Avludaki merasim

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 20/05/2026, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Avludaki merasim

Suriye’nin başkenti Şam’ın simgesi konumundaki tarihî Emevî Camii’nde geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir tören, çok sayıda tartışmayı beraberinde getirdi. Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) gelen resmî heyetin ağırlanması için, caminin geniş avlusu bir kabul soluna dönüştürülmüş, içeriye masalar konulmuş, led ekranlar kurulmuş, yiyecek-içecek ikramları eşliğinde misafirler kadınlı-erkekli görüntüler vermişti. Suriye Evkâf (Vakıflar) Bakanlığı’nın tertip ettiği merasimde, tepkilerin odağında elbette bakanlık yetkilileri ve bizzat Evkâf Bakanı Dr. Ebu’l-Hayr Şükrî vardı. Suriye kamuoyunda tanınmış çok sayıda isim, -tabii ki edep sınırlarına riayet ederek- kızgınlıklarını ve teessüflerini dile getirdiler.

Tepkilerin temelinde, Emevî Camii gibi tarihî ve manevî bir mekânın, dünyevî bir toplantının düzenlenmesi için uygun olmadığı düşüncesi yatıyordu. Bu, tabii ki haklı ve makul bir hareket noktasıydı, zira caminin içinde ve çevresinde Müslümanların ma’şerî hafızasında yer etmiş birbirinden kıymetli mekânlar halkalanıyordu. Avludan yükselen konuşmalar, kahkahalar, çatal-bıçak sesleri, bardak şıngırtıları ve tüm bunların meydana getirdiği genel manzara, mabedin uhrevî atmosferini açık şekilde ihlaldi.

Bazı kişiler “Şam’da birçok tarihî konak ve mekân var. Oralar neden tercih edilmedi?” sorusunu sordular, ki bu da oldukça mantıklı bir eleştiri noktasıydı. Caminin hemen güneyinde bulunan tarihî Azm Sarayı’nın geniş avlusu mesela, yabancı misafirlerin ağırlanacağı en ideal yerlerden biriydi. Keza şu soru da düşündürücüydü ve cevabı belliydi: “Bir Suriye heyeti Abu Dabi’ye gitse, BAE’li yetkililer Şeyh Zâyed Camii’nin avlusuna böyle masa kurup yemek verirler miydi?”

Sosyal medyada sadece eleştiriler yer almadı. Bazı tanınmış isimler de Evkâf Bakanlığı’nı savunmak üzere devreye girdi. Onlardan biri, meşhur âlim -ve şimdiki Suriye Müftüsü Şeyh Usâme Rifâî’nin kardeşi- Sâriye Rifâî’nin oğlu Ammar’dı. Ammar Rifâî, “2008’de merhum babam, Emevî Camii’nin avlusunda Şam’ın zenginlerine iftar daveti vermişti. Aynı manzara o gün de yaşanmıştı” deyince, karşı cevaplar gecikmedi: “Salih amel ve Müslümanlar arasında yardımlaşmaya vesile olmak için, böylesi davetler elbette caizdir. Hatta bazen şarttır.” Gerçekten de merhum Sâriye Rifâî, zenginlerle arasını çok iyi tutarak Suriye çapında önemli infak ve ilim faaliyetlerini organize ediyordu. Bu yüzden lakabı “Şeyhu’t-Tüccâr” (Tüccarların şeyhi) idi.

Mekânla ve yapılan işin mahiyetiyle alakalı eleştirilerin yanı sıra, öfkelerin yoğunlaştığı bir nokta da davetli heyetin kimliğiydi. BAE’nin özellikle bugünkü Ortadoğu konjonktüründe oynadığı menfi roller, İsrail’le artık “stratejik ortaklık” düzeyine çıkan ilişkileri, Gazze’nin İsrail tarafından barbarca bombalanması sırasında açıktan işgalcilerle birlikte hareket eden tavrı… Dahası BAE yönetimi, Beşşâr Esed yönetimiyle de arasını her zaman iyi tutmuş, Arap Birliği’nin Şam yönetimine karşı dışlayıcı tutumu devam ederken Esed’i Abu Dabi’de ağırlamış, Arap dünyasında Şam’daki büyükelçiliğini tekrar açan ilk ülke olmuştu. Ayrıca Hâfız Esed’in eli kanlı karısı Enîse Mahlûf, ömrünün son günlerine kadar Dubai’de misafir edilmişti. Beşşâr Esed’in kız kardeşi Büşrâ da çocuklarıyla birlikte halen BAE’de yaşıyordu.

Tüm bunların üzerine, BAE heyetinin Şam ziyaretinin esas hedefinin Emevî Camii ve çevresini restore etmek, bütün tarihî mekânları elden geçirmek, caminin bulunduğu semte kafeler ve restoranlar vb. açmak olduğu da ortaya çıkınca, tepkiler hepten alevlendi. Haklı olarak, sicili böylesine kabarık bir ülkeye Emevî Camii’nde kalıcı bir iz bırakma fırsatının verilme ihtimali bile, insanları deliye döndürdü. Bazıları, evinde halı olarak kullanması için Jeffrey Epstein’a Kâbe örtüsünün bir parçasını hediye eden BAE’li iş kadını Azize el-Ahmedî’yi hatırlatmadan edemedi.

Suriye Evkâf Bakanlığı, inşallah tüm bu eleştiri ve tepkilere kulak verir. Zira sadece Suriyeliler değil, ümmetin parçası olarak biz de Şâm-ı Şerîf’in kalbinde, restore edilmiş tarihî binaların kenarında-köşesinde “BAE” damgalarını görmeyi hiç istemeyiz. Coğrafyamızın talanına her fırsatta iştirak eden böyle bir ülke, en azından mevcut siyasetini değiştirinceye kadar, tarihî şehirlerimizden uzak dursun.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026