Türk eğitiminin Apis öküzü

04:0016/06/2016, Perşembe
G: 13/09/2019, Cuma
Rasim Özdenören

E-posta kutuma bir kısa mektup düştü. ODTÜ Mezunları Derneği göndermiş.



Son günlerde bir lisede öğrencilerin okul yönetimini protesto etmesinden bahisle sürekli değiştirilen eğitim sistemi ile kalitenin artırılamayacağını, bilimsel bilgiden uzaklaşılarak ders içeriklerinin içinin boşaltıldığını, liseler özelinde niteliksizleştirilen eğitim yüzünden 1 milyon 200 binden fazla öğrencinin açık liselere kaçtığını dile getiriyor.



Ve şu cümlelerle asıl maksada geçiliyor:



“Liseler bugün tüm bunların altyapısını oluşturan uygulamaları, baskıları ve biat kültürünü reddederek bir araya gelmiştir. Özgürlüğün karşısına baskıyı, dayanışmanın karşısına rekabeti, yaratıcılığın ve farklılıkların karşısına 'tek tip bireyi' koyan bu sisteme, bilgiyi ayaklar altına alıp cehaleti yücelten politikalarına karşı farklı yerlerden hep birlikte haykırdıkları cümleler umudumuzdur...”



Mektubu kaleme alanın “biat kültüründen” neyi kastettiğini bilemiyoruz.



Ama mevcut eğitim sisteminin tam da biat kültürünü beslediğinden ve tek tip birey yetiştirmek üzere düzenlendiğinden kuşku yok.



Ne var ki, bu düzenleme şimdiki hükümetin icadı değil.



Bu eğitim sistemi 1924'te çıkarılan ve yürürlüğe konan Tevhidi Tedrisat Kanunu ile kurulmuştur. Ve hâlihazırdaki Türk eğitim sisteminin en dibindeki, kökenindeki temel bozukluk da miadını çoktan doldurmuş olan işbu yasadan kaynaklanmaktadır.



Adı geçen yasa, eğitimi tek elden yönetmeyi öngörüyor. Farklı seslerin, farklı eğitim kurumlarının ve araçlarının kullanılmasını men ediyor. Tam da mektup sahiplerinin yakındığı kurulu düzene biat edici tek tip insan yetiştirmenin sistemini kuruyor.



Ve en önemlisi, bu yasa, özel öğretimi yasaklıyor.



Bu ülkede halen özel okul adıyla açılmış olan okullar, özel kişiler marifetiyle işletilen devlet okullarıdır. Bu şu demek: okulun işletmesi özel kişilere bırakılmış, ama tedrisat programı merkezden belirleniyor. Yani tek tip insan yetiştirmeye yönelik bir uygulama… Böyle olunca bu okullardan mezun olan işgücü ile piyasanın ihtiyaç duyduğu işgücü arasındaki açık ve nitelik farkı da bir türlü kapatılamıyor. Orta eğitim düzeyindeki eğitim öğrenciyi üniversiteye yönlendiriyor. Oysa piyasanın ara elemana ihtiyacı var. Öğrencilerin açık liselere kaçışını bu temel arızada aramalı.



Totaliter sistemin tek tip insan yetiştirmeye ve çok sesliliği önlemeye matuf olarak koyduğu bu yasa Türk eğitim sisteminin önündeki en battal engeldir. Üstelik değiştirilmesi veya kaldırılması Anayasa hükmüyle yasaklanmıştır.



Evet, Anayasa... Yürürlükteki Anayasa üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağını öngörüyor. Özel üniversitelerin ise kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından kurulacağını buyuruyor. Bunlar, akla zarar hükümler...



Böylece eğitim sisteminin palyatif önlemlerle değiştirilemeyeceğini söylemiş oluyoruz. Sorunun çözümü kökende Anayasanın değiştirilmesiyle bağlantılı… Durum, kimilerinin hoşuna gitmese de…



İmdi yeni Anayasa yapılmasını isteyenlerle yürürlüktekini saklamak isteyenler dikkate alındığında eğitimin önünde duran Apis öküzünün kim ve ne olduğu daha bir anlaşılabilir hale gelir.


#ODTÜ Mezunları Derneği
#Açık liselere
#Tevhidi Tedrisat Kanunu