşım yeni RTÜK Başkanı Davut Dursun''un annesi Sebiye Nafiye Hanım''a Allah''tan rahmet ve merhamet dilerim.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.