SÖZ GİDER, KOKU KALIR…
Hafıza söz konusu olduğunda hep görsel ve işitsel uyaranlar üzerinde durulmuş koku duyusu ihmal edilmiştir. Halbuki koku duyusu, bilginin bellekte yer etmesi açısından çok önemli bir etkendir.
13:26, 29/03/2016, SalıG: Güncelleme: 13:40, 29/03/2016, Salı
Söz gider, koku kalır
Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, kokuların duyguların yüzde 75'ini etkilediğini söyledi. Kokunun ruhsal durum, hafıza, duygular, eş seçimi, bağışıklık sistemi ve hormonları etkilediği dile getiren eden REEM Nöropsikiyatri Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, konuyla ilgili ilginç ve çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Dr. Mehmet Yavuz, “İnsan burnunun yaklaşık olarak 13 bin koku molekülünü birbirinden ayırt edebildiği, 3-8 bin arasındaki molekülün ise tam bir keskinlikle ve etkin olarak hissedebildiği düşünülmektedir. İnsan burnunda bin civarında değişik koku reseptörü vardır.
Ayrıca beş milyon kadar nöronun koku duyusunu algılamak ve ilgili merkezlere iletmekle görevli olduğu sanılmaktadır. Kokuyu ileten sinirler, organizmadaki en yavaş ve en ince sinirlerdir. Günlük yaşantımızı olumlu ve olumsuz yönde etkileyebilen koku duyusu 24 saat boyunca çalışır ve hiçbir zaman “kapatılamayan” tek duyudur. Vücudun ilk ve en tanımlayıcı deneme mekanizmasıdır, bir ortamın iyi ya da kötü olduğu anında değerlendirir.” dedi.
BİBERİYE HAFIZAYI GÜÇLENDİRİYOR
“Öğrenme ve algılama kapasitesini yükselten ve hafıza yeteneğini ciddi düzeyde arttıran bir şey daha var ki; bu da ‘’biberiye’’ bitkisidir” diyen Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, “Biberiye özü yağı, hem kısa süreli hem de uzun süreli hafızayı güçlendirmektedir. Newcastle’daki Northumbria Üniversitesinde yapılan araştırmada, hafıza özellikleri test edilen kişiler iki ayrı odaya konmuş.
Bir odaya biberiye özü yağı, diğer odaya ise normal parfümler sıkılmıştır. Yapılan değerlendirme sonucu biberiye esansının öğrenme kapasitesini arttırdığı ve hafızayı `-70 oranında yükselttiği belirlenmiştir.
Dolayısıyla gerek, gül kokusunun gerekse biberiye esansının öğrenme ve hafıza melekeleri üzerinde çok ciddi olumlu etkileri vardır. Bu durum unutkanlık problemi olanlar, özellikle öğrenciler ve akademisyenler hatta iş adamları, yöneticiler, zihinsel beceri gerektiren işlerde çalışanlar için oldukça üstünde durulması ve düşünülmesi gereken bir konudur.” dedi.
“SAĞ LOB PARFÜM, SOL LOB NANE”
Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Yavuz, açıklamasını şöyle sürdürdü; Beynin sağ tarafındaki talamusun orta kısmı ve beynin sağ taraftaki frontal lobun alt kısmı daha yoğun kokularda örneğin; parfüm gibi daha fazla aktive olur.
Sol beyin yarı küresi ise daha basit kokularda örneğin nanede aktive olur. Ancak bu beynin bir kısmının daha fazla çalıştığı anlamına gelmez.
Diğer tüm duyular önce talamus filtresinden geçtikten sonra limbik sisteme ulaşırken, koku duyusu talamusa uğramadan direk limbik sisteme ulaşarak anında davranışlarımızı etkiler.
Taze çekilmiş kahve kokusu, fincana yeni doldurulmuş taze çay kokusu, yeni biçilmiş çimen kokusu, fırından yeni çıkmış ekmek kokusu, tandırda pişmiş güveç kokusu, kurak yaz günlerinde aniden bastıran yağmurun ardından kalkan toprak kokusu, vanilya kokusu, deniz, nehir ve yosun kokusu; bunlar hep hayatımıza keyif veren ve anlam kazandıran kokulardır.
Söz gider, koku kalır
