Cumhurun kararı: ''Yeniden millet'' olmak

Nihat Karademir
00:00, 15/08/2014, Cuma
Yeni Şafak
Cumhurun kararı: ''Yeniden millet'' olmak
Gündem

Erdoğan liderliğindeki AK Parti, kademeli bir şekilde bir yandan eski Türkiye''nin tüm çözüm çabalarını engelleyen vesayet odaklarını ortadan kaldırırken, diğer yandan her seçimden sonra daha cesur bir şekilde Kemalizm''in ulus yaratma projesine olan itirazını şiddetlendirmiştir. Hayali bir ulus yaratma uğruna inkâr edilen, ötekileştirilen, kutuplaştırılan ve komşusuna düşman edilen halk ise sandığa her gittiğinde Erdoğan''a verdiği desteğin oranını arttırarak kendisinin itirazlarına onay vermiş ve her seferinde biraz daha cesaretlendirmiştir.

Bu topraklarda yaşayan halklar, son iki yüz yıllık tarih boyunca, küçülme/bölünme sürecini durdurmak için üretilen ulus yaratma projelerine tanıklık etmişlerdir. Her yeni proje yeni kayıpları hızlandırmış, her yeni toprak kaybı ise yeni bir projeye dayanak olmuştur. Tanzimat elitinin, biraz da Batı''nın zorlamasıyla başlattığı çok-dinli ve çok-etnikli bir Osmanlı ulusu üretme projesi Balkanlarda iflas edince, XIX.yüzyılın son çeyreğinden itibaren İslam ümmetini, modern bir devlete vatandaş yaratmak gayretiyle, Müslüman bir ulus olarak yeniden yaratma düşüncesi benimsenmiş, ancak bu proje de kurumsal ve doktriner yetersizlikler, kaht-ı rical/adam eksikliği, Batı''nın menfi müdahalesi ve Müslüman halklar arasında yükselen ulusçu düşüncenin etkisiyle başarısız olmuştur.

Birbirini takip eden bu projelerin temel özelliklerinden biri ise projeyi üreten seçkinlerin yaratmak istedikleri ulus bünyesine katmayı hedefledikleri halkların sayısının ve çeşidinin her projede bir öncekine göre daha da azalmasıdır. Nitekim projelerin kapsamı gittikçe daralmış ve her yeni yeni projede daha homojen bir ulus tasarlanmıştır. Osmanlı''yı oluşturan ve farklı dinlere ve etnik kökenlere sahip olan tüm unsurlardan tek bir Osmanlı milleti yaratmak çabası ile başlayan ulus yaratma süreci, çeyrek yüzyıl içerisinde sadece Müslümanları kapsayan bir projeye dönüşmüş ve buradan da, İttihatçılar eliyle, bir Türkleş(tir)me projesine evirilerek oldukça dar, tekçi, inkârcı ve paranoyak bir ideolojiye teslim olmuştur.

Kemalist Cumhuriyet, İttihatçılardan kendisine miras kalan bu projeyi reddetmemekle beraber Türkleş(tir)me hedefini sadece ulusal sınırlar içindeki halklarla sınırlayarak ideolojide küçük bir revizyon yapmıştır. Bu andan itibaren Ermeni, Rum ve Kürt gibi gayri-Türk unsurların dini ve etnik kimlikleri birer tabu haline getirilmiş ve millet-i hâkime içinde erime potansiyelleri göreceli olarak daha düşük olan gayrimüslim unsurlar tedricen ve muhtelif politikalarla elimine edilirken, ''müstakbel Türk'' olarak kabul edilen Kürtlerin asimilasyon süreci ise içinde devlet şiddetini de barındıran yöntemlerle ve ideolojik aygıtlarla hızlandırılmaya çalışılmıştır.

DEVLET ZORUYLA SİYASET DAYATMAK

Seküler bir ulus yaratma azminde olan Cumhuriyet seçkinlerinin Alevilik ile olan ilişkileri ise daha karmaşık ve dengesiz olmuştur. Cumhuriyet tarihinin önemli bir kısmında rejimin ''ötekileri'' arasında yer alan ve kendi dini kaynaklarına yabancılaştırılarak adeta yeniden üretilmeye ve devlet kontrolünde bir dönüşüme zorlanan Alevilik, 28 Şubat döneminde de yaşandığı gibi, bazen yaratılmak istenen yeni ulusun dini olarak manipüle edilmeye çalışılmıştır.

Kemalizm, devlet zoruyla ve neye mal olursa olsun bir ulus yaratma inadından hiç zaman vazgeçmemiş ve ironik bir şekilde rejimin ve devletin bekasını, toplumu ayrıştıran ve önemli bir kısmını devlete yabancılaştıran bu projeye endekslemiştir. Tuhaf olan ise yaşanan çatışmalara, hesaplanamayacak düzeydeki maddi kayba ve heba olan onca insanımıza rağmen Cumhuriyet''in hiçbir hükümetinin bu projeye itiraz etmemesi ve sağcı veya solcu tüm hükümetlerin bu tabuya teslim olmasıdır. Üstelik bu proje, ülkeyi kirli bir savaşa ve gittikçe yayılan bir şiddet sarmalına sürükleyerek artık hiçbir hükümetin ve hatta bir bütün olarak devletin taşıyamayacağı bir yük haline geldiği halde bu gelenek değişmemiştir.

Nitekim 2002 yılında, Erdoğan önderliğindeki AK Parti''yi iktidara taşıyan tek sebep, birçok araştırmacının iddia ettiğinin aksine, koalisyon hükümetinin ülkeyi içine sürüklediği ekonomik kriz değildi. Ülke yaklaşık yüz yıl süren ve devlet eliyle bir ulus yaratmaya azmetmiş bir ideolojinin sebep olduğu daha derin bir siyasal ve toplumsal krize sürüklenmişti. Daha da vahim olanı ise ülkede bunu önlemek bir yana, içine girilen bu buhranı itiraf edecek cesarete sahip bir siyasal akıl dahi kalmamış olmasıydı.

Erdoğan liderliğindeki AK Parti, kademeli bir şekilde bir yandan eski Türkiye''nin tüm çözüm çabalarını engelleyen vesayet odaklarını ortadan kaldırırken, diğer yandan her seçimden sonra daha cesur bir şekilde Kemalizm''in ulus yaratma projesine olan itirazını şiddetlendirmiştir. Hayali bir ulus yaratma uğruna inkâr edilen, ötekileştirilen, kutuplaştırılan ve komşusuna düşman edilen halk ise sandığa her gittiğinde Erdoğan''a verdiği desteğin oranını arttırarak kendisinin itirazlarına onay vermiş ve her seferinde biraz daha cesaretlendirmiştir.

DEVLET-MİLLET BÜTÜNLEŞMESİ

Erdoğan liderliğinde yeniden millet olmak için uzun bir medeniyet yürüyüşüne gönüllü olarak katılan halkımızın bu tercihinin tek sebebi ülke olarak içine düştüğümüz buhranın yarattığı korku değildir. Bununla birlikte Erdoğan''ın söylemi ve bu söylemi destekleyen eylemleri de halka bir güven vermiştir. Çünkü Erdoğan, daha önce hiçbir siyasetçinin göze alamadığı bir risk alarak Türkiye için artık neredeyse bir varoluş sorunu haline gelmiş olan Kürt Meselesi''nin üzerine cesaret ile giderek Kemalizm''in etnik kökene dayalı, tekçi, asimilasyoncu ve inkârcı ulus anlayışının yerine uzlaşma, gönüllülük ve çoğulculuk üzerine kurulu yeni bir millet anlayışının temellerini almıştır. Üstelik Diyarbakır''daki büyük buluşmada Barzani''yi ağırlayarak ve Kürdistan''a selam göndererek bu yeni milletin kimliği olan Türkiyeliliğin başkaları pahasına geliştirilen, dışa kapalı ve paranoyak bir kimlik olmadığını ve içerdeki unsurlar üzerinden dışarıdakilerle de akrabalık kurmaya hazır olduğunu deklare etmiştir.

Erdoğan bu adımları ile bir yandan yeni milletin temellerini atarken diğer yandan eski ulusçuluk türlerinin beslendiği kaynakları da kurutmuştur. Öyle ki Çözüm Süreci''nin ilerlemesi ve çatışmasızlık ortamının devamı ile içerden ulusçuluk üretmeyen Türkçülük Irak Türkmenleri üzerinden, Kürtçülük ise IŞİD ve Rojava üzerinden ideoloji üretmeye çalışmaktadır. Ancak Erdoğan''ın dışlayıcı olmayan ve ulus-devlet mantığını aşan millet anlayışı, içerdeki farklılar üzerinden onların dışarıdaki uzantılarıyla da yeni bir ortaklık kurma imkânı sağladığı için, bu hamleyi de kolaylıkla boşa çıkarmaktadır.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026