
Takip edenler bilir ''ben'' diye başlayan cümleler kurmayı sevmem, nesnel bir dil kullanmaya gayret ederim. Bu hafta peş peşe önüme düşen iki yazı maalesef gizli konusu ''ben'' olan bu yazıyı yazmaya mecbur bıraktı beni.
İlki ekşi sözlük''te Kızılelma başlığı altına girilen bir entri; 26 Ocak tarihinde yayınlamış olduğum Kızılelma hakkındaki yazının genişçe bir bölümünün (ç)alınmış haliydi. Şikayet et butonundan iki defa yönetime mesaj gönderdim. Mesaja cevap vermemekle birlikte entri sahibine ulaşılmış olmalı ki, beş gün sonra entrinin altına ''katkılarından dolayı sema karabıyık''a teşekkür ederiz, yüksek müsaadeleriyle'' notu ilave edildi. Başkasının yazmış olduğu yazıdan 1800 karakteri kopyala yapıştır, kabul edilemez ifadeler içeren bir iki cümle ilave et, sonuna da ısrarlı mesajım karşılığı ''katkı'' notu ekle! Entrinin son hali de ilk hali kadar kabul edilemezdi. Neyseki sözlük yönetiminde esinlenme, ilham alma, katkının ne demek olduğunu bilenler var ki; kaynak belirtmeden link ve isim vermeden kopyala yapıştır metoduyla oluşturulmuş entri kaldırıldı. Entri sahibi yazıyı baştan aşağı kendi ifadeleriyle yeniden yazdı, ama katkılarımdan dolayı teşekkür etmeyi unuttu!
Hiç dizi izlemem cümlesiyle giriş yapıp, akşam falanca diziye şöyle bir baktım diyerek dört başı mamur dizi kritiği yazan yazarlara da bu vesileyle buradan selam ederim.
İkincisi ise 19 Ocak tarihinde yayınlamış olduğum ''Tek Bölümlük Saklı Kalan'' yazısı ile ilgili. Saklı Kalan''ın tek bölüm yayınlanmasından bir ay sonra yazmış olduğum yazı, sektörün içinde bulunduğu durumu fotoğraflamak açısından değerliydi. Yapılan hataları görmek ve telafi etmek adına. Bugüne kadar yaptığım tespitleri, yazılarımdan parçaları başka köşelerde defalarca gördüm ama görmezden geldim. Medyabey sitesinde yazan Oya Tekin''in Saklı Kalan yazım üzerinden yaptığı intihali görmemek için kör olmak gerekirdi, beceremedim.
Yazım ve verdiğim linklerdeki yazılar peş peşe okunduğunda anlaşılacaktır ama ben Oya Tekin''in yazısındaki bana ait bölümleri aşağıya kopyaladım.
''Görsel olarak ciddi bir atılım yapan sektörde yüksek bütçeli projeler seyircinin değil ilgisini çekmek algısına dahi giremiyor. Bir sinema filmi kadar kaliteli olduğu iddiasında başlayan Saklı Kalan tüm yatırımı görselliğine yatırınca görsellik hikayenin önüne geçti seyirciyi tam kucaklayamadı.
Ama daha önce Perşembe günü yayınlanan hiçbir dizi ilk bölümüyle Saklı Kalan kadar ilk yüze girmekte zorlanmadı.
Son beş yıldır dizi piyasası uluslar arası bir sektör haline geldi. Ancak bu hızlı gelişme de seyircinin geliştiği, beklentilerinin değiştiği görmezden gelinince, hikâyeler tekrara düştü, içerik anlatım şekli aynen muhafaza edilince beklenen son erken geldi.
Revize edilme ihtimalinden söz ediliyor. Yanlış bir stratejiyle başlangıç yapmış, hikâyesini ilk bölümün beş on dakikası içinde tüketmiş bir dizi yeniden kurgulanabilir mi?''
Oya Tekin''in yazısının içine serpiştirdiği 1000 karakterlik bu kısım, kopyala yapıştır yöntemiyle yazımdan aynen alınmış. Diğer bazı cümlelerde ifade değişikliğine gidildiği için görmezden geldim. Ama değil bu kadarı bir cümle bile yeter intihal için.
Yolsuzluk, rüşvet haberlerinin yapıldığı günlerde haber kanalları haber programları en yüksek reytingini aldı, buna paralel dizilerin izlenme oranlarında gözle görülür düşüş yaşandı.
Başkasının yaptığı hırsızlık, yolsuzluk hepimizin gizli mesleği.
Okunsun diye yazıyoruz ama okuyanlar kopyala-yapıştır yöntemiyle kendilerine mal etsinler diye değil!
İntihal;Alıntı ifadeler ve fikirler için kaynak göstermemek; Ödünç alınan ifadeleri tırnak içinde yazmamak ve kaynak göstermemek
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.